maydonoz kürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
maydonoz kürü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2011 Pazartesi

BAHARAT BAHÇESİ

BAHARAT BAHÇESİ

Baharat veya çay olarak kullandığımız bitkiler özellikle bahçe işlerine yeni başlayanlar için çok kolay yetişmesi ile tercih edilebilir . Geleneksel otlarımız maydanoz ve nane hepimizin bahçesinde bulunur.Ancak yetiştirebileceğimiz çok farklı baharatlar da vardır.

Yemeklerimize çeşni olan veya çay olarak kullandığımız bu bitkileri gönül rahatlığı ile bahçemizden derebilmek de ayrı bir zevktir.

Baharat bahçesi oluşturmak için iyi drenajlı bir parça toprağı yeteri kadar gübre ile güzelce kazıp,işleyelim. ( 1m.kareye 1 kova yanmış çiftlik gübresi veya kompost yeter) Bu parseli bölümlere ayıralım. Parselin ve bölümlerin etrafını taşlarla veya bordür malzemeleri ile de çevirebiliriz. Böylece hem dekoratif bir manzara meydana gelir,hem de yayılıcı otların dışarı taşması önlenmiş olur.. Bahçenin şeklini ise zevkinize göre belirlersiniz.

Bu bahçeyi mutlaka sebze bahçesinde oluşturmak zorunda değiliz. Baharatların çoğu uzun ömürlü ve hoş manzaralı bitkilerdir. Çiçek açarlar ve görünüş itibarı ile süs bitkilerini aratmazlar.



Genel özellikleri:


Toprak iyi drenajlı olmalıdır. Özellikle ömürlü bitkiler kışın aşırı ıslak toprakta çürüyebilir.



Bazı istisnalar dışında hafif gölge bir yer olmalıdır.(Koyu gölge değil. Gün içinde birkaç saat gölge idealdir.)



Zengin, derin ve iyi işlenmiş topraklar idealdir. Fazla gübre bitkileri aşırı geliştirir ancak aroma ve lezzetlerini azaltır. Yeteri kadar çiftlik gübresi kullanılmalıdır. Suni gübre hiç kullanılmaz.



Kurakta pek verim alınamaz. Bitkiler yeteri kadar sulanmalıdır.



En büyük düşman yabani otlardır. Bitkileri boğarak gelişmelerini önler. Sürekli ayıklanmaları gerekir.



Bütün baharatlar tohumdan yetişebilir. Maydanoz, dereotu gibi geçici olanlar içim tohumdan yetiştirme idealdir. Ömürlü olanlardan fazla sayıda gerekmiyorsa en iyisi yetişkin olarak satın almaktır. Zira bir paket tohumdan çok fazla fide çıkar. Ömürlüler cinsine göre çelik ve kök ayrıçlarından da yetiştirilebilir.Amatörler için böylesi daha iyidir.



Baharat bahçesi tarım ilacı kullanılan meyve ağaçları vs. den uzakta olmalıdır.

Baharatlar pek kolay hastalanmaz. Yaprak bitleri gelirse sabunlu su püskürtülebilir. Salyangozlar için dolaştıkları yerlere odun külü serpilir. İri böcek ve tırtıllar elle toplanıp yok edilir. Kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır.



Bitkileri mevsim boyunca taze olarak kullanabiliriz. Nane , melisa gibi bitkileri çiçeklenmeden evvel biçerek kuruturuz. Bu bitkiler biçildikçe tazelenir ve gürleşir.



Baharatlar güneşli günlerde sabah çiyi kalkar kalkmaz toplanır veya biçilir.



Yenecek taze baharatlar önce yıkanmalı, daha sonra doğranmalıdır. Herhangi bir böcek yumurtası kalmaması için birkaç dakika çok az sirke katılmış suda bekletilebilir.



Şunu da unutmamak gerekir, Baharatlar hiçbir zaman aşırı kullanılmamalıdır. İçlerindeki maddeler yoğun olduğu için tahrişlere veya birtakım sağlık problemlerine sebep olabilir.Tat verecek kadar olması yeterlidir.

MAYDANOZ (Petroselinum crispum)

Anavatanı Akdeniz olan maydanoz çok eski bir kültür bitkisidir.İki yıllıktır. Tohumla yetiştirilir. İlk yıl kök ve yaprak geliştirir. Ertesi yıl çiçeklenir ve tohuma kalkar.

Maydanoz en iyi hafif gölgede, zengin ve sulak topraklarda yetişir.Ekim yapılacak parsel yanmış gübre ile beraber güzelce işlenir.Tohumlar örtü altına şubat, açıkta ise iklime göre mart-nisan aylarında ekilir. Çizgi veya serpme usulü ile ekilebilir. Daha sonra toprak bastırılır ve süzgeçli kova ile sulanır. Maydanoz geç çimlenir. Fidelerin çıkması 3-4 haftayı bulabilir. Toprak daima nemli tutulmalıdır. Fideler biraz büyüdüğü zaman kardeşlenip güçlenmesi için makasla biçilir. Maydanoz her zaman biçilmek suretiyle toplanmalıdır. Yabani otlarla devamlı mücadele gerekir.

