Rezene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rezene etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Nisan 2011 Cuma

Rezene çayının faydaları ve pişirme önerileri

Rezene çayının faydaları ve pişirme önerileri


Rezene yol kenarlarında ve kırlarda bulunan küçük sarı çiçekleri olan yeşil yapraklı bir bitkidir. Tohumunu ekerek de yetiştirebileceğiniz rezene genelde ot olarak görülür.


Rezene çayı ise bu bitkinin tohumlarından elde edilen, C ve B vitamini ile kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi önemli mineraller içeren bir bitki çayıdır. Rezene çayı yüzyıllardır bitkisel tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Rezene çayının faydaları

Rezene çayı bebeklere verilebilecek kadar hafiftir ve özellikle kalınbağırsak sancılarına iyi gelir. Kasları yumuşatan ve spazmlara iyi gelen rezene gaz ve şişkinliği azaltır. Midesi bulananlar ve karın ağrısı çekenlerin kullanması uygundur.

Rezene çayı östrojenin etkilerini artırır. Bu nedenle adet öncesi sendromu, süt azlığı, menopoz belirtileri ve düşük libido gibi sorunlarda kullanılır. Rahimdeki kasları gevşettiği için adet sancıları içinde önerilmektedir.

Ağrıyan gözlere uygulanan rezene çayı da oldukça etkili bir alternatif tedavi yöntemidir. Çay soğuduktan sonra pamuk bir ped yardımıyla gözünüzün üzerinde 10 dakika kadar bekletirseniz ağrı azalacaktır.


Rezene çayı metabolizmayı da hızlandırır ve bu sayede kilo vermeye yardımcı olur. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar. Boğaz ağrılarına iyi gelir ve bronşları açar. Aynı zamanda ateşi de düşürmeye yardımcıdır.

Rezene Çayı Tarifi
  • Bir fincan sıcak suya 1–2 çay kaşığı rezene tanesi ekleyin ve demlenmeye bırakın.
  • Ekstra tat için taze portakal kabuğu koyabilirsiniz.
  • Rezene çayının etkisini uzun süre korumak istiyorsanız, kurutulmuş çekirdekleri hava geçirmeyen bir torbada serin ve kuru yerde saklayın.


Kaynak:http://kisiselbakim.milliyet.com.tr/

31 Mart 2011 Perşembe

Yenilebilir Bahçeler

Yenilebilir Bahçeler



Organik tarımın revaçta olduğu ve özellikle GDO’lu ürünler sebebiyle kimsenin dışarıda satılan meyve sebzelere güveninin kalmadığı dönemde kendi bahçenizde yetiştirdiğiniz sebze, meyvelerin değeri daha da çok artıyor. Bahçesinde ya da terasında balkonunda uygun yeri olanlar kendi yenilebilir bahçelerini oluşturmaya başlıyor.

Yemek yemek bir ihtiyaç olduğu kadar çoğumuz için aynı zamanda bir keyif. Dalından kendi ellerinizle kopardığınız yiyeceklerin hem tadını hem de keyfini çıkarmak ise paha biçilmez bir zevk. Siz de böyle bir zevki tatmak ister misiniz?

Yoğun ve stresli geçen bir haftanın ardından pazar sabahı uyandınız ve tamamen kendi üretiminiz olan domatesi, biberi, salatalığı dalından kopardınız, kahvaltı sofranıza koydunuz. Maydanozlarınızı biçip üzerine limon ağacınızdan topladığınız limonlarınızı sıktınız, taze adaçaylarınızın dalından kopardığınız birkaç yaprağı sıcak suya atıp nefis bir çay hazırladınız. Düşünmesi bile güzel olan bu hayali gerçekleştirmeye başlamak için Mayıs ve Haziran ayları çok doğru bir zaman. Bahçenizin bir köşesinde, balkonunuzda ya da pencerenizin önünde… Nerede, ne büyüklükte olacağı hiç mühim değil. Mümkün olduğunca bol güneş gören, aydınlık, havadar bir alan seçmeniz yeterli. Sonra ne yetiştirmek istediğinize karar vermelisiniz. Domates, biber, salatalık, maydanoz, dereotu, fesleğeni seçerseniz her sene tekrar fide satın almalıya da tohumdan yetiştirmelisiniz. Nane, reyhan, melisa, frenk soğanı, limonotu, rezene ve çilek ise birkere dikildikten sonra kışın bozulsa bile ertesi sene köklerinden tekrar yeşerecektir. Adaçayı, kekik, lavanta, biberiye, defne, limon gibi bitki türleri kalıcı ve uzun ömürlüdür, yaz-kış yeşil kalacaktır.

