pirinç üretimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pirinç üretimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2011 Pazartesi

5 Metre Derinlikteki Suda Yetişen Tahıl Çeltik

5 Metre Derinlikteki Suda Yetişen Tahıl Çeltik




Yazar : Mevlüt ŞAHİN    

Konu : Tarım


  Çeltik (pirinç), su içinde çimlenebilen ve sudaki oksijenden yararlanabilen tek tahıl cinsidir. Pirincin protein içeriği diğer tahıllarla karşılaştırıldığında oldukça yüksektir. Bileşiminde %5-10 arasında protein bulunduran ve beslenme için gerekli amino asitlerce zengin olan bu bitki, insan beslenmesinde buğdaydan sonra en çok kullanılan tahıldır. Birçok bitki proteininde az rastlanan lisin ve threonin oranı pirinçte yaklaşık % 4 seviyesindedir. Dünya`da yaşayan insanların yarıdan fazlasının ana besini olan pirinç, kişi başına ortalama günlük enerji ihtiyacının %25`ini karşılamaktadır.
  Dünyada çeltik tarımı M.Ö. 3000`lerde yapılmaya başlanmıştır. M.Ö. 300 yıllarında Avrupa`da tanınmış, ABD`de ise 17. yüzyıl sonunda yetiştirilmeye başlanmıştır. Anadoluda ise yaklaşık 500 yıl kadar önce çeltik ekilmeye başlanmıştır. Tarım Örgütü FAO`ya göre, nüfus artış hızı bu oranda devam ettiği takdirde 2030 yılında talebi karşılamak için çeltik veriminin tüm dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de % 50 oranında artırılması gerekmektedir. Çeltik üretimi bakımından önde gelen ülkeler Çin, Hindistan, Endonezya, Bangladeş ve Vietnam`dır. Dünya`da çeltik ekilen alan 157 milyon hektar, yıllık üretim 650 milyon ton ve dekara çeltik verimi ise 415 kg dır.
  Ülkemizde sulama suyunun sağlanmasındaki zorluklar, üretim açığımızın kapatılmasında engel olarak görülmektedir. Ülkemizin 7 coğrafi bölgesinde çeltik yetiştirilmektedir. Bölgelerimize göre en fazla ekim alanı 44 bin hektar ile Trakya Bölgesi’nde olup, bu bölgemizi 24 bin hektar ile Karadeniz Bölgesi takip etmektedir. Marmara Bölgesi’nde 21 bin hektar, Akdeniz Bölgesi’nde 6 bin hektar, Iç Anadolu Bölgesi’nde 5 bin hektar, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde 1700 hektar ve Doğu Anadolu Bölgesi’nde de 370 hektar çeltik ekim alanı vardır.
  Dünyada yetiştirilen bitkiler içinde birbirinden çok farklı ekolojilere sahip alanlara en iyi uyum sağlayabilen çeltik bitkisidir. Örneğin sulama yapmadan kır alanlarda buğday gibi yetiştirilebildiği gibi 5-50 cm, 50-100 cm ve 1-5 m derinlikteki suyla kaplı alanlarda pirinç yetiştirilebilmektedir.
  Bengaldeş`te çeltiklerin çoğu yüzen tip çeltiklerdir ve derinsu çeltiği diye isimlendirilirler. Derinsu çeltiği normal şartlarda 5 m su derinliğine kadar yetişebilir.
  Yabancı otlar çeltikle rekabet etmektedirler. Balıklar çeltik tarlalarında yabancı otları yiyerek bu rekabet şartlarını çeltiğin lehine çevirmektedirler. Sazan balığı bir günde kendi vücut ağırlığının % 30-50`si oranında yabancı ot yemektedir. Bir yaşındaki sazan günde 25 g ot tohumu (yaklaşık 4000 tohum) yiyebilir. Çeltik tarlalarında yetiştirilen balıklar balık havuzlarında yetiştirilenlere göre daha sağlıklı ve hastalıklara daha dayanıklıdırlar. Çünkü çeltik oksijeni bol ve sürekli temiz suyla sulandığı için balıklar daha sağlıklı büyüyebilmektedirler. Çeltik tarlalarında balık yetiştiren ülkelerin başında Çin, Mısır, Endonezya, Kore gibi ülkeler gelmektedir. Japonya, Tayland, İtalya, Macaristan, Romanya, ve Mısır gibi ülkelerde de çeltik tarlalarında balık yetiştiriciliği yapılmaktadır.

