kavun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kavun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mart 2011 Çarşamba

Tansiyona karşı 10 ilaç

Tansiyon probleminiz varsa eğer bu haber tam size göre...



Tansiyona karşı 10 ilaç
Alıç • Asabi çarpıntıları giderir. Sinir bozukluğunu geçirir. yüksek tansiyonu düşürür. Aritmide kullanılır. Uykusuzluğu giderir. • Kalbi kuvvetlendirir. Damar sertliği ve göğüs nezlesinde faydalı.

Çilek • Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebir. • Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. • Çilek C vitamini ihtiyacını karşılar. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar. Diyabetli hastalar, çileğe şeker ilave etmemek şartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler.
Ispanak • Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik rahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze. Göz hastalıklarına ve derideki lekelenmelere karşı etkili. • Ispanak içerdiği iki kimyasal madde sayesinde görme bozukluklarına karşı etkili. Haftada 6 kez ıspanak yiyenlerin yüzde 86 oranında yaşın ilerlemesiyle birlikte ortaya çıkan derideki lekelenmeler gibi bir sorunlarının olmayacağını gösteriyor. • Ayrıca yaşla birlikte ortaya çıkan göz hastalıklarına karşı da etkili. Bir porsiyon ıspanak, günlük demir ihtiyacımızın onda birini karşılıyor.

Kavun • Kavun meyve olarak çok yenildiği gibi tohumları (çekirdekleri) de tıbbi olarak kullanılmaktadır. Olgun kavunların çekirdekleri kurutulur. • Çekirdekler halk tababetinde öksürüğe karşı (çekirdekleri suda, suyu yarıya ininceye kadar kaynatılıp içilmesiyle) kullanılır. • Ayrıca kavun, sinirleri yatıştırır, böbreklerdeki kanı temizler, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Bağırsaklarda ülser ya da iltihaba olanlarla, şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlar yememeli.

Kereviz • Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu giderir, idrar söker, böbrek taş ve kumlarının düşürülmesine yardım eder, kan ve süt yapar, karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizma da da faydalı.

Kestane • Kabuklarının suda kaynatılması ile elde edilen çay, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi kasları kuvvetlendirir. • Kan dolaşımını düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. • Kansızlığı giderir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememeli.

Meyankökü • Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. yüksek tansiyonu düşürür.

Soğan ve sarımsak • Yüksek tansiyon ve kalp hastalığı tehlikesini azaltırlar. Soğan, mide kanserine yakalanma riskini; sarımsak da bağırsak kanserine yakalanma riskini azaltıyor. • Sarımsağın mayasında bulunan maddeler hücrelerin zarar görmesini önleyerek, vücudu erken yaşlanmaya karşı koruyor. Antibiyotik ve nefes darlığını gideren bileşimler içeren sarımsak bağışıklık sistemini de kuvvetlendiriyor. Kalbe ve alerjik hastalıklara karşı etkili. • Soğan içerdiği kimyasal maddelerle kalbimizi güçlendiriyor ve alerjik reaksiyonları engelliyor. Newcastle'da yapılan araştırmalar, düzenli bir şekilde soğan yiyenlerin damarlarının tıkanma riskinin azaldığını gösteriyor.

Zeytin • Zeytinyağı, safrayı artırır. Karaciğeri çalıştırır. Karaciğer ağrılarını keser. Sarılıkta faydalıdır. Yaprak ve kabukları yüksek tansiyonu düşürür. • Kandaki şeker miktarını düşürür. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardımcı olur.