Maydanoz 1-2 kere biçildikten sonra metrekareye bir kaç kg. elenmiş eski gübre verilir ve bolca sulanır.Bu şekilde bitki güçlendirilir.

Soğuk bölgelerde kışın üzeri örtülür veya sonbaharda örtü altına yeniden tohum ekilir.

Bildiğimiz düz yapraklı maydanozunu dışında kıvırcık yapraklı frenk maydanozu da çok verimli bir cins olarak yetiştirilebilir.


NANE ( Mentha spicata)

Ömürlü bir bitki olan nane mutfaklarımızda en çok kullandığımız bitkilerdendir. Taze ve kuru olarak tüketilir. Aynı zamanda şifalı bir bitkidir.. Farklı aromalara sahip bir çok türü vardır. Toprak altında yayılan kökleri ile çoğalır. Kök ayrıçları veya toprağa yatırılan çelikleri ile kolayca çoğalır. İkbaharda bol gübre ile işlenmiş toprağa 20-30 cm. ara ile dikilir. Sıkça sulanır ve yabani otlar temizlenir

Nane suyu çok sever.Kurakta verimsizdir. Yılda 3-4 kere çiçeğe durmadan önce biçilir. Kışa doğru tekrar yanmış gübre verilerek soğuktan korunmalıdır.

Bitkiye nane böceği denilen bir böcek musallat olabilir. Bunlar elle toplanarak yok edilmelidir. sağlık açısından ilaçlama yapmamalıdır.


DEREOTU (Anethum graveolens )

Dereotu maydanozgillerden yıllık bir bitkidir. Tohumları ve yeşilliği çok kullanılır. Yetiştirilmesi ve bakımı aynen maydanoz gibidir.

Dereotu fazla derin biçilmemeli, yaprakları elle toplanmalıdır. Çok çabuk tohuma kalkar. Bu yüzden ilk ve sonbahar arasında bir kaç kere ekilmesi iyi olur. Kış için örtü altında yetiştirilebilir.

REZENE (Foeniculum vulgare)

Rezene sulak yerlerde kendiliğinden yetişir. Görünüşü dereotuna benzer, ancak rezene ömürlüdür. Kuvvetli bir kokusu vardır. Her ilkbaharda iri ve soğanımsı kökünden tekrar yeşerir. Boyu 2 metreye ulaşabilir. Yaz aylarında demetler halinde küçük, sarı çiçekler açar.Tohumlar tam olgunlaşmadan toplanır ve kurutulur.

Rezene tohumları çay olarak veya hamurişlerinde kullanılır.Yeşilliğinden yemek ve salata yapılır.Çayı bebeklere bile verilebilen şifalı bir bitkidir.

Derin, kumlu- humuslu toprakları sever. Tohum veya çelikten yetiştirilebilir.

KEKİK(Thymus vulgaris)

Et yemeklerinin vazgeçilmez çeşnisi olan kekik çok kolay yetişir. Alçak boylu çalı formundaki bitkisi yayılarak büyür. Herdem yeşil bir bitkidir . Dekoratif manzarası için kayalık bahçelerde veya bordür bitkisi olarak yetiştirilir. Ehli ve yabani bir çok çeşidi vardır.

Kekik bol güneşli iyi drenajlı yerlerde yetişir. Toprağı hafif kumlu olmalı, aşırı gübre ve su vermekten kaçınmalıdır. Ömürlü ve dayanıklı bir bitki olan kekik bahçede bulunduğu sürece kurutmaya gerek kalmaz. Yaz, kış taze olarak kullanılabilir. Kurutmak için çiçek kafaları bir miktar yaprakla birlikte biçilir.

Kekik tohumları ilkbaharda kumlu toprağa serpilir.Kolayca çimlenirler. Fideler 30 cm aralıkla şaşırtılır. Kök ayrıçlarından da yetişir.


MERCANKÖŞK(Origanum vulgare)

Anadolu'da "merzengüş" olarak da bilinir.Tek yıllık ve ömürlü cinsleri vardır.Çalı formunda büyür. 40-50 cm. kadar boylanır .Et yemekleri ve çorbalarda , sucuk yapımında çok kullanılır.Taze yenebilir.Tomurcukları açmadan hemen önce biçilerek kurutulur.

Mercanköşk humuslu toprakları sever.Sıcak ve güneşli yerlerde güzel yetişir. Soğuktan korkar. Kışın ev bitkisi olarak yetiştirilebilir.

Tohumdan,kök sürgünü veya çeliklerinden yetiştirilir.


BİBERİYE (Rosmarinus officinalis)


Bir Akdeniz bitkisi olan biberiye çok eski zamanlardan beri yetiştirilir. Herdem yeşil bir çalıdır. Baharda çok hoş mavi çiçeklerle donanır. Budanmazsa boyu1,5 metreye ulaşır.Yaprakları taze veya kuru olarak et yemeklerine konur. kokusu çok kuvvetli olduğu için çok az miktarda kullanılmalıdır.

