ısırgan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ısırgan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2011 Pazar

Romatizma kürü (kiraz sapı-ısırgan)

Romatizma kürü (kiraz sapı-ısırgan)

Yarım litre suyu kaynatın. İçine önce 25-30 adet kiraz sapı ilave edin ve 3 dakika hafif ateşte kaynatın.


Sonra bir tatlı kaşığı ısırgan ilave ederek 3 dakika daha demleyin. 6. dakikadan sonra ocağın altını kapatın ve ılıyınca süzün. Yarısını sabah kahvaltıdan 1 saat sonra, diğer yarısını da öğle yemeğinden yarım saat önce için.

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu - Bitkisel Kürler Kitabı
Zaman Gazatesi

28 Şubat 2011 Pazartesi

Isırgan

Isırgan


Yaprakları el yakar ama kendi bir o kadar yararlı bir bitkidir ısırgan,
Yemeğinden tutunda tohumuna kadar tam anlamıyla bir şifa kaynağıdır


Cımcar, Ağdaylak, Dakıdalak, Gezgez, Dalagan, Gidişkenotu, Isırgı, ve Dancakotu olarak da bilinen Isırgan, İlkbahar’da yetişen ve her tarafı sert tüylerle kaplı bit ottur. Eski çağlarda, bir demet ısırganın cepte taşındığında, taşıyanın yıldırım çarpmasına karşı korunulduğu inancı vardı. Ayrıca hastalıklarda ve salgınlarda bitki kökünün ilaç olarak kullanılması amacıyla söküldüğünde tören yapılarak hastanın ya da hastaların adı okunurdu.

Mayıs-Ağustos döneminde çiçek açan bitkinin “Büyük” ve “Küçük” olmak üzere iki türü bulunur. Tüylerinin terkibinde Formik Asid bulunduğundan sürüldüğü yeri hem kaşındırır hem yakar. Meyveleri esmer renkli ve fındıkımsıdır. Tohumları da kullanılır. Anadolu’nun her yerinde yetişir.Romatizmaya iyi gelir. Dıştan tatbik edildiği zaman, iç organlarda biriken kanı çeker. Egzama, aybaşı düzensizliği , böbrek kumları, dalak hastalıkları, çıban, balgam gibi daha bir çok durumda yardıma koşan Isırgan, burun kanamalarını da keser.

Giderek yaşlanan vücudumuz zaman ilerledikçe demir miktarında da azalma göstermeye başlar. Demir eksikliğinden dolayı hissedilen yorgunluk ve bitkinlik halleri, kişinin yaşlandığını düşünmesine sebep olarak gün içindeki verimini azaltır. İşte bu durumda kişi, koruyucu niyetine günde 1 bardak ısırgan otu bitki çayı içebilir.

Kullanım Şekilleri

Çay: 1 tatlı kaşığı ince kıyılmış ısırganotu yaprağı, orta boy 1 su bardağı dolusu kaynar suyla demlenerek (5-10 dk.) süzülür. Günde 2-4 bardak yeni demlenmiş çay aç karnına veya öğün aralarında tatlandırılmadan içilir. Kokusunu veya tadını rahatsız edici bulanlar çaylarına biraz nane, kekik, papatya veya civanperçemi ilave edebilirler.

Kepeksiz Ve Parlak Saçlar İçin Tentür: İlkbaharda ya da Sonbahar’da sökülen kökler bol suda iyice yıkanarak elden geldiğince ince kıyılır ve bir şişenin boğazına kadar doldurulur. Köklerin üstüne çıkacak kadar 35-40 derece etil alkol eklenip her gün çalkalanarak güneşte 14 gün boyunca bekletilir ve süre sonunda bir tülbentten geçirilerek süzülür. Koyu renkli şişelerde, serin bir yerde yıllarca saklanabilir.

http://bitkiselbilgiler.com/

Çok Önemli:  Her türlü bitki alerji yönünden araştırılmadan veya alternatif tedavi olarak kullanılmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır, Her türlü sağlık sorunu için öncelikli adres bitkiler v.s  değil doktordur.