Hipertansiyon belirtileri - Başdönmeleri • Kişi kendisinin veya etrafındaki eşyanın boşlukta döndüğünden şikayet eder. Tıp dilinde vertigo denen baş dönmelerinin nedenleri çeşitli. • Bunlardan başlıcaları şunlardır: Kulak ağrısı. Araç tutmaları. Ani hava değişimi. Bazı göz hastalıkları. İlaç zehirlenmeleri. Düşük veya yüksek tansiyon. Damar sertliği ve bazı kalp hastalıkları. Kansızlık ve kan hastalıkları. Mikrobik hastalıklar. Beyin hastalıkları. Sara ve bazı ruh hastalıkları. Tedaviye başlanmadan önce hastalığın gerçek nedeninin tespit edilmesi gerekir. • Baş dönmelerine yapılacak ilk iş hemen oturmak veya öne eğilmek ve mümkünse hemen yatmaktır. Baş dönmesi sık sık oluyorsa mutlaka bir doktora gitmek gerekir.
Bayılmalar • Geçici olarak uyanıklık halinin kaybolmasına halk arasında bayılma tıp dilinde senkop denir. Bu durumda beyin hücrelerine giden oksijen azalmıştır. Bayılmanın nedeni; yorgunluk, uzun süre ayakta kalmak, ani heyecanlar, tansiyon yüksekliği, gebelik, kansızlık, damar sertliği ve kalp hastalıklarıdır. • Bayılmadan önce baygınlık hissi gelir. Sonra yüz kül rengini alır. Arkasından da terleme, çarpıntı, göz kararması ve baş dönmesi görülür. Bu gibi durumlarda yapılacak ilk iş hastayı hemen yatırmak, elbise ve çamaşırlarını gevşetmektir. Sonra yüzüne su serpilir ve amonyak koklatılır.
Burun kanaması • Çeşitli nedenlerden kaynaklanan burun kanamalarına tıp dilinde epistaksis denir. Genç erkeklerde genellikle ergenlik dönemlerinde, genç kızlarda ise, çoğunlukla aybaşı kanamaları sırasında görülür. • Bir de; yüksek tansiyonun neden olduğu burun kanamaları vardır. Gençlerde görülen ve önemli olmayan burun kanamaları çok kolay durdurulur ve korkulacak bir şey yoktur. • Tansiyon yüksekliğinden kaynaklanan ve genellikle orta yaşlarda görülen burun kanamalarını durdurmak ise biraz zordur. Yapılacak ilk iş hastayı hemen oturtmak, başını öne doğru hafifçe eğip, burnunun kanayan deliğini on dakika kadar bastırmak, bu sırada ağızdan nefes almasını ve yutkunmasını söylemektir.
Kulak çınlaması • Kulak çınlaması, kulak uğultusu veya kulak vızıltısına, tıp dilinde tinnitus denir. Çok çeşitli nedenleri vardır. • Bunlar arasında, kulak kiri, içkulak iltihabı, ortakulak iltihabı, menier hastalığı, ateşli hastalıklar, yorgunluk, zafiyet, bazı ilaçlar, yüksek veya düşük tansiyon sayılabilir. Bu nedenle doktora başvurmak gerekir.
Şişmanlık • Şişmanlık, alınan kalori miktarının yakılan kaloriden daha fazla olması sonucu ortaya çıkan bir metabolizma bozukluğu. • Tıp dilinde obesite denir. İstatistiklere göre şişmanların daha çabuk yaşlandıkları, şeker hastalığı, damar sertliği, kalp hastalıkları, karaciğer ve safrakesesi hastalıkları, tansiyon yüksekliği, akciğer hastalıkları, romatizmal hastalıkların tehdidi altında bulundukları belirtiliyor. • Bu nedenle şişmanlıktan kurtulmak için diyet ve beden hareketleri yapmak gerekir.

Kaynak

25 Şubat 2011 Cuma

Kavun Yetiştirme Tekniği

Kavun Yetiştirme Tekniği


KAVUN TARIMI 
1. GİRİŞ

Bunlar erkek çiçekler ile dişi çiçekler veya erselik çiçeklerdir. Erkek çiçekler ana kollar üzerinde, dişi veya erselik çiçekler ise yan kollar üzerinde bulunur. Kavunun çiçek tozlarının taşınmasında bal arıları önemli rol oynarlar.
Kavun tarımı ülkemizde yoğun bir şekilde yapılmaktadır.
2. ÇEŞİTLER
Üretilecek olan kavun çeşidi yüksek verimli, hastalıklara ve nakliyeye dayanıklı olmalıdır. Bölgemizde Arava, Polidor ve Galia iri meyveli olarak Yuva kavun çeşitlerinin yetiştiriciliği yapılabilir.