Şifalı özellikleri için çay olarak veya haricen kullanılır.Bitki çiçekte iken yaprakları hasat edilir ve hemen kurutulur.

Biberiye drenajı iyi olmak kaydı ile her toprakta yetişir. Fazla gübre ve su istemez. Kurağa dayanıklıdır. Yalnız soğuktan etkilenebilir.


TARHUN (Artemisia dranunculus)

Özellikle Doğu Anadolu'da kullanılan çok baharlı bir bitkidir.Anavatanı Sibirya'dır. Türkler tarafından Anadolu'ya getirilmiş, daha sonra Avrupa'ya yayılmıştır.60-120cm. boylanabilen çalımsı bitkisi ömürlüdür.İnce uzun parlak yaprakları vardır. Yemeklere, çorbalara katılır. Sirke ve turşulara çok hoş bir lezzet verir. Taze veya kurutulmuş halde tüketilir.

Nane gibi kök ayrıçlarında veya çeliklerinden yetiştirilir.

Drenajı iyi, kuytu ve güneşli yerleri sever.



DEFNE (Laurus nobilis)

Anavatanı Akdeniz olan defne genelde herdem yeşil bir ağaç olarak bilinir.Ancak budamaya çok dayanıklı olduğu için baharat bahçesinde yer bulur. Hoş kokulu ve baharlı yaprakları et ve balık yemeklerinin değişmez çeşnisidir. Defne fidanı top şeklinde budanarak en fazla 1 metre yüksekliğinde tutulabilir. Saksı bitkisi olarak yetiştirmek de mümkündür.Yaprakları taze veya kurutulmuş olarak kullanılır.

Serin iklimlerde bile güneşli ve kuytu yerlere ekilmek kaydı ile yetiştirilebilir.


Defnenin her çeşidi baharat olarak kullanılmaz. Çit bitkisi olarak ekilen bazı cinsler zehirlidir. Fidanı güvenilir bir yerden almak gerekir.

REYHAN (Ocimum basilicum)

Anavatanı Hindistan olan reyhan binlerce yıldan beri kullanılan bir bitkidir. Sıcak-ılıman iklimleri sever.Bizde özellikle güney ve doğu bölgelerimizde yemek ve çorbaların değişmez çeşnisidir.

Ehli ve yabani bir çok farklı çeşidi vardır.Mor kıvırcık yapraklı yıllık cinsi tohumla üretilir.Yaz sonuna doğru çiçek açar. Boyu bir metreye yaklaşır. Morumsu yeşil küçük yuvarlak yapraklı ömürlü olanı kök ayrıçlarından ekilebilir.Boyu 40 cm . kadar büyür.Çok çabuk yayılır. Fideler 30-40 cm. ara ile ekilmelidir.

Zengin, kumlu- humuslu toprakları çok sever. Hafif gölgede güzel yetişir.

Reyhan çiçeklenme başlangıcında biçilir ve kurutulur. Yılda bir kaç kere ürün verebilir.

Sebze bahçelerine ekildiği takdirde zararlı böcekleri uzak tutmak gibi ilginç bir özelliği de vardır.

FESLEĞEN

Bir reyhan türü olmasına rağmen ülkemizde baharat olarak pek kullanılmaz.Açık yeşil nazik yaprakları vardır. Özellikle top fesleğen denilen küçük yapraklı cinsi daha çok süs bitkisi olarak tanınmıştır. Çoğunlukla saksıda yetiştirilir.

Tohumları Şubat ayında ılık bir yerde ekilir. Çıkan fideler küçük saksılara şaşırtılır. Fide olarak almak daha pratik olacaktır. Fazla güneş alırsa çabucak çiçeklenir ve formunu kaybeder. Süs için yetiştirilenlerin tomurcukları görüldükçe koparılmalıdır.

Fesleğen özellikle makarna soslarına çok yakışır.Daha pek çok yemekte taze ve kuru olarak kullanılabilir. Baharat olarak kullanılmak isteniyorsa hafif gölgeye 30 cm. aralıklarla ekilir. Çiçeklenince biçilerek kurutulur.

Yetiştirme özellikleri reyhan gibidir.

Kokusundan sivrisineklerin hiç hoşlanmadığı tesbit edilmiştir.

ADAÇAYI (Salvia officinalis)

Adaçayı çalıya benzer ömürlü bir Akdeniz bitkisidir. Yaprakları grimsi-yeşil ve tüylüdür. Yaz aylarında açan çiçekleri mor renktedir. Bitki 60 cm. kadar boylanır. Bildiğimiz ateş çiçeği ile aynı aileden gelir.

Adaçayı drenajı iyi, güzelce işlenmiş topraklara ekilir. Soğuktan korktuğu için bol güneşli ve rüzgardan korunmuş bir yer seçilmelidir. Gençken sıkça sulanır.İleriki yıllarda fazla su istemez. Kurağa dayanıklıdır.

Dekoratif görünüşü için çiçek bahçelerinde de yetiştirilir.