27 Ocak 2011 Perşembe

Çeltik (Pirinç) Yetiştiriciliği

Çeltik yetiştirme

Tarla hazırlığı, tohumluk seçimi, ekim zamanı, ekim yöntemi, sulama yöntemleri, gübreleme şekilleri, Çeltikte yabancı ot mücadelesi, hasat ve harman yöntemleri, kurutma ve depolama yöntemleri
Çeltik dünyada en fazla ekiliş ve üretimi yapılan tahıllardan biridir. Özellikle Asya kıtasında birçok ülkede halkın temel besin kaynağını oluşturmaktadır. Ülkemizde ise ekiliş ve üretim bakımından buğday, arpa, mısır gibi tahıllardan daha sonra sırada yer alır. Türkiye’de çeltik bütün bölgelerimizde yetiştirilmektedir. Fakat en fazla ekilişe Marmara Bölgesi sahiptir. Bunu Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri izlemektedir. Edirne ili ise yalnız başına Türkiye çeltik üretim ve ekilişinin yarısını karşılamaktadır. Çeltik üretimimiz iç tüketime yetmemekte ve Ülkemiz gittikçe artan oranlarda çeltik ithal etmektedir.

Bu nedenlerle ülke ihtiyacını kendimiz üretimimiz gerekmektedir. Böylece pazarlaması zor ürünler yerine, mümkün olan yerlerde çeltik yetiştirmemiz durumunda, yüksek gelir getirmesi nedeni ile hem çiftçi, hem de ithalatı azaltması nedeniyle de ülke ekonomisi için büyük faydalar sağlanacaktır.

TARLA HAZIRLIĞI

Çeltik hemen hemen her toprakta yetişir. Fakat su geçirgenliği az, organik maddece zengin topraklarda daha yüksek verim verir. Çeltikte toprak hazırlığında en önemli konu, tarlanın iyi tesviye edilmesidir. Özellikle son yıllarda kullanılmaya başlanan lazer kontrollü tarla tesviye bıçakları ile mükemmel bir şekilde tesviye edilmektedirler. İyi tarla tesviyesi ile tavalar daha büyük yapılabilmekte, su kontrolü kolaylaşmakta, su tasarrufu sağlanmakta, ilaçlama ve gübreleme uygulamalarından en iyi neticeye varılabilmekte, mekanizasyon kolaylaşmaktadır. Sonuç olarak da yüksek ve kaliteli verim alınmaktadır.

Çeltik tarlası sonbaharda, soklu pullukla derin bir sürümle hazırlanmaya başlanır. Kışı bu şekilde geçiren tarla, ilkbaharda derin olmak üzere ikilenir. Daha sonra sedde ve tirlerle çevrili tarlaların yapımından sonra diskaro veya kazayağı ile hafif toprak işlemesi yapılır.

TOHUMLUK SEÇİMİ
Ekilecek tohum; tohumla taşınan hastalık, zararlılar (yanıklık, fusarium, beyaz uç nemotodu), yabancı ot ve kırmızı çeltik tohumlarından temiz, sertifikalı tohum olmalıdır. Sadece yüksek vasıflı tohum kullanarak verim %20-25 artırılabilir. Türkiye’de verim ve kalite yönünden uygun çeşitler arasında, Baldo, Rocca, Osmancık, Kıral, Krasnodarsky-424, Yavuz, Demir, Akçeltik, Karacadağ gibi çeşitleri sayabiliriz 

EKİM ZAMANI
Çeltik yazlık ekilen bir bitkidir. Çok iyi çimlenmesi için toprak ve su sıcaklığının 18 0C’nin üzerinde olması gerekir. Kritik sıcaklık 12-15 0C’dir. Havaların ısınmasına bakılarak erken ekim yapılmamalıdır. Aksi halde bitkilerin soğuktan zarar görmesine sebep olabilir. Bölgelere göre değişmekle birlikte ekim mayıs ayı içerisinde yapılır. Güney bölgelerimizde ikinci ürün için 15 Haziran’a kadar ekim yapılabilmektedir.