Dünyada tüketimi yapılan belli başlı kavun tiplerine bakılacak olursa
1- Cantaloupe veya Kokulu Kavunlar : Turuncu meyve etli ve ağlı tiptedir, Kuzey Amerika’ da popülerdir
2-  Casaba (Beyaz meyve etli) ve  Honeydew (Yeşil meyve etli )  Kavunlar : Amerika, Avrupa, Asya ve Kuzey Afrika’ nın bazı bölgelerinde önemlidir.

3-  Galia Tip Kavunlar : Meyve eti yeşil, tamamen ağlı kavunlardır. Avrupa’ da popülerdir; Orta Doğu da Galia’ nın etkisindedir
4-  Japon Tip Kavunlar  : Japonya’ da üretimi ve tüketimi yapılmaktadır
5-  Ananas Tip Kavunlar  : Ananas tip kavunlar da Orta Doğu kökenlidir
6-  Fransız (Charentais) Tip Kavunlar  : Fransa orijinli kavunlardır,  Meyve eti turuncu renklidir, Bugün Avrupa’ nın önemli bir kısmında da tercih edilir. Bugün Avrupa’ nın önemli bir kısmında da tercih edilir.
7-  İspanyol Tip Kavunlar : Bu tiplerin tamamı İspanya orijinlidir, Branco ve Yellow Canary,  Güney Amerika ve Brezilya’da da bulunur.
8- Türk Tipi Kavunlar  : Yuva, Kırkağaç


3. İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ
3.1. İklim İsteği

Kavun, sıcak ve ılık bir iklim bitkisidir. Uzun yetişme süresi boyunca güneşli, sıcak ve kuru bir hava ile yeterli toprak nemi ister. Nemli bölgelerde mantari hastalıklara yakalanma ihtimali yüksektir. Yetişme devresi içerisinde don tehlikesi olmamalıdır.
3.2. Toprak İsteği
Kavun yetiştiriciliğinde ağır killi ve asitli topraklar uygun değildir. PH’sı 6-8 olan su tutma kapasitesi yüksek, drenajı iyi ve hastalıklardan ari olan topraklar uygundur.

4. YETİŞTİRME TEKNİĞİ
4.1. Ekim Nöbeti

Kavun tarımının yoğun olarak yapıldığı yerlerde solgunluk gibi hastalıklardan korunmak için münavebe uygulanmalıdır. Aynı arazide iki yıldan fazla üst üste kavun yetiştirilmemelidir. Bölgemizde kavun + pamuk + hububat + 2. ürün veya kavun + pamuk + mercimek + 2. ürün münavebesi uygulanabilir.
4.2. Toprak Hazırlığı
Kavun yetiştiriciliğinde toprak hazırlığı sonbaharda ilk yağışlardan sonra başlamalıdır. İlk yağışlarda toprak tavda iken sürüm yapılabilir. Derin sürümün arkasından kesekleri parçalamak için kültüvatör, goble-disk veya diskharrow ile ikileme yapılmalıdır.
İkinci toprak işleme dönemi ise Şubat-mart ayları olup toprak tavında kültüvatör ile toprak işlenerek arazi ekim ve dikime hazır hale getirilir. Ekim veya dikimden önce tarlada otlanma görülürse tekrar kültüvatör ile toprak işlemesi yapılabilir.