Bitkiler yılda 1-2 defa hafifçe biçilir ve kurutulur. Derin biçilmesi bitkiye zarar verebilir. Bu işlem bitki çiçeğe durmadan önce yapılmalıdır.

Adaçayı saymakla bitmeyecek kadar çok şifalı özelliklere sahiptir. Çay halinde düzenli olarak içilmesinde fayda vardır.

MELİSA-OĞULOTU

(Melissa officinalis)



Melisanın batı asya orijinli bir bitkidir. Diğer ismi "oğulotu"dur. eskiden balarılarını cezbetmek için yetiştirilirdi. Kalıcı köklerinden her yıl baharda yeşerir.Temmuz ayında küçük beyaz çiçekler verir. Zengin ve sulak topraklarda kolayca yayılır. Yaprakları kuvvetli bir limon kokusu verir.Taze veya kurutulmuş yaprakları çay şeklinde içilir.Ayrıca soğuk içeceklerde koku verici olarak kullanılır. Bir çok şifalı özelliklere sahiptir.

Tohumları kış sonunda örtü altına ekilir.3-4 hafta sonra çimlenir. Fideler yeteri kadar büyüdüğünde 30-40 cm. aralıklarla şaşırtılır.Fide olarak da alınabilir.Ilık ve rutubetli ortamlardan hoşlanır. Suyunu eksik etmemeli, yabani otlar ayıklanmalıdır.

Melisa yılda üç defa biçilebilir. Kararmaması için derhal havadar ve gölge bir yere serilerek kurumaya bırakılmalıdır.


LİMONOTU (Aloysia triphylla)

Ilıman, sahil iklimlerde yetişebilen ömürlü bir çalı bitkisidir. Narin dalları 1-2 metre uzayabilir. Bu dallara sıralanmış yaprakları ince-uzun ve açık yeşil renklidir. Yaz ortasında dal uçlarından doğru küçük,beyaz çiçek salkımları oluşur. Bitkinin dal, yaprak ve çiçekleri son derece kuvvetli bir limon kokusuna sahiptir. Limonotu da melisa gibi şifalı etkilere sahiptir. Melisa gibi kullanılır.

Drenajı iyi ve derin işlenmiş toprakları sever. Sıkça sulamalıdır. Güneşli ve kuytu bir yer idealdir.

Dalları kışın soğuktan donabilir, ancak hemen daima kökünden tekrar yeşerir. İlkbaharda kuruduğu anlaşılan dallar budanır. Diğerleri kısaltılır.

Limonotu çelikten yetişebilir ama fide olarak satın almak daha pratiktir.Limonotu senede üç kere biçilir. Yapraklar dallarından sıyrılır ve gölgede kurutulur

kaynak:

28 Şubat 2011 Pazartesi

Maydanozun faydaları nelerdir _ Maydanoz bitkisi

Maydonoz yetiştiriciliği




Bilimsel sınıflandırma
Alem:     Plantae
Şube:     Magnoliophyta
Sınıf:     Magnoliopsida
Takım:     Apiales
Familya:     Apiaceae
Cins:     Petroselinum
Türler:

1.Ekonomik Önemi, Anavatanı ve Yayılma Alanları
Akdeniz ülkesi bitkisi olan maydanoz kök ve yapraklarından yararlanmak amacıyla üretilir. Yeşil yaprakları

yemeklerde ve mezelerde garnitür olarak kullanılırken köklerinin de bazı yemek ve çorbalarda kullanıldığı belirtilmektedir.
Bu gün üretimi yapılan maydanozlar başlıca 2 ayrı grupta yer almaktadır.

Petroselinum crispum (Mill.) var. Neapolitanum Danert : Yaprak maydanozu olup yaprakları parçalı büyük ve küçük, kıvırcık ve düz, ince ve geniş olan formları vardır. Kökleri ince yapılıdır. İki ana grubu vardır. 
Düz yapraklı maydanozlar : Ülkemizde yetiştirilen gruptur.
Kıvırcık yapraklı maydanozlar : Yaprakları çok kıvırcıktır.

Petroselinum crispum (Mill.) var. Tubesorum Crow. : Kök maydanozu olup, yaprakları çok incedir. Kökleri havuç gibi şişkin kısa, küt, uzun veya geniş olabilmektedir.


Birçok ülkede olduğu gibi ülkemizdede 12 ay boyunca pazardan eksik olmayan maydanoz E vitamini bakımından oldukça zengin kokulu bir sebzedir. Yemek ve salataların vazgeçilmez sebzesidir. Üreticilere yıl boyunca sürekli gelir sağlayarak ekonomik gelirde önemli bir yer tutar.

Maydanoz, ülkemizde ticari olarak Akdeniz, Ege ve büyük çaplı olarak Marmara bölgelerinde üretilirken, uygun iklim koşullarında bütün bölgelerimizde bahçelerde küçük çaplı olarak yetiştirilir.

Maydanoz Akdeniz ülkelerinin bitkisidir. İspanya, Yunanistan. Fas, Cezayir ve Tunus da bol miktarda yabani maydanoz bulunduğu bildirilmektedir. Yetiştiriciliği M.Ö. 4000 yıllarına dayanır.