EKİM YÖNTEMİ
Çeltikte dünyada üç ekim yöntemi uygulanmaktadır. Bunlar:
Serpme ekim
Mibzerle ekim
Fideleme dikim yöntemleridir

Türkiye’de uygulanan yöntem serme ekim yöntemidir. Bu yöntemde tohumlar 1 gün (24 saat) su içinde tutulur, daha sonra sudan çıkarılır ve 48 saat süresince belirli aralıklarla ıslatılarak çimlenmeleri sağlanır. Çim kökleri çıkmaya başlamış (çıtlamış) tohumlar, 10-15 cm derinlikte su ile doldurulmuş tavalara elle veya tohum serme makineleri ile atılır. Serpme ekimde dekara 16-18 kg tohum kullanılmaktadır.

SULAMA

Ekimden 5-6 gün sonra tarladaki su boşaltılır, 5-6 gün bu şekilde beklenerek fidelerin toprağa tutunması sağlanır. Daha sonra başlangıçta 2-3 cm derinlikte, bitki büyüdükçe de derinlik arttırılarak sulama yapılır. Su derinliği 10-15 cm ulaştığında daha fazla yükseltilmez ve yetişme süresi sonuna kadar bu derinlikte tutulur. Tarlada devamlı su bulunması birçok yabancı otun gelişmesini engeller ve çeltiğin gelişmesi için iyi bir ortam yaratır. Çiçeklenmeden 30-40 gün sonra su verilmesi durdurulur. Çeltiğin kardeşlenmeden 10-12 gün önce, çiçeklenme devresinde ve gübreleme zamanlarında fazla su ihtiyacı vardır. Bu dönemlere, çeltik yetiştiriciliğinde “kritik dönemler” denir. 

Tavaya su devamlı bir şekilde verilmelidir. Bu su oksijence zengin olduğundan, bitkinin gelişmesine olumlu etki yapar. Ancak suyun kısıtlı olduğu yerlerde kesikli sulamayla da çeltik yetiştirilebilir. Kesikli sulamada en uygun yöntemler, 3 gün tavaya su verme, 2 gün kesme veya 8 gün su verme, 3 gün kesme şeklinde yapılanıdır. 

GÜBRELEME
Çeltik için en önemli gübreler azot, fosfor, potas ve çinkodur. Ülkemizde topraklarında genelde yeterince potas olduğu için, potas gübrelemesine genellikle ihtiyaç duyulmaz.

Çeltiğin azot ihtiyacı, dekara 15 kg dekara saf azottur. Bu da yaklaşık 75 kg/da amonyum sülfat ticari gübresi verilerek sağlanabilir. Amonyum sülfat gübresi bulunamazsa onun yarısı kadar (35 kg/da) üre verilerek azotlu gübre ihtiyacı sağlanır. Azotlu gübre 2 veya 3 defada verilmelidir. Üç defada verilecekse, toplam verilecek gübrenin 1/3’ü ekim öncesi, 1/3’ü kardeşlenme başlangıcı ve 1/3’ü salkım oluşum başlangıcı (Gebeleşme başlangıcı) verilmelidir. Azotlu gübrede en kritik dönem gebeleşme başlangıcı (Ekimden yaklaşık 50- 55 gün sonra)’dır. Bu zamanda çeltik mutlak surette azotlu gübre ile gübrelenmelidir.