4.3. Ekim veya Dikim
4.3.1. Ekim

Kavun yetiştirilecek arazide ekimden önce sıra arası 2 m olacak şekilde karık pulluğu ile karıklar çekilmelidir. Bu karıkların kenarına tek taraflı olarak ve sıra üzeri 75 cm olacak şekilde ocaklara ekim yapılır. Her ocağa 4-5 adet tohum bırakılmalıdır. 
Tohumların üzeri 5-6 cm toprakla örtülerek hafifçe bastırılmalıdır. Bölgemizde araziye ekim 20 Nisan-5 Mayıs tarihleri arasında yapılmalıdır.
Tohumlar 5-15 gün içinde çimlenerek toprak yüzeyine çıkarlar. Çıkıştan sonra uygun olan iki adet bitki ocakta bırakılır. Daha sonra bir adet bitki bırakılır.
4.3.2. Fide Yetiştirerek Dikim
Kavun tarımında erkencilik açısından fide ile yetiştiricilik yapılabilir. Bölgemizde fide ile, yetiştiricilik ile, ekim ile, yetiştiricilik arasında 15-20 gün kadar erkencilik sağlanabilir. Fide yetiştiriciliğinde 10x13 cm ebadındaki altı delinmiş plastik torbalar kullanılır. Bu torbalar iyi karıştırılmış harç ile doldurulur. Harç yapmak için hacim olarak 1 ölçü bahçe toprağı, 1 ölçü iyi yanmış ahır gübresi ve 1 ölçü kum iyice karıştırılır.
Harç doldurulmuş olan torbalara kavun tohumları 4-5 cm derinlikte konur. Her torbaya 1-2 adet tohum bırakılır. Bu torbalar seralar ve yüksek tünellere konarak süzgeçli kovalarla sulanır. Bölgemizde tüplere tohum ekimi 5-15 Mart tarihleri arasında yapılmalıdır. Torbalarda yetişen fidelerin zaman zaman yabancı otları alınır ve sulaması yapılır. Normal şartlarda fideler 30-40 gün içinde araziye dikime hazır hale gelir.
Dikime hazır hale gelen fideler kültüvatör ile sürülmüş ve karık pulluğu ile karıkları açılmış olan araziye sıra arası 2 m ve sıra üzeri 75 cm olacak şekilde dikilmelidir. Plastik torbalardan fideler çıkarılırken fide toprağının dağılmamasına özen gösterilmelidir. Dikimden sonra mutlaka can suyu verilmelidir.

4.4. Gübreleme
Başarılı bir kavun yetiştirmek için organik maddesi yüksek toprakları sevdiğinden çiftlik gübresi uygulanmalıdır. Çiftlik gübresi sonbaharda derin sürümden sonra dekara 3-4 ton atılarak kültüvatör ile karıştırılmalıdır. Kimyasal gübre olarak 15-18 kg/da N ve 10 kg/da P2O5 verilmelidir. Fosforlu gübrenin tamamı ile azotlu gübrenin yarısı ekim veya dikimden önce atılarak kültüvatörle karıştırılmalıdır. Azotlu gübrenin diğer yarısı ise bitkiler kol atmaya başladığında fidelerden 15-20 cm uzağa bant şeklinde verilmelidir.
4.5. Sulama
Kavun fideleri tarlaya şaşırtıldıktan sonra iyi bir can suyu verildiğinde bitkiler uzun süre sulamaya ihtiyaç duymadan gelişme gösterirler. Uygun toprak tavında ekim yapılarak kavun yetiştirilen arazilerde de meyve oluşumuna kadar fazla sulamaya gerek yoktur. Ancak toprakta yeterli nem yoksa aşırı olmamak üzere sulama yapılmalıdır.
Meyve oluşum döneminden sonra sulamalar sıklaştırılmalıdır. Bu devreden itibaren 12-15 günde bir sulama yapılmalıdır. Sulamalarda 0-90 cm toprak derinliği tarla kapasitesine getirilmelidir. Meyve olgunlaşma döneminde sulamalara dikkat edilmelidir. Bitkiler ve meyveler sulama suyuna mümkün olduğu kadar temas ettirilmemelidir. Sulamalarda karık, damla ve yağmurlama yöntemleri kullanılabilir. Sulamalara bitkiler verimden düşmeye başladığında son verilmelidir.
4.6. Bakım
Kavun yetiştiriciliğinde fideler tüplerden çıkışlarından itibaren bakım yapılmalıdır. Tüplerdeki fideler zaman zaman sulanmalı ve yabancı otlar temizlenmelidir. 
Fideler tarlaya şaşırtıldıktan sonra yapılacak olan birinci ve ikinci sulamaları takiben çapalama yapılmalı ve yabancı otlar temizlenmelidir. Bitkilerin kolları geliştikten sonra çapa işlemi yapılmamalıdır.
4.7. Hastalıkları, Zararlıları ve Mücadelesi
Solgunluk
Tohumun çimlenmesinden itibaren tüm gelişme döneminde görülebilen bu hastalığa çeşitli mantarlar neden olur. Çimlenen tohum toprak yüzeyine çıkmayabilir, çıkan genç fidelerde sararma ve ölüm görülebilir. Fidelerin kök boğazı ve kılcal köklerinde yaralar ve çürümeler meydana getirerek ölüme neden olur.
Bu hastalık gelişme devresinde kol atma, çiçeklenme ve meyve oluşum döneminde de görülebilir bitkinin kol uçlarından başlayarak yaprak ve tüm bitkide çökme meydana getirir. Hastalık bitkilerin kök boğazında açık ve koyu kahverengi yanıklıkla birlikte bazen bu kısımlarda zamklaşma görülür.