27 Ocak 2011 Perşembe

ISIRGAN OTU


ISIRGAN OTU

Türkiye; Akdeniz, Kara ve Okyanus iklimlerinin kesişme noktasında bulunması itibariyle zengin bir bitki çeşitliliğine sahiptir. Türkiye 10.000’in üzerinde bitki çeşidi ile neredeyse Avrupa’nın tümünde yetişen bitki sayısına(yaklaşık 12.000) yakındır.
Türkiye’de 1000 kadar bitkinin halk tıbbında kullanıldığı tahmin edilmektedir. Aktarlarda satılan bitki sayısı 300 civarında olup 70 kadar bitkinin ihracatı yapılmaktadır. Ülkemizin bitkisel drog ihtiyacı 100 milyon dolar civarındadır.
Hepimizin bildiği ısırgan otu, (İrtica dioica) Almanya’da reçetelere ürolojik tedavi kategorisinde yazılan ilaç olup yıllık satış hacmi 35 milyon DM dır. Türkiye’de bir firmanın üretip ihraç ettiği ısırgan otu kökü 50 ton, ısırgan tohumu 10 ton, ısırgan yaprağı 20 ton dur.

Isırgan otunun kuru maddesi; %18 protein, %14 albümünlü maddeler, %2.5 yağlı maddeler, %6 demir trioksit ihtiva eder. Yaprak, flavan, C vitamini, demir, mineral tuzlar, bitki asitleri yönünden zengindir. Tohumunda; müsilaj, proteinler, sabit yağlar kökünde; tanen, sterolen, lignan ihtiva eder.

Bir doktor Isırgan Otunun en değerli şifalı otlardan biri olduğunu anlatırken, “ısırgan otunun ne derece faydalı olduğunu bilse, insanoğlu başka hiçbir şey yetiştirmezdi” demiştir.

Mukoza sağlamlaştırıcı, idrar söktürücü, güçlendirici, anti-alerjen, kan temizleyici, iltihap giderici olarak kökünden başlayarak çiçeklerine kadar baştan aşağı şifadır.

Isırganlar, ıspanak gibi çorba olarak eski çağlardan beri yenilmiştir. Sağlık bakımından pek gerekli olan demir ve magnezyum gibi madensel maddeler yönünden zengin bir bitkidir. Çok asitli olmadığı için ıspanağa karşı üstünlüğü vardır. Bu nedenle de romatizmalarda, gut ve damar sertliği olanlara önerilir.

Bir yaştan sonra vücudun demir potansiyeli azalır, dolayısıyla insanlarda yorgunluk ve halsizlik belirtileri görülür. İlkbaharda yeni sürgünlerden sabah aç karnına 1 kahve fincanı çay içilirse ısırgan otundaki demir, alyuvarları devamlı yenileyerek yeni dokulara bol oksijen sağlandığından insanlar kendini genç ve dinç hisseder.

Isırgan otunu kaynatmaksızın sadece haşlamak yeterlidir. Koruyucu olarak bütün kış boyu aç karnına tatlandırmadan 1 fincan içilirse soğuk algınlığına karşı vücudun direncini arttırır. Böbrek ve idrar yolları iltihabı, teşhis edilemeyen şiddetli baş ağrıları, prostat büyümeleri, mide ve bağırsak ülseri, kansızlık, alyuvar ve demir eksikliği tüm allerjik rahatsızlıklar egzama ergenlik sivilceleri, fistüller ile virüs ve bakterilerin yol açtığı hastalıklarda en büyük yardımcıdır.

Isırgan otu çayı 4 haftalık bir dönem boyunca içilirse, karaciğer ve safra kesesi hastalığı, dalak tümörü ve hastalığı, nefes darlığı ve akciğer hastalıklarında kullanılır.

Isırgan otu, su atıcı özelliği olduğundan ödem durumunda fazla suyu dışarı atar. Kan yapıcı özelliği ile sarılık ve kansızlığa iyi gelir, kan temizleyicidir.
Taze ısırgan otu bitkisinin sapı yere yakın bölümünden kesilerek; eklem deformasyonu, romatizma, siyatik, kol ve bacaklardaki sinir iltihaplarına doğrudan ağrılı bölgelere sürülerek de kullanılır. Bitkinin yakıcı tüylerinin deriyi tahriş etmesiyle uzun süreli rahatlatıcı bir sıcaklık oluşur ve ağrılar diner.

Isırgan otu tohumları, öncelikle organizmayı uyarıcı güçlendirici ve savunma sistemlerini destekleyici özelliklere sahip olduğu için yaşlılarda güçlendirici olarak kullanılır. İnek sütü ile karıştırılıp içilirse şehveti arttırır. Yoğurt ile karıştırılarak şeker hastalığına karşı kullanılır.

Kök saplarının haşlanarak sirkeli tentürü yapılıp saçlar yıkanırsa kepeksiz, sık, canlı ve parlak bir saça kavuşulacağı gibi saç dökülmelerini önler.