Ne yetiştirmek istediğinize karar vermekte zorlanıyorsanız size yardımcı olması için bazı ipuçları verelim.
Daha önceden bitki yetiştirme tecrübeniz yoksa yetiştirmesi en kolay olan maydanoz, kekik ve biber ile başlayabilirsiniz. Çok fazla güneş görmeyen bir alanda ise defne, biberiye, nane, dereotu, melisa ve fesleğeni tercih edebilirsiniz. Çok vaktim yok beni çok uğraştırmayacak türleri tercih ediyorum derseniz frenk soğanı, limonotu, lavanta ve limonu deneyin. Seçiminizi yaptıktan sonra dikime başlamak için kaliteli dış mekan bitki toprağına ihtiyacınız olacak. Dikimi bahçenizde yapacaksanız mevcut toprağı iyileştirmek için iyi yanmış koyun gübresi ilave edebilirsiniz. Saksılarda yetiştirecekseniz piyasada satılan bitkisel toprak karışımlarından satın alabilirsiniz. Yeni aldığınız toprakta yeterince besin maddesi olacağından ilk başta gübre ilave etmenize gerek olmayacaktır. Birkaç ay sonra ise organik gübre ilavesi yapabilirsiniz. Kimyasal gübreleri kesinlikle kullanmayın. Saksı seçimi yaparken olabildiğince büyük toprak saksıları tercih edin. Küçük mekanlarda, çilek saksısı denilen üzerinde bir çok delik olan ve çeşit çeşit bitki dikebileceğiniz saksıları kullanabilirsiniz. Pencere önü yetiştiricileri ise klasik dikdörtgen balkon saksılarının mümkün olduğunca geniş ve yüksek olan modellerini kullanabilirler. Kullanacağınız saksıların altında fazla suyun akacağı delikler olmasına çok dikkat edin. Toprak ve saksı hazırlıkları tamamlandıktan sonra dikime başlayabilirsiniz.

Tohumdan üretmek istiyorsanız, tohumları toprağın üzerine seyrekçe serpiştirdikten sonra üzerini ince bir tabaka halinde toprakla kapatıp, elle hafifçe bastırarak sıkıştırdıktan sonra süzgeçli sulama kabı ile sulayabilirsiniz.Tohumlar yeşerinceye kadar toprağı nemli tutmaya dikkat edin.
Fide yetiştirmek istiyorsanız, fidelerinizi çok sık olmamak kaydıyla belli bir düzende toprağa dikmeli ve can suyunu vermelisiniz. Fideleriniz gelişirken nadiren de olsa böceklenme olabilir. Böyle bir durumda kesinlikle kimyasal böcek ilacı kullanmayın. 1 lt suya bir tatlı kaşığı arap sabunu karıştırıp ya da 1 lt suda bir avuç okaliptüs yaprağını kaynatıp püskürterek doğal bir ilaçlama yapabilirsiniz. Havadar ortamlarda mantar hastalığı pek yaşanmaz. Mantarlaşma olmaması için fideleriniz çok sık çıktıysa aralarından seyreltme yapabilirsiniz. Yaklaşık bir ay sonra kendi bahçenizin ürünlerini toplamanın tadını çıkarmaya başlayacak, nerede ve hangi koşullarda yetiştiğini bildiğiniz ürünlerinizi gönül rahatlığıyla yiyebileceksiniz. Yemeklerinize lezzet, hayatınıza renk katacakbol hasatlı günler dilerim.
Peyzaj Mimarı
Tuğba Terzigil
Kaynak: CafeRuj

21 Mart 2011 Pazartesi

BAHARAT BAHÇESİ

BAHARAT BAHÇESİ

Baharat veya çay olarak kullandığımız bitkiler özellikle bahçe işlerine yeni başlayanlar için çok kolay yetişmesi ile tercih edilebilir . Geleneksel otlarımız maydanoz ve nane hepimizin bahçesinde bulunur.Ancak yetiştirebileceğimiz çok farklı baharatlar da vardır.

Yemeklerimize çeşni olan veya çay olarak kullandığımız bu bitkileri gönül rahatlığı ile bahçemizden derebilmek de ayrı bir zevktir.

Baharat bahçesi oluşturmak için iyi drenajlı bir parça toprağı yeteri kadar gübre ile güzelce kazıp,işleyelim. ( 1m.kareye 1 kova yanmış çiftlik gübresi veya kompost yeter) Bu parseli bölümlere ayıralım. Parselin ve bölümlerin etrafını taşlarla veya bordür malzemeleri ile de çevirebiliriz. Böylece hem dekoratif bir manzara meydana gelir,hem de yayılıcı otların dışarı taşması önlenmiş olur.. Bahçenin şeklini ise zevkinize göre belirlersiniz.