Hastalıkla kültürel mücadele olarak hastalıklı bitkiler sökülmeli ve münavebe uygulanmalıdır. Kimyasal mücadelesinde ise bitkiler kol atmaya başladıktan sonra 2 veya 3 defa %0.1 dozda Benomly 50 veya % 0.2 dozda Thiram 80, %0.1 dozda Maneb 80 karışımından dip yıkaması şeklinde her köke 600 ml. İlaçlı su verilmelidir.
Külleme
Bitkilerin özellikle yaşlı yapraklarında parça parça yuvarlak lekeler belirir meydana gelen bu lekeler zamanla birleşerek yaprağı, yaprak sapını ve gövdeyi kaplar. Önce beyaz toz şeklinde görülen bu yerler sonradan koyulaşır ve bitki gelişimini durdurur.
Kimyasal mücadeleye hastalık belirtisi görüldüğünde toz kükürt, ıslanabilir kükürt Benomly, Thiophanate, Carbendazim ihtiva eden ilaçlardan biriyle başlanmalıdır. İlaçlamalar 10 gün arayla 2-5 defa tekrarlanmalıdır. Sistematik ilaçlar ise 20 gün arayla uygulanmalıdır.

Antraknoz

Yapraklarda esmer veya siyah renkte yuvarlağa yakın lekeler halinde belirir. Bu lekeler birleşerek muntazam olmayan şekilde büyür ve yapraklar parçalanarak kurur. Tüm bitkiyi etkilediğinde yaprak sapı ve meyvelerde esmer ve hafif çukurlu lekeler halinde görülür. Meyvelerdeki bu renkler daha sonra kavuniçi rengine dönüşür.
Hastalık görüldüğünde kültürel, tedbir olarak bu bitkiler sökülmelidir. İlaçlı mücadelesi ise hastalık belirtisi görüldüğünde Zıneb veya Maneb’li ilaçlarla yapılır. Tohum ilaçlamasında Thıram veya Mancozeb kullanılır.
Karpuz Mozaik Virüsü
Karpuzlardan yaprak bitleri ile taşınır. Hastalık belirtisi yapraklarda kabarcık şeklinde açık ve koyu yeşil lekeler, kıvrılmalar ile sürgünlerde bodurluk olarak ortaya çıkar. Çiçeklerde kıvrılma ve fonksiyon bozukluğu, meyvelerde ise lekeli şekil bozukluğu şeklinde görülür. Bitkiler hastalığa erken yakalanırsa gelişme durur ve meyve vermez.
Bu hastalıkla mücadele için temiz tohum kullanılmalı ve taşıyıcı yaprak bitleri ile mücadele edilmelidir.
Hıyar Mozaik Virüsü
Kavunda büyük zarar yapan bir hastalıktır. Yapraklar açık yeşil sarı beneklidir. Tüm bitkiyi bodur bırakan bir hastalıktır. Bitkilerin meyve tutumu az ve meyvelerin kalitesi bozuktur.
Hastalığın ilaçlı mücadelesi yoktur. Taşıyıcı olan yaprak bitleri ile mücadele edilmeli sertifikalı tohum kullanılmalıdır.
Tel Kurtları
Tel kurtlarının uzun, parlak, sarı-kahverengi renkli larvaları tohumlara ve genç fidelerin köklerine zarar verir. Köklerin içine girerek galeriler açar ve fidelerin ölümüne neden olur. Tel kurtlarının larvalarına karşı Diazinon, Chlorpryhos veya Endosülfanlı ilaçlardan biri ile ekimden önce toprak ilaçlaması yapılır. Ayrıca Chlorpryhos veya Endosülfanlı ilaçlarda tohum ilaçlaması yapılır.
Yaprak Biti
Bu zararlılar yaprak altlarından sürgün uçlarından ve büyüme konilerinden bitki özsuyunu emerek zarar yaparlar. Yaprakların kıvrılmalarına ve bükülmelerine sebep olurlar. Yaprak bitleriyle ilaçlı mücadele Malathion, Fenitrothion, Endosülfan, Carbarly içeren ilaçlar kullanılır.
Kırmızı Örümcekler
Oval şekilde olan ve zor görülebilen bu zararlılar yapraklardan bitki özsuyunu emerek zarar yapar. Yaprakların alt yüzeyinde ergin, larva pimf ve yumurtaları bir arada bulunur. Zararlıların emdiği yapraklar sararır, kıvrılır ve kururlar. Kırmızı örümceklerde kimyasal mücadele Malathion, Eromophos, Dicofol, Tetradifon, Binapeoryl içeren ilaçlardan biri kullanılır.