Maydanoz normal olarak iki yıllık bir kültür bitkisidir. Birinci yıl yaprak ve yeşil aksamını, ikinci yıl ise çiçek ve tohumlarını oluşturur. Bunun yanında kökler toprak içinde uzun seneler kalabildiği için çok yıllık bitkiler grubunda da görülür. Ülkemizde 32.000 ton maydanoz üretimi yapılmaktadır.



2. Morfolojik Özellikler

2.1. Kök
Yaprak maydanoz çeşitlerinde kök, düz, iç kısımları etli ve beyaz dokulu, ince ve uzun kazık kök şeklindedir. Kökler 70-80 cm derine gider. Kök maydanozlarda ise kök havuç şeklindedir. Havuç şeklindeki kök etrafında bol sayıda saçak kök mevcuttur. Köklerin %50’lik kısmı toprağın 20 cm derinliğinde dağılmaktadır.

2.2. Gövde
Maydanozda gövde toprak seviyesinde rozet şeklinde, 2. Yılda ise gelişerek uyvarlak, boyuna oluklu ve ince yapılı olarak dallanır. Genelde 100-150 cm boy yapabilir. Fazla yan dal yapmaz ve gövde üzerindeki yaprak sayısı ve iriliği aşağıdan yukarıya doğru azalır. Gövde şemsiye şeklindeki bir çiçek demeti ile son bulur

2.3. Yaprak

Yapraklar düz ve kıvırcık olmak üzere iki formdadır. Düz yapraklı çeşitlerde yapraklar 3-5 parçalı ve kıvrımsızdır. Çeşide göre açık veya koyu yeşil renkliolan yaprakların ucu hafif sivridir. Kıvırcık yapraklı çeşitlerde ise yapraklar kıvırcık ve daha etlidir. Kıvırcık yapraklı çeşitlerde ise yaprak verimi daha fazladır. Kök maydanozlarda ise yapraklar genelde düzdür. Ülkemizde yetiştirilen maydanoz çeşitleri genelde düz yapraklı çeşitlerdir.

2.4. Çiçek
Şemsiye şeklinde olan çiçekler yeşilimtrak ve sarı renktedir. Bir bitki 10-20 çiçek şemsiyesi taşıyabilir. Erselik, beşli (5 çanak, 5 taç yaprak, 5 erkek organ, 1 dişi organ) çiçek yapısına sahiptir. Dişi organ iki karpellidir. Çok nadirde olsa erkek kısır çiçeklere rastlanır. Yüksek oranda yabancı döllenme gösterir. Çiçeklenme için düşük sıcaklığa (8°C altında 20-30 gün) ihtiyaç vardır. Çiçeklenme şemsiyenin dışından başlayarak içine doğru devam eder. Tohum olgunluğu da bu sırayı izler.

3. Tohum ve çimlenme özellikleri
Meyveler iki parçalı olup her parça içinde bir tohum bulunur. Tohumlar çok küçük, hafif kıvrık oval şekilli, üzeri çizgili, gri-yeşil renkte ve tipik maydanoz kokuludur. Fakat tohum yaşlandıkça bu koku azalır. Bir gramda 700-800 adet tohum bulunur. 

Tohumlar çimlenmelerini uygun koşullarda depolandıkları zaman 2-3 yıl koruyabilirler. Optimum çimlenme koşulları olan 20°C de tohumlar 15-20 günde çimlenebilirler. İlkbaharda tarlaya direkt ekilen tohumlar ise 20-22 günde çimlenerek toprak üzerine çıkarlar. Maydanoz bitkisinin tüm organlar, özelliklede tohumları önemli oranda eterik yağ içerir.

4. Yetiştirilme İstekleri

4.1. İklim isteği
Yüksek rutubetli ve ılıman iklime sahip bölgeleri sever. Ancak soğuk bölgelerde bölge şartlarına göre ilkbahar ile soğukların başladığı sonbahar dönemi arasındada yetiştirilebilir. Ilıman iklime sahip Akdeniz, Ege ve Marmara (Bandırma ve Gönen) bölgelerinde bütün yıl boyunca maydanoz yetiştiriciliği yapılabilir.

4.2. Toprak isteği
Maydanoz toprak istekleri bakımından seçici değildir. Ağır olmayan, bitki besin maddelerince zengin bütün topraklarda yetişebilir. Ancak derin bünyeli topraklarda çok iyi sonuç verir. 5.0-8.0 pH değerleri arası uygun değerlerdir.


5. Yetiştirilme Şekli
Maydanoz üretimi tohumların doğrudan tarlaya ekilmesi şeklinde yapılır. Üretim bölgenin iklim ve mevsim özelliklerine göre ya tavada yada düz tarlada şeritler halinde yapılır. Ege ve Akdeniz gibi yaz mevsimi kurak geçen bölgelerde yetiştirme tavalarda, Marmara gibi rutubetli, yağışlı geçen bölgelerde ise düz tarlada şeritler halinde yapılır.