Bu bahçeyi mutlaka sebze bahçesinde oluşturmak zorunda değiliz. Baharatların çoğu uzun ömürlü ve hoş manzaralı bitkilerdir. Çiçek açarlar ve görünüş itibarı ile süs bitkilerini aratmazlar.



Genel özellikleri:


Toprak iyi drenajlı olmalıdır. Özellikle ömürlü bitkiler kışın aşırı ıslak toprakta çürüyebilir.



Bazı istisnalar dışında hafif gölge bir yer olmalıdır.(Koyu gölge değil. Gün içinde birkaç saat gölge idealdir.)



Zengin, derin ve iyi işlenmiş topraklar idealdir. Fazla gübre bitkileri aşırı geliştirir ancak aroma ve lezzetlerini azaltır. Yeteri kadar çiftlik gübresi kullanılmalıdır. Suni gübre hiç kullanılmaz.



Kurakta pek verim alınamaz. Bitkiler yeteri kadar sulanmalıdır.



En büyük düşman yabani otlardır. Bitkileri boğarak gelişmelerini önler. Sürekli ayıklanmaları gerekir.



Bütün baharatlar tohumdan yetişebilir. Maydanoz, dereotu gibi geçici olanlar içim tohumdan yetiştirme idealdir. Ömürlü olanlardan fazla sayıda gerekmiyorsa en iyisi yetişkin olarak satın almaktır. Zira bir paket tohumdan çok fazla fide çıkar. Ömürlüler cinsine göre çelik ve kök ayrıçlarından da yetiştirilebilir.Amatörler için böylesi daha iyidir.



Baharat bahçesi tarım ilacı kullanılan meyve ağaçları vs. den uzakta olmalıdır.

Baharatlar pek kolay hastalanmaz. Yaprak bitleri gelirse sabunlu su püskürtülebilir. Salyangozlar için dolaştıkları yerlere odun külü serpilir. İri böcek ve tırtıllar elle toplanıp yok edilir. Kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır.



Bitkileri mevsim boyunca taze olarak kullanabiliriz. Nane , melisa gibi bitkileri çiçeklenmeden evvel biçerek kuruturuz. Bu bitkiler biçildikçe tazelenir ve gürleşir.



Baharatlar güneşli günlerde sabah çiyi kalkar kalkmaz toplanır veya biçilir.



Yenecek taze baharatlar önce yıkanmalı, daha sonra doğranmalıdır. Herhangi bir böcek yumurtası kalmaması için birkaç dakika çok az sirke katılmış suda bekletilebilir.



Şunu da unutmamak gerekir, Baharatlar hiçbir zaman aşırı kullanılmamalıdır. İçlerindeki maddeler yoğun olduğu için tahrişlere veya birtakım sağlık problemlerine sebep olabilir.Tat verecek kadar olması yeterlidir.

MAYDANOZ (Petroselinum crispum)

Anavatanı Akdeniz olan maydanoz çok eski bir kültür bitkisidir.İki yıllıktır. Tohumla yetiştirilir. İlk yıl kök ve yaprak geliştirir. Ertesi yıl çiçeklenir ve tohuma kalkar.

Maydanoz en iyi hafif gölgede, zengin ve sulak topraklarda yetişir.Ekim yapılacak parsel yanmış gübre ile beraber güzelce işlenir.Tohumlar örtü altına şubat, açıkta ise iklime göre mart-nisan aylarında ekilir. Çizgi veya serpme usulü ile ekilebilir. Daha sonra toprak bastırılır ve süzgeçli kova ile sulanır. Maydanoz geç çimlenir. Fidelerin çıkması 3-4 haftayı bulabilir. Toprak daima nemli tutulmalıdır. Fideler biraz büyüdüğü zaman kardeşlenip güçlenmesi için makasla biçilir. Maydanoz her zaman biçilmek suretiyle toplanmalıdır. Yabani otlarla devamlı mücadele gerekir.

Maydanoz 1-2 kere biçildikten sonra metrekareye bir kaç kg. elenmiş eski gübre verilir ve bolca sulanır.Bu şekilde bitki güçlendirilir.

Soğuk bölgelerde kışın üzeri örtülür veya sonbaharda örtü altına yeniden tohum ekilir.