Çeltiğin fosforlu gübre ihtiyacı 8 kg/da olup, tamamı ekim öncesi tarla hazırlığı sırasında toprağa verilmelidir. Fosfor kompoze gübre veya triple süper fosfat ile (yaklaşık 20 kg/da triple süper fosfat) verilebilir.

Çeltikte diğer önemli gübre çinkodur. Çinko ihtiyacı dekara yaklaşık 1 kg saf çinkodur. Toprakta yeterli çinko yoksa, ekim öncesi toprağın çinko durumuna göre 2-4 kg/da çinko sülfat gübresi verilerek çinko gübrelemesi yapılabilir. Ekim öncesi çinko gübresi verilmemişse, çıkış sonrası çinko noksanlığı görülen tarlalara, yaprak gübresi şeklinde de çinko verilebilir. 

YABANCI OT MÜCADELESİ
Yabancı ot mücadelesinde ekim öncesi veya çıkış sonrası kullanılan ilaçlar vardır. Çıkış sonrası kullanılan ilaçlarda fazla geç kalınmamalı, yabancı otlar 2-4 yapraklı iken yabancı ot ilacı atılması tamamlanmalıdır. Ülkemizde en önemli yabancı ot darıcandır. Darıcanla birlikte topalak, kurbağa kaşığı, su ayrığı, sandalye sazı, hasır otu, dip otu su menekşesi gibi otlarla da mücadele gerekebilir. Yabancı ot mücadelesi için çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen ilaçların kullanımı tercih edilmelidir.

Çeltikte yabancı ot mücadelesi, uygulanacak ilacın özelliğine bağlı olarak ekim öncesi ya da ekim sonrası yapılabilir. Ekim öncesi uygulamada, tarlaya su vermeden önce ilaç uygulaması yapılır; tırmık veya kazayağı gibi aletlerle ilaç toprağa karıştırılır ve derhal tarlaya su verilir. Ekim sonrası uygulamada ise tavalardan su boşaltılır, tavalarda toprak yüzeyi tamamen kurumadan, rutubetli haldeyken uygulama yapılır ve iki gün sonra tavalara tekrar su verilir. 

HASAT VE HARMAN 
Hasat Zamanı
Çeltiğin en uygun hasat zamanı salkımın % 80'inin saman sarısı olduğu zamandır. Bu sırada yapraklar hala yeşil durumdadır. Hasat zamanını en iyi tespit şekli danedeki rutubetin ölçülmesidir. %22-24 rutubette hasat en yüksek kalite ve kırıksız randımanı vermektedir. Hasat elle veya biçer-döverle yapılmaktadır. Elle biçimde, önce orakla biçilip kurutulan saplar, 4-5 tava içersine bırakılarak tanelerin kuruması sağlandıktan sonra, batöz veya harman makinesinin bulunduğu yere taşınır. Rutubet oranının yüksekliği , danelerde kızışmaya sebep olabileceğinden, yığınlar fazla yüksek tutulmamalıdır. 

HASAT HARMAN YÖNTEMİ
Çeltik elle orakla biçilerek hasat daha sonra harman veya doğrudan biçerdöverle hasat yapılabilir. Son yıllarda biçerdöverle hasat çok yüksek oranlara ulaşmıştır. Özellikle biçerdöverle hasatta dane rutubetine çok dikkat edilmeli ve çeltik % 22-24 rutubette iken biçerdöverde düşük devir ile hasat yapılmalıdır. Aksi takdirde kırıksız randıman düşeceği için, pazar değeri de düşer.

KURUTMA VE DEPOLAMA
Hasat edilen ürünün depolanabilmesi için neminin %14-15’e düşürülmesi gerekir. Kurutma işlemi güneş altında olacağı gibi son yıllarda yaygınlaşan kurutma aletleri ile yapılabilir. Hasattan sonra bir gün geçirmeden kurutma makineleri ile kurutma kalite açısından ve özellikle yağışlı ve bulutlu havalarda önem kazanmaktadır.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top