5.1. Toprak hazırlığı, ekim ve dikim
Yetiştiricilikte tarla seçimi çok önemlidir. Maydanoz üretimi yapılacak tarla tek ve çok yıllık yabancı otlardan mutlaka temiz olmalıdır. Üretim yapılacak tarla mümkünse 1-2 yıl önceden maydanoz üretimine hazırlanmalıdır. Maydanoz üretiminde yabancı ot maliyeti yükseltir ve kaliteyi bozar. Bunu engellemek için tarla ekim tarihinden 1-2 ay önce dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ile gübrelenir ve derince sürülür. Disk-Harrow ile inceltilir ve düz tarla ekimine veya tava şeklindeki üretime göre hazırlanır. Tavalar düz tarla yüzeyinden 10-15 cm çukurda kalacak şekilde, 100-120 cm genişliğinde ve isteğe bağlı uzunlukta hazırlanır. Düz tarla üretiminde ise böyle bir hazırlığa gerek yoktur.

Maydanoz, tohumları en zor ve en uzun sürede çimlenen sebzelerdendir. Tohum ekimi m2’ye 1-1.5 gram tohum (1 dekar alana 1-1.5 kg tohum) hesabıyla yapılır. Küçük işletmelerde tavalara genellikle el ile birkaç defada serpme olarak yapılan tohum ekimi büyük işletmelerde düz tarlaya şeritler halinde ve mibzer ile sıravari olarak yapılır. Tohum ekim derinliği 1-1.5 cm’dir. Ticari üretim yapılan bölgelerde buğday mibzerleri maydanoz ekimi içinde kullanılabilir. 

Pazar için yapılan üretimlerde tarlada sıra arası 35-40 cm, tohum üretimi amacıyla yapılan üretimlerde ise tarlada sıra arası 35-40 cm, tohum üretimi amacıyla yapılan üretimlerde ise 60-70cm olmalıdır. 

Tohum ekimi sırasında toprak tavının yeterli olmasına özen gösterilmelidir. En ideal tohum ekim zamanı Ege bölgesinde Mart ayının ilk haftasıdır. Tohum ekiminden yaklaşık 20-25 gün sonra çimlenme ve çıkış başlar. 

Tohumların homojen bir şekilde çimlenebilmesi için bu dönemde sulama işlemi çok dikkatli olarak yapılmalıdır. Bitkiler toprak yüzeyinde görüldükten sonra bakım işlerine geçilir. Maydanoz ender olarak bazı yörelerde kerevizde olduğu gibi fide ile de üretilir.




5.2. Bakım işleri
Maydanoz üretiminde yapılması gereken en önemli bakım işleri yabancı ot temizliği ve sulamadır. Yabancı ot gelişimini engellemek amacıyla tava şeklinde yapılan üretimde tava aralarının ve tava sırtlarının çapalanması el ile, büyük işletmelerde kültüvatör veya çapa makinaları ile yapılır. Maydanoz bitkisi ilk devrelerde çapaya çok hassastır. Bu nedenle çapa yapma yerine otların elle alınması daha çok uygulanır. Bitki gelişimi hızlı olunca toprak yüzeyini kapatan bitkiler yabancı ot gelişimine olanak tanımalar.

5.3. Sulama
Maydanoz üretiminde sulama, tohum çimlenme döneminde çok önemlidir. Çimlenmenin oluştuğu ilk üç hafta boyunca yağmurlama sulama yapılmalıdır. Bitkiler 2-3 yapraklı olunca salma sulamada yapılabilir. Sulama mevsim şartlarına göre yapılır, ancak maydanoz aşırı suya hassastır. Su fazla göllenirse bitkiler sararır, suyun tarlada uzun süre kalması durumunda ise ölürler.

5.4. Gübreleme
Maydanoz gübrelemeye olumu cevap veren bir bitkidir. Özellikle ekimden önce verilen yanmış çiftlik gübresinin yabancı tohumu taşımaması önemlidir. Temel gübreleme çiftlik gübresi ile birlikte yapılır ve buna ilave olarak her biçimden sonra dekara 3-5 kg saf azot uygulaması son baharda yapılmalıdır. 

Yapılan bir araştırmada dekardan 2 ton yeşil maydanoz hasat edildiği zaman topraktan kaldırılan besin maddeleri sırasıyla 3 kg N, 0.8 kg P2O5, 2.6 kg K2O, 3.2 kg Ca ve 0.6 kg Mg olarak belirlenmiştir. Gübrelemenin yinede yetiştiricilik yapılan tarlanın toprak analiz raporuna göre yapılamasına özen gösterilmelidir. Maydanoz üretiminde gereğinden fazla ve hasattan hemen önce verilen nitrat formundaki azot nitrit formunda kaldığından tüketiciler açısından büyük sakıncalar yaratmaktadır.

5.5. Tarımsal Savaşım
Maydanoz üretiminde sorun olan önemli bir hastalık ve zararlı yoktur. Ancak tohum çimlenme döneminde toprak kurtları (bozkurtlar) zararlı olabilir. Bunların zararı toprak ilaçlaması ile ortadan kaldırılır.