Bildiğimiz düz yapraklı maydanozunu dışında kıvırcık yapraklı frenk maydanozu da çok verimli bir cins olarak yetiştirilebilir.


NANE ( Mentha spicata)

Ömürlü bir bitki olan nane mutfaklarımızda en çok kullandığımız bitkilerdendir. Taze ve kuru olarak tüketilir. Aynı zamanda şifalı bir bitkidir.. Farklı aromalara sahip bir çok türü vardır. Toprak altında yayılan kökleri ile çoğalır. Kök ayrıçları veya toprağa yatırılan çelikleri ile kolayca çoğalır. İkbaharda bol gübre ile işlenmiş toprağa 20-30 cm. ara ile dikilir. Sıkça sulanır ve yabani otlar temizlenir

Nane suyu çok sever.Kurakta verimsizdir. Yılda 3-4 kere çiçeğe durmadan önce biçilir. Kışa doğru tekrar yanmış gübre verilerek soğuktan korunmalıdır.

Bitkiye nane böceği denilen bir böcek musallat olabilir. Bunlar elle toplanarak yok edilmelidir. sağlık açısından ilaçlama yapmamalıdır.


DEREOTU (Anethum graveolens )

Dereotu maydanozgillerden yıllık bir bitkidir. Tohumları ve yeşilliği çok kullanılır. Yetiştirilmesi ve bakımı aynen maydanoz gibidir.

Dereotu fazla derin biçilmemeli, yaprakları elle toplanmalıdır. Çok çabuk tohuma kalkar. Bu yüzden ilk ve sonbahar arasında bir kaç kere ekilmesi iyi olur. Kış için örtü altında yetiştirilebilir.

REZENE (Foeniculum vulgare)

Rezene sulak yerlerde kendiliğinden yetişir. Görünüşü dereotuna benzer, ancak rezene ömürlüdür. Kuvvetli bir kokusu vardır. Her ilkbaharda iri ve soğanımsı kökünden tekrar yeşerir. Boyu 2 metreye ulaşabilir. Yaz aylarında demetler halinde küçük, sarı çiçekler açar.Tohumlar tam olgunlaşmadan toplanır ve kurutulur.

Rezene tohumları çay olarak veya hamurişlerinde kullanılır.Yeşilliğinden yemek ve salata yapılır.Çayı bebeklere bile verilebilen şifalı bir bitkidir.

Derin, kumlu- humuslu toprakları sever. Tohum veya çelikten yetiştirilebilir.

KEKİK(Thymus vulgaris)

Et yemeklerinin vazgeçilmez çeşnisi olan kekik çok kolay yetişir. Alçak boylu çalı formundaki bitkisi yayılarak büyür. Herdem yeşil bir bitkidir . Dekoratif manzarası için kayalık bahçelerde veya bordür bitkisi olarak yetiştirilir. Ehli ve yabani bir çok çeşidi vardır.

Kekik bol güneşli iyi drenajlı yerlerde yetişir. Toprağı hafif kumlu olmalı, aşırı gübre ve su vermekten kaçınmalıdır. Ömürlü ve dayanıklı bir bitki olan kekik bahçede bulunduğu sürece kurutmaya gerek kalmaz. Yaz, kış taze olarak kullanılabilir. Kurutmak için çiçek kafaları bir miktar yaprakla birlikte biçilir.

Kekik tohumları ilkbaharda kumlu toprağa serpilir.Kolayca çimlenirler. Fideler 30 cm aralıkla şaşırtılır. Kök ayrıçlarından da yetişir.


MERCANKÖŞK(Origanum vulgare)

Anadolu'da "merzengüş" olarak da bilinir.Tek yıllık ve ömürlü cinsleri vardır.Çalı formunda büyür. 40-50 cm. kadar boylanır .Et yemekleri ve çorbalarda , sucuk yapımında çok kullanılır.Taze yenebilir.Tomurcukları açmadan hemen önce biçilerek kurutulur.

Mercanköşk humuslu toprakları sever.Sıcak ve güneşli yerlerde güzel yetişir. Soğuktan korkar. Kışın ev bitkisi olarak yetiştirilebilir.

Tohumdan,kök sürgünü veya çeliklerinden yetiştirilir.


BİBERİYE (Rosmarinus officinalis)


Bir Akdeniz bitkisi olan biberiye çok eski zamanlardan beri yetiştirilir. Herdem yeşil bir çalıdır. Baharda çok hoş mavi çiçeklerle donanır. Budanmazsa boyu1,5 metreye ulaşır.Yaprakları taze veya kuru olarak et yemeklerine konur. kokusu çok kuvvetli olduğu için çok az miktarda kullanılmalıdır.