Tıbbi maksatlar için bitkinin yaprak, kök, çiçek ve tohumları kullanılır. Yaprakları çiçek açma zamanında Nisan-Haziran döneminde saplarından sıyrılarak toplanır. Gölgede ve havadar ortamda kurutulduktan sonra ince kıyılır. Tohumlar Temmuz-Ağustos döneminde toplanır ve gölgede kurutulur. Kökler ilkbahar veya sonbaharda sökülür, yıkanarak temizlenir ve gölgede kurumaya bırakılır. İyice kuruduktan sonra ince kıyılır ve kavanozlarda saklanır. Isırgan otunun bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.


Mehmet ÖZDEMİR
Tarım İlçe Müdürü
ARSİN/TRABZON

http://www.ziraatci.com/yetistir/sayfa.asp?konuid=171&manual=off

14 Ocak 2011 Cuma

Isırgan Otu

Ülseri önleyip yaraları iyileştiriyor


Isırgan Otu

Ülseri önlüyor, yaraları iyileştiriyor, ağrı kesici özelliği bulunuyor. İşte o şifalı bitki...




Ülseri önleyip yaraları iyileştiriyor Atatürk Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Kimya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İlhami Gülçin, ısırgan otunun ülseri önlediğini, yaraları iyileştirdiğini, dirençli mikroorganizmaların yayılmalarınını bile engellediğini ve ağrı kesici özelliğinin olduğunu, yaptığı çalışmayla bilimsel olarak kanıtladığını söyledi.
Gülçin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ısırgan otunun çeşitli faydalarının olduğunu ancak bunların çoğunun bilimsel olarak ispatlanıp, bir yerde toplanmadığını dile getirdi.
Isırgan otu üzerine Türkiye'de yapılan çalışmaların çok ses getirmesine rağmen bunların bir veriye dönüştürülemediğini, hep kağıt üzerinde kaldığını savunan Gülçin, ''Ben de doktora tezimde tüm bu çalışmaların derlenmesiyle birlikte ısırgan otu üzerine bilimsel bir çalışma yaptım. 5 yıl süren doktora çalışmamda, ısırgan otunun bazı faydalarını, özellikle bilimsel olarak ispatladım'' dedi.
Çalışmalarında, ısırgan otunun antioksidan aktivite, anti-mikrobiyal aktivite, radikal giderme, ülser giderici (anti-ülser) ve ağrı kesici aktiviteler üzerinde durduklarını anlatan Gülçin, daha sonra geniş kapsamlı bir çalışma yaptıklarını ve bu çalışmayı gerçekleştirirken farmakologların deneyimlerinden de yararlandıklarını vurguladı.
Isırgan otunun mükemmel, sağlık açısından önemli bir bitki olduğunu ifade eden Gülçin, ısırgan otunun Anadolu kültüründe de bol miktarda kullanıldığını belirtti.
''ÇOK DİRENÇLİ MİKROPLARIN BİLE YAYILMASINI ENGELLİYOR''
Isırgan otunun çok dirençli mikropların bile yayılmasını engellediğini ileri süren Gülçin, şunları kaydetti:
''Sağlık açısından bu kadar faydalı olan ısırgan otunun bir avantajı da Anadolu topraklarında bol miktarda bulunmasıdır. Halk arasında kullanımı yaygındır. Isırgan otu salatalarda kullanıldığı gibi ısırgan çayları, yemekleri de vardır. Bizim yapmış olduğumuz bu çalışmada ısırgan otunun antioksidan etkisi yanında, mikroplara karşı öldürücü etkisi ve ülsere iyi geldiğini tespit ettik. Ülser yapılmış farelere ısırgan otu özütünü oral olarak verdik. Bunun sonucunda ülser hastası farelerin iyileştiğini gözlemledik. Böylece ısırgan otunun ülser hastalığına iyi geldiğini tespit ettik. Ülseri yüzde 68 oranında engellediğini ispatladık.''
Gülçin, ''Stafilokok ailesi çok dirençli bir mikrobiyal ailedir. Isırgan otunun bu mikroorganizmaların büyümesini engellendiğini ve antikandidal özelliğinin de etkili olduğunu gözlemledik. Standartlarla kıyasladığımız zaman ısırgan otunun anti-mikrobiyal özelliğinin gayet iyi olduğunu gözlemledik'' diye konuştu.