Kavun Kızıl Böceği
Bu zararlı 6-7 mm boyunda demir kırmızısı renginde çok hareketli ve uzun bir yapıya sahiptir. Larvaları ince uzun olup büyüdüğünde 10-15 mm boyunda ve sarımsı limon renktedir. Erginleri bitkinin yapraklarında, larvaları ise köklerde zarar yapar.
Kavun kızıl böceğinin erginlerine karşı Carbaryl, Bromopos, Malathion, Diazinon içeren larvalarına karşı Endosülfan içeren ilaçlar kullanılır.

Kavun, Karpuz Telli Böceği
Ergin üstten yarım küre şeklinde görülen kanatlarının üzerinde altışar adet siyah renkte lekeler bulunan ve uğurböceğine benzeyen bir böcektir. Ergin kırmızımsı renkte olup larvaları kavuniçi renginde oval ve geniştir. Larvaların üzeri dikenimsi kıllarla örtülüdür. Erginler kışı yaşadığı bitki artıkları arasında geçirerek Haziran ayında yumurtalarını bitki yapraklarının altına kümeler halinde bırakır. Erginler çiçek, meyve özü ve genç sürgünlerde, larvalar ise yapraklarda zarar yapar.
Kimyasal mücadelesinde Carlbarly, Bromophos, Malathion ve Diazinon içeren ilaçlar kullanılır.
Kavun Sineği
Larva döneminde zarar yapan bir zararlıdır. Larvalar meyvelerin çekirdek evinde tahribat yapar. Larvaların meyve içindeki artık ve pislikleri ile dışarı çıkarken açtıkları deliklerdeki çürümeler meyvelerin kalitesini bozar.
Kavun sineğine karşı birinci ilaçlama meyveler fındık büyüklüğünde iken Carbarly, Fenthion, Diazinon, Malathion ve Endosulfan içeren ilaçlarla yapılır. İkinci ilaçlama birinci ilaçlamadan 15 gün sonra yapılmalıdır.
5. HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI
Meyveler tam olgunlaşma devresinde hasat edilmelidir. Olgunluğa gelmiş kavunlar saplarında elle koparılmak veya bıçakla kesilmek suretiyle hasat edilirler. Hasat işleri sabah yapılmalı ve küçük yığınlar halinde toplanan kavunlar güneşte fazla bekletilmemelidir. Kavunlar hemen pazara veya depoya sevk edilmelidir. Eğer kavunlar depoda uzun süre saklanacaksa zaman zaman ters çevrilmelidir.
6. VERİM VE MALİYET 
Kuru koşullarda Adıyaman yöresinde ortalama kavun verimi 1.300 kg/da iken sulu koşullarda Harran Ovasında Çukurova Ziraat Fakültesinin yapmış olduğu araştırmada pazarlanabilir verim 2.683 kg/da bulunmuştur.
Bölgemizde sulu koşullarda kavun maliyetleri konusunda herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Köy Hizmetleri Şanlıurfa Araştırma Enstitüsü tarafından Adıyaman’da yapılan araştırmada kuru koşullarda kavun yetiştiriciliği için 16.15 sa/da insan işgücü ve 1.68 sa/da makine işgücüne ihtiyaç olduğu tespit edilmiştir.

Kaynak : 
Sebzecilik - Ziya KÜTEVİN, Dr. Tamer TÜRKEŞ
Özel Sebze Yetiştiriciliği - Prof. Dr. Atila GÜNAY
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top