Şifalı özellikleri için çay olarak veya haricen kullanılır.Bitki çiçekte iken yaprakları hasat edilir ve hemen kurutulur.

Biberiye drenajı iyi olmak kaydı ile her toprakta yetişir. Fazla gübre ve su istemez. Kurağa dayanıklıdır. Yalnız soğuktan etkilenebilir.


TARHUN (Artemisia dranunculus)

Özellikle Doğu Anadolu'da kullanılan çok baharlı bir bitkidir.Anavatanı Sibirya'dır. Türkler tarafından Anadolu'ya getirilmiş, daha sonra Avrupa'ya yayılmıştır.60-120cm. boylanabilen çalımsı bitkisi ömürlüdür.İnce uzun parlak yaprakları vardır. Yemeklere, çorbalara katılır. Sirke ve turşulara çok hoş bir lezzet verir. Taze veya kurutulmuş halde tüketilir.

Nane gibi kök ayrıçlarında veya çeliklerinden yetiştirilir.

Drenajı iyi, kuytu ve güneşli yerleri sever.



DEFNE (Laurus nobilis)

Anavatanı Akdeniz olan defne genelde herdem yeşil bir ağaç olarak bilinir.Ancak budamaya çok dayanıklı olduğu için baharat bahçesinde yer bulur. Hoş kokulu ve baharlı yaprakları et ve balık yemeklerinin değişmez çeşnisidir. Defne fidanı top şeklinde budanarak en fazla 1 metre yüksekliğinde tutulabilir. Saksı bitkisi olarak yetiştirmek de mümkündür.Yaprakları taze veya kurutulmuş olarak kullanılır.

Serin iklimlerde bile güneşli ve kuytu yerlere ekilmek kaydı ile yetiştirilebilir.


Defnenin her çeşidi baharat olarak kullanılmaz. Çit bitkisi olarak ekilen bazı cinsler zehirlidir. Fidanı güvenilir bir yerden almak gerekir.

REYHAN (Ocimum basilicum)

Anavatanı Hindistan olan reyhan binlerce yıldan beri kullanılan bir bitkidir. Sıcak-ılıman iklimleri sever.Bizde özellikle güney ve doğu bölgelerimizde yemek ve çorbaların değişmez çeşnisidir.

Ehli ve yabani bir çok farklı çeşidi vardır.Mor kıvırcık yapraklı yıllık cinsi tohumla üretilir.Yaz sonuna doğru çiçek açar. Boyu bir metreye yaklaşır. Morumsu yeşil küçük yuvarlak yapraklı ömürlü olanı kök ayrıçlarından ekilebilir.Boyu 40 cm . kadar büyür.Çok çabuk yayılır. Fideler 30-40 cm. ara ile ekilmelidir.

Zengin, kumlu- humuslu toprakları çok sever. Hafif gölgede güzel yetişir.

Reyhan çiçeklenme başlangıcında biçilir ve kurutulur. Yılda bir kaç kere ürün verebilir.

Sebze bahçelerine ekildiği takdirde zararlı böcekleri uzak tutmak gibi ilginç bir özelliği de vardır.

FESLEĞEN

Bir reyhan türü olmasına rağmen ülkemizde baharat olarak pek kullanılmaz.Açık yeşil nazik yaprakları vardır. Özellikle top fesleğen denilen küçük yapraklı cinsi daha çok süs bitkisi olarak tanınmıştır. Çoğunlukla saksıda yetiştirilir.

Tohumları Şubat ayında ılık bir yerde ekilir. Çıkan fideler küçük saksılara şaşırtılır. Fide olarak almak daha pratik olacaktır. Fazla güneş alırsa çabucak çiçeklenir ve formunu kaybeder. Süs için yetiştirilenlerin tomurcukları görüldükçe koparılmalıdır.

Fesleğen özellikle makarna soslarına çok yakışır.Daha pek çok yemekte taze ve kuru olarak kullanılabilir. Baharat olarak kullanılmak isteniyorsa hafif gölgeye 30 cm. aralıklarla ekilir. Çiçeklenince biçilerek kurutulur.

Yetiştirme özellikleri reyhan gibidir.

Kokusundan sivrisineklerin hiç hoşlanmadığı tesbit edilmiştir.

ADAÇAYI (Salvia officinalis)

Adaçayı çalıya benzer ömürlü bir Akdeniz bitkisidir. Yaprakları grimsi-yeşil ve tüylüdür. Yaz aylarında açan çiçekleri mor renktedir. Bitki 60 cm. kadar boylanır. Bildiğimiz ateş çiçeği ile aynı aileden gelir.