Maydanoz üretiminde karşılaşılacak olan en önemli sorun yabancı ot sorunudur. Yabancı ot savaşımı mekanik yapılabildiği gibi herbisitler ile de yapılabilmektedir. Herbisit uygulamasında en iyi sonucu çıkış öncesi (pre-emergence) uygulamalar vermektedir. Bu ilaçlama maydanoz bitkileri toprak üzerine çıktıktan sonra uygulanırsa bitki gelişimini yavaşlatmakta ve yapaklarda zararlanmalar oluşturmaktadır. Çıkış sonrası olarak da bazı selektif ilaçlarla mücadele yapılabilmektedir. Geniş çaplı üretimlerde herbisit uygulaması tercih edilmelidr. Uygun bir herbisit kullanımı ile hiç çapa işlemi yapmadan maydanoz üretimi yapmak mümkündür.

6. Olgunluk, hasat ve depolama
Çeşide ve mevsime bağlı olarak tohum ekiminden 60-70 gün sonra bitkiler hasat olgunluğuna gelirler. Bu dönemde bitkiler 15-20 cm boy almıştır. Hasat sabahın erken saatlerinde ve bitkilerin toprağın 1-2 cm üzerinden biçilmesi suretiyle yapılır. 

İlk biçimden 20-25 gün sonra ikinci biçim yapılır. Yılda 6-7 biçim yapılır. Her biçimden sonra azotlu gübre verilmeli ve sulama yapılmalıdır. Hasat edilen bitkiler hemen tarlada demetlenir. 

Demetler önce 1 saat süre ile temiz bir suya batırıldıktan sonra rutubetli kasa veya sepetlerde üzerleri nemli bezle örtülerek en yakın pazara sevk edilir. Maydanoz demetleri –1 ve 0°C’de %90-95 nemde 3-4 hafta muhafaza edilebilirler.


7. Verim
Maydanozda verim genelde demet olarak belirlenir. Bir yıl boyunca yapılan üretimde m2’den toplam80-100 demet, dekardan da 70-90 bin demet maydanoz alınabilmektedir. Mevsime göre demet kalınlığının farklılığı göz önüne alınırsa 2-4 ton/da verim en ideal verim ortalamasıdır. Maydanozlarda verim birinci biçimden üçüncü biçime kadar arttığı halde daha sonraki biçimlerde azalır.

Maydanoz bulunduğu yeri 2-3 yıl muhafaza ederse de ömrü 1 veya 2 yıldır. Bitki ikinci yıl hemen generatif faza geçtiği için tohum ekiminden her yıl yenilenmesi önerilir.



8. Tohum Üretimi
Tohumluk üretimi amacıyla amacıyla yapılan maydanoz üretimi normal maydnoz üretiminde çok büyük bir farklılık göstermez. Tohum üretimi amacıyla yapılacak maydanoz üretiminden çok büyük bir farklılık göstermez. Tohum üretimi amacıyla yapılacak üretimde tohum ekimi Mart-Nisan aylarında yapılır. Ekimde sıra aralarının 60-70 cm sıra üzerinin 15-20 cm olacak şekilde alınması gerekir ve tohumluk bitkilerde biçim yapılmaması önerilir. Birinci yıl gelişen bitkilerin zarar görmemesine özen gösterilir ve ikinci yıl ilave olarak 20-25 kg/da azotlu gübre takviyesi yapılır. 

Tohumluk bitkiler ikinci yıl Mart ayında çiçek sapı oluşturarak Mayıs ayında çiçeklenmeye başlar. Yüksek oranda yabancı döllenme meydana geldiği için döllenmede arılar önemli rol oynar. Tarlaya arı kovanı ilavesi tohum verimini arttırır. Ancak çevrede yabani maydanoz varsa yabancı tozlanma engellenmelidir. 

Çiçeklenme şemsiyenin dışından içine doğru olur. Bitkiler Haziran ayı ortasında tohum bağlamaya başlar. Özellikle dıştaki tohumları silkelenerek savrulur. Tohum hasadı temmuz ayı sonunda yapılır. Tohum verimi 50/100 kg/da arasında değişir.

Düzenleme ve Resimler: Gencziraat .com


Maydanozun Faydaları Neler?