''ISIRGAN OTUNUN AĞRI KESİCİ ÖZELLİĞİ FAZLA BİLİNMİYOR''
Yaptığı çalışmada, ısırgan otunun ağrı kesici özelliğini ortaya koyan Gülçin, ''Çalışmamızda, ısırgan otunun ağrı kesici özelliği olduğunu kanıtladık. Deney hayvanları üzerinde yapılan diğer bir çalışmada kuvvetli bir ağrı kesici olarak ağrıyı yüzde 62 oranında engellediği belirlendik. Isırgan otunun ağrı kesici özelliği halk arasında fazla bilinmemekte'' şeklinde konuştu.
Isırgan otu deyince halkın aklına ısırma özelliğinin geldiğini dile getiren Gülçin, ''Isırgan otunun ısırma özelliğinin karınca asidinden kaynaklandığı söyleniyordu. Halk arasında da ve bilimsel alanda da yanlış biliniyordu. Ancak yapılan bilimsel çalışmalarda, ısırgan otunun yapraklarında bulunan histamin molekülünden kaynaklandığı tespit edildi'' dedi.
Ülkemizde çok yaygın olan ısırgan otunun Anadolu'da 3 çeşidinin bulunduğunu anlatan Gülçin, özellikle Urtica dioica türünün bahçelerde, duvar kenarlarında bol miktarda bulunduğunu belirterek, bu türün tüketilmesini önerdi.
Isırgan otunun dişi ve erkeğinin de ayrı bitkiler olduğunu kaydeden Doç. Dr. Gülçin, şöyle konuştu:
''Özellikle bahar aylarında çıkan ısırgan otunun çok daha şifalı olduğunu söyleyebiliriz. Sonradan çıkan sürgülerde bazı bileşiklerin ve özelliklerinin olmadığını gözlemledik. Bu özellikler daha çok baharın çıkan ısırgan otunda bulunur. Bahar aylarında çıkan ısırgan otu toplanarak, gölgede kurutulup, çay, salata ve yemeklerde kullanılabilir. Taze olarak da tüketilebilir. Günde çok tüketmek yerine, her gün azar azar tüketilmesi daha faydalıdır.''
''YARALARI İYİLEŞTİRMEK İÇİN...''
''Kullanmamız gereken ısırgan otunu diğerlerinden ayırt etmek için elimizi vurduğumuzda acı hissettiğimiz ısırgan otu, bizim aradığımız ısırgan otudur'' diyen Gülçin, ısırgan otunun çok sayıda hastalığa iyi geldiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Yaptığımız çalışmada, ısırgan otunun ülseri önlediğini, yaraları iyileştirdiğini, çok dirençli mikroorganizmaları bile yayılmasını önlediğini ve ağrı kesici özelliği olduğunu bilimsel olarak kanıtladık. Ülser ve harici yaralarda kullanılabilir. Hiçbir yan etkisi yoktur. Yaraları iyileştirmek için kullanılacaksa, havanda biraz dövüp, sıvılaşır bir hale geldiğinde yaranın üzerine sürmeliyiz. Çünkü ısırgan otunun çok iyi anti-mikrobiyal bir özelliği var, bu özelliği sayesinde yaraları iyileştiriyor.''
Bir araştırmacı olarak, ısırgan otunun faydalarını bilimsel olarak ispatlayabilmek için çalışmasını 5 yıl boyunca sürdürdüğünü anlatan Gülçin, Anadolu'da bol miktarda bulunan ısırgan otunun, hazır çaylar yerine, taze olarak toplandıktan sonra gölgede kurutularak ya da taze olarak kullanılmasının daha sağlıklı olduğunu vurguladı.
Isırgan otunun ülkemizde bol miktarda bulunduğunu, aktarlarda da çok ucuza satıldığını anlatan Gülçin, yıl boyunca günlük azar azar tüketilmesini önerdi.
Isırganın ilaç sektöründe yaygın olarak kullanıldığını ifade eden Gülçin, ''Tıpta haplaştırılmış bileşenlerin kullanılması yaygındır. Almanya ve Hollanda'da ısırgan otundan elde edilen lifler, tekstil ürünleri olarak kullanılıyor. Yüzde 100'e yakın hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır ve rahat bir şekilde giyilmektedir'' diye konuştu.
Doç. Dr. Gülçin, ısırgan otunun uygun kullanıldığı zaman hiçbir yan etkisinin bulunmadığını ifade ederek, günlük çok fazla kullanıldığı zaman bağırsak temizleyici özelliğinden dolayı müshil etkisinin olabileceğini dile getirdi.
ÇALIŞMASI İKİ DERGİDE YAYIMLANDI
Isırgan üzerine yaptığı doktora tezini 5 yılda tamamlandığı ifade eden Gülçin, ''Isırgan üzerine yaptığım çalışmam, endemik ve halk arasında kullanılan bitkilerle ilgili bilimsel çalışmaların yayımlandığı 'Journal Of Etnopharmacology' dergisinde, yine çalışmamın ikinci ayağı olan enzimile ilgili kısmı ise ''Journal Of Enzyme Inhibition and Medicinal Chemistry' dergisinde yayımlandı'' diye konuştu. (AA)

iyibilgi
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top