Adaçayı drenajı iyi, güzelce işlenmiş topraklara ekilir. Soğuktan korktuğu için bol güneşli ve rüzgardan korunmuş bir yer seçilmelidir. Gençken sıkça sulanır.İleriki yıllarda fazla su istemez. Kurağa dayanıklıdır.

Dekoratif görünüşü için çiçek bahçelerinde de yetiştirilir.


Bitkiler yılda 1-2 defa hafifçe biçilir ve kurutulur. Derin biçilmesi bitkiye zarar verebilir. Bu işlem bitki çiçeğe durmadan önce yapılmalıdır.

Adaçayı saymakla bitmeyecek kadar çok şifalı özelliklere sahiptir. Çay halinde düzenli olarak içilmesinde fayda vardır.

MELİSA-OĞULOTU

(Melissa officinalis)



Melisanın batı asya orijinli bir bitkidir. Diğer ismi "oğulotu"dur. eskiden balarılarını cezbetmek için yetiştirilirdi. Kalıcı köklerinden her yıl baharda yeşerir.Temmuz ayında küçük beyaz çiçekler verir. Zengin ve sulak topraklarda kolayca yayılır. Yaprakları kuvvetli bir limon kokusu verir.Taze veya kurutulmuş yaprakları çay şeklinde içilir.Ayrıca soğuk içeceklerde koku verici olarak kullanılır. Bir çok şifalı özelliklere sahiptir.

Tohumları kış sonunda örtü altına ekilir.3-4 hafta sonra çimlenir. Fideler yeteri kadar büyüdüğünde 30-40 cm. aralıklarla şaşırtılır.Fide olarak da alınabilir.Ilık ve rutubetli ortamlardan hoşlanır. Suyunu eksik etmemeli, yabani otlar ayıklanmalıdır.

Melisa yılda üç defa biçilebilir. Kararmaması için derhal havadar ve gölge bir yere serilerek kurumaya bırakılmalıdır.


LİMONOTU (Aloysia triphylla)

Ilıman, sahil iklimlerde yetişebilen ömürlü bir çalı bitkisidir. Narin dalları 1-2 metre uzayabilir. Bu dallara sıralanmış yaprakları ince-uzun ve açık yeşil renklidir. Yaz ortasında dal uçlarından doğru küçük,beyaz çiçek salkımları oluşur. Bitkinin dal, yaprak ve çiçekleri son derece kuvvetli bir limon kokusuna sahiptir. Limonotu da melisa gibi şifalı etkilere sahiptir. Melisa gibi kullanılır.

Drenajı iyi ve derin işlenmiş toprakları sever. Sıkça sulamalıdır. Güneşli ve kuytu bir yer idealdir.

Dalları kışın soğuktan donabilir, ancak hemen daima kökünden tekrar yeşerir. İlkbaharda kuruduğu anlaşılan dallar budanır. Diğerleri kısaltılır.

Limonotu çelikten yetişebilir ama fide olarak satın almak daha pratiktir.Limonotu senede üç kere biçilir. Yapraklar dallarından sıyrılır ve gölgede kurutulur

kaynak:

15 Mart 2011 Salı

Rezene (Foeniculum vulgare)

Rezene (Foeniculum vulgare)

,

Bilimsel sınıflandırma 
Alem: Plantae (Bitkiler) 
Bölüm: Magnoliophyta (Kapalı tohumlular) 
Sınıf: Magnoliopsida (İki çenekliler) 
Takım: Apiales
Familya: Apiaceae (Maydanozgiller) 
Cins: Foeniculum 
Tür: F. vulgare 
Binominal adı: Foeniculum vulgare
-----------------------------------
************************************
İngiliz dilinde ‘Sweet fennel’, ‘Florence fennel’ yada Finocchio’, Alman
dilinde ‘Gemüsefenchel’ yada ‘Knollenfenchel’ olarak adlandırılan sebze rezene (Foeniculum vulgare var. azoricum) Umbelliferae familyasının bir üyesidir. Daha çok aromatik-tıbbi bitki olarak tanınan ve yaprak ve tohumları değerlendirilen Foeniculum vulgare var. dulce’ den, yaprak kaidelerinin etlenip değerlendirilen asıl kısmı oluşturan baş teşekkülüyle farklılık gösterir. Yaprak ve tohum amaçlı yetiştirilen rezene çok yıllıkken, sebze rezene tek yıllıktır.