EGE Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Dursun Eşiyok, “Maydanozun yaprakları A, C, K vitaminleri ve demir bakımından zengindir. Ayrıca potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden de zengindir" dedi.
Prof. Dr. Eşiyok, bir tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacını karşıladığını belirtirken, “Maydanoz, toksinlerin vücuttan atılmasını sağlarken, kanı temizler, kansızlığa, böbrek ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir' diye konuştu.
Maydanozun sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirdiğini kaydeden Prof. Dr. Dursun Eşiyok, maydanozun ayrıca iltihaplı yaraların iyileşmesine yardım ettiğini söyledi. Prof. Dr. Eşiyok, maydanozun mide ve bağırsaklarda gaz birikmesini engellediğini vurgularken, yararlarına ilişkin şunları söyledi:
Maydanoz, idrar yollarının temizlenmesine yardım eder. Romatizmada, damar sertliği, tansiyon düzensizliklerinde, şişmanlıkta kullanılabilecek bir bitkidir. Ayrıca, böbrek taşı, kum gibi rahatsızlıklarda da etkilidir."
  • Maydanoz bir provitamin A (Beta karoten ) kaynağı olduğu için görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve troid bezine iyi geliyor.
  • Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı, kanı arttırarak oksijeni metabolize ediyor ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardım ediyor. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindiriyor. Barsak solucanlarının düşürülmesine yardım ediyor. Gazın dışarı atılmasını sağlar.
  • Kanı temizliyor,kansızlığa, mesane iltihaplanmasına, karaciğer rahatsızlıklarına, damar sertliğine etkili. Kan şekerini normal seviyede tutuyor.
  • Tohumlarının idrar ve safra söktürücü, adet kanamalarını kolaylaştırıcı nitelikleri var. Adet sancılarına iyi geliyor.
  • Grip ve nezleye iyi geliyor. Kansere karşı koruyucu.
  • Yatmadan önce ağızda çiğnenen bir demet maydanoz rahat uyumayı sağlıyor, ağız kokusunu alıyor. Bulantılarda ve nefes darlığında bir tutam maydanozu iyice çiğneyerek yutmak kişiyi rahatlatabiliyor.
  • Yara, kesik ve morartıları iyileştiriyor.
  • Önemli bir afrodizyak.
  • Maydanoz folik asit içerdiği için de önemli bir bitki. Folik asit merkezi sinir sisteminin işlemesinde hayati bir rol oynuyor. Folik asit incebağırsağın ilk kesiminde emiliyor, sonra karaciğere giderek orada metabolize oluyor.
  • Maydanoz kozmetik malzemesi olarak da önemli. Cilde ve saç dökülmelerine iyi geliyor. 

Salata ve yemeklerin süsü maydanozun nerdeyse deva olmadığı dert yok gibi… A ve C vitamini ile demir, kükürt, fosfos ve mangan elementleri deposu olan maydanoz sindirimi kolaylaştırıyor, böbrek taşlarını düşürüyor, görme gücünü ve anne sütünü artırıyor.
Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir ve taşları düşürüyor , kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.
Yatmadan evvel yenildiğinde sabahları tatlı bir nefesle uyanmamızı sağlar. Anne sütünü artırır. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Görme gücünü artıyor, kaynatılıp içiildiğinde ve cilde bu suyla pansuman yapıldığında sivilcelere iyi geliyor. Kaynatılan maydanozun suyu gözlere pansuman yapıldığında gözdeki iltihaplanmaları önlüyor ve yanmayı geçiriyor. Kaynatılıp sirke ile saçlar yıkandığında saçların uzaması ve kuvvetlenmesini sağlıyor..
Maydanozun provitamin A (Beta karoten) kaynağı olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Uğur, bu özelliği ile görme gücüne, kılcal damar sistemine, adrenal bezine ve tiroit bezine iyi geldiğini kaydetti.
  • Bir tutam maydanozun günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşıladığını vurgulayan, maydanozun yüksek klorofil miktarı ile böbreklerin, karaciğerin ve idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olduğunu dile getiren Uğur, "Maydanoz suyundaki yüksek klorofil miktarı kanı arttırarak oksijeni metabolize eder ve böbreklerin, karaciğerin, idrar yollarının temizlenmesine yardımcı olur. Sindirim enzimlerini uyararak sindirim rahatsızlıklarını dindirir. İnce bağırsaktaki peristaltik hareketleri arttırır. Mide ve bağırsaklardaki gaz birikmesini önler" dedi. 
  • Maydanozun böbrek taşı, tansiyon ve idrar söktürücü etkilerinin de bulunduğunu belirten Yrd. Doç. Uğur, maydanoz hakkında şu bilgileri verdi: "Yapraklarında uçucu yağlar, flavonoidler (apigenin), protein, klorofil ve glikozit, köklerinde ise uçucu yağ, şeker, müsilaj ve glikozit bulunur.
  • Yapraklar vitamin (A,C,K), demir, potasyum, kükürt, kalsiyum, magnezyum ve klorin yönünden zengindir. Toksinlerin vücuttan atılmasını sağlar, kanı temizler. Kansızlık, mesane iltihaplanması, kum, romatizma, böbrek taşı, 
    tansiyon, şişmanlama ve damar sertliğine karşı etkilidir. Yaprakları idrar söktürücü olarak kullanılır. 
  • Ayrıca, iltihaplı yaraların iyileşmesine yardım eder, aybaşı sancılarını keser. Cinsel istekleri artırıcı (afrodizyak) özelliği vardır. Kökleri de aynı özelliklere sahiptir. Taze yaprakların aşırı tüketimi papağan ve diğer kuşlar için toksin etkileri nedeniyle tehlikeli olabilir."

Kaynaklar
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top