ANAVATANI VE ÖNEMİ
Sebze rezenenin atası sayılan yabani rezenenin (Foeniculum vulgare var. vulgare) anavatanı Akdeniz bölgesidir. Eski çağlarda, Çin, Hindistan, Yunan ve Roma’ da baharat olarak ve medikal amaçlarla tanınmış ve kullanılmıştır. Plinius (M.S. 23-79) 22 hastalık ve rahatsızlığın tedavisinde rezeneyi tavsiye etmiştir (Liebster, 1991). M.S. 8. yüzyılda İtalyan kral Charlemagne tüm imparatorluk bahçelerinde rezenenin yer almasına özen göstermiştir. 14. yüzyıla kadar Romalıların beslenmesinde şarap ve zeytinyağı gezdirilmiş, içerisinde rezenenin de yer aldığı çeşitli sebze ve aromatik bitkilerden oluşan salatalar önemli bir yer tutmuştur. Rezene, anason benzeri kendine özgü tat ve kokuyu veren büyük oranda Anethol’ den oluşan eterik yağ (Oleum foeniculi) nedeniyle aromatik bir bitkidir. Eterik yağ, hoş, keskin rezene tadını verir. Özellikle vitamin ve mineral madde içeriğiyle önemli bir besin kaynağıdır.

BOTANİK ÖZELLİKLERİ
Doğada kışın çalı görünümünde çok yıllık olan rezene, sebze olarak yetiştirildiğinde tek yıllık, tohumu için yetiştirildiğinde iki yıllıktır. Yeşil, tüysü, ince dereotuna benzer yoğun yaprak örtüsüne ve koyu sarı, Haziran-Eylül arası açan çiçeklere sahip olan bitki 1.5-2.0 m yüksekliğe ulaşabilir. Aynı merkezden çıkan rozet gelişme gösteren oluklu yaprakların kaideleri etlenip, şişkinleşerek soğan formundaki başları oluşturur. Bu başın formu çeşide göre basıktan küreye, rengi beyazdan yeşilimsi beyaza farklılık gösterir ve yaklaşık 200-300 g. ağırlığındadır.
İKLİM VE TOPRAK İSTEĞİ
Rezene uzun gün bitkisidir. Kritik gün uzunluğu 18 °C üzeri sıcaklıkta 14 saattir. 
Akdeniz bölgesinde yazın uzun günleri, istenmeyen çiçek sürgünü oluşumuna, başların çatlamasına ve aşırı yan sürgün teşekkülüne yol açtığı için ana üretim periyodu Ekim-Mayıs arası olacak şekilde kış kültürü olarak yetiştirilir. Serin iklim sebzesi olan rezene için en uygun sıcaklıklar 16-18 °C’ dır. Bitkide, 24 °C’ nin üzeri ve 7 °C’ nin altı sıcaklıklarda gelişme yavaşlar ve –4 °C’ de soğuktan ölür. Bu nedenle orta Avrupa’da Haziran-Kasım arası pazara sevk edilecek şekilde yazın ve sonbaharda yetiştirilir. Rezene en iyi humus ve besin maddelerince zengin derin topraklarda yetişir. Bu topraklarda başlar yüksek kalitede olur


KÜLTÜRÜ
Rezene, açıkta, koruyucu altında yada serada yetiştirilebilir. Fide elde etmek için, genellikle düşük çimlenme özelliği nedeniyle her bir fide kabına 3-4 tohum ekilmesi yada önce tohum ekim kaplarına ekim yapılıp, 10-14 gün sonra fide kaplarına şaşırtılması önerilir. Optimum çimlenme sıcaklığı 20-22 °C’ dır ve çıkış sonrası sıcaklık 15-18 °C’ ye düşürülebilir. Dikilebilir büyüklüğe ulaşan fideler 8-10 cm uzunluğa ve 2-3 gerçek yaprağa sahiptir (Şekil 2). Bir gram tohumdan yaklaşık 150-200 adet dikime uygun fide elde edilir. Fide yetiştirme süresi, yetiştirme sezonu ve sıcaklığa bağlı olarak 30 ile 60 gün arasındadır. Dikim sıklığı m2’ de 10-15 bitki olacak şekilde 30-40 cm sıra arası ve 25-30 cm sıra üzeri mesafelerde olabilir. Daha dar aralıkta tek bitki ağırlığı azalır, birim alan verimi artar ve kültür süresi uzar. Ayrıca sık dikim çiçeklenme riskini arttırır. Derin dikilen fidelerde istenmeyen uzunlamasına gelişmiş baş teşekkülü görülür

Rezenede kök, gövde (baş) ve yapraklar
Rezene doğrudan tohum ekimi suretiyle de yetiştirilebilir. Ancak tohumunun küçük, çimlenmesinin zayıf, fide gövde yapraklarının ince ve narin olması ve daha sonra seyreltme gerekmesi nedeniyle tavsiye edilmez. Tohum ekimiyle üretim düşünüldüğünde, 40-50 cm sıra arası mesafeyle gerekli tohum miktarı yaklaşık 2-3 kg/ha’ dır. Çıkış tamamlandıktan sonra sıra üzeri 20-25 cm olacak şekilde seyreltme yapılır.
Kışın ılıman geçtiği yerlerde rezene, yaz dönemi hariç diğer sezonlarda da yetiştirilebilir. Kışın sert geçtiği yerlerde ise genellikle erken ilkbaharda üretilir ve sonbaharda hasat için yaz ortası yada sonu tekrar dikilebilir.
Rezenede iyi bir verim için düzenli sulama yapılmalıdır. Kuraklık sürgün oluşumuna yol açar. Fritz ve Stolz (1989)’ a göre ortalama bir verimle rezene, bir hektar alan topraktan 120 kg N, 35 kg P2O5, 180 kg K2O, 65 kg CaO ve 25 kg MgO kaldırmaktadır. Verilecek azotun bölünmesi faydalıdır. Vejetasyon dönemi içerisinde sert rüzgardan korumanın yanında Agrotis, Yaprak biti, Havuç sineği ve Sclerotinia’ ya dikkat etmek gerekir.

Dikime hazır rezene fidesi
Rezene, çeşide ve yetiştirme sezonuna bağlı olarak 75-105 günde hasada gelir. Hasadın gecikmesi durumunda, başta odunlaşma ve dış yapraklarda çatlamalar oluşur. Rezenede hasat elle yapılır. Bitki kurak havada, başın biraz altından kısa kökleriyle kesilir, dıştaki yaprak sapları (içteki genç yapraklar kalacak şekilde) başın 4-8 cm üzerinden kısaltılır.
Satışa sunulacak rezene başları temiz, tam olmalı, kahverengi leke ve eziklikler içermemeli, içleri taze ve dolgun görünmelidir. Temizlenmiş ve boylanmış başlar tane yada ağırlık hesabıyla satışa sunulur.


DEĞERLENDİRME ŞEKLİ VE MUHAFAZASI
Bizde daha çok yaprak ve tohumları için yetiştirilen, baş oluşturmayan çok yıllık bir bitki olan baharat rezene (Foeniculum vulgare var. dulce) tanınır. Eskiden beri tad zenginleştirici, lezzet verici olarak ekmek ve çörek gibi gıdalarda, içkide, ayrıca sinir sistemi, görme, solunum ve hazım problemlerine karşı tedavi edici olarak kullanılmaktadır. Özellikle rezene çayının laktasyonu arttırdığı ve eterik yağı nedeniyle küçük çocuk ve bebeklerde gaz ağrılarına iyi geldiği bilinir.
Sebze olarak yetiştirildiğinde tek yıllık olan rezene, yaprak kaidelerinin besin maddesi biriktirip şişkinleşmesiyle baş oluşturur. Baş ve içteki genç yapraklar, genellikle haşlanmış sebze ve bazen diğer sebzelerle yada salatalarda çiğ olarak, tek başına yada et, sebze ve meyvelerle birlikte değerlendirilir. Başlar yıkanır, kök kalıntıları kesilir, yaprak sapları kısaltılır ve kurumaya yüz tutanlar uzaklaştırılır. Rezenenin temelde parçalara ayrılarak yada dilimlenerek başlarının tüketimi yanında genç yaprakları da salatalarda yada soğuk tabaklarda kullanılabilir (Hyde, 2004). Tipik İtalyan sebzesi olarak bilinen rezene genellikle aperatif olarak, ince kesilmiş başların üzerinde zeytinyağı gezdirilerek tüketilir.
Sebze rezene, buzdolabında 2 hafta kadar muhafaza edilebilir. Su kaybını önleyici plastik yada kağıt içinde paketlenmesi kuruma ve sertleşmeyi azaltır. Yüksek oransal nemde (%90-95) ve 0-1 °C’ de 5-8 hafta, 8-12 °C’ de 2-4 hafta ve kontrollü atmosferde (0 °C, %95 nem, %3 CO2 ve %3 O2) 12 haftaya kadar depolanabilir.

Kaynak: Levent ARIN
Trakya Üniversitesi, Ziraat Fakültesi
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top