bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bitki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Aralık 2010 Pazar

KURU FASULYE





KURU FASULYE
Ekim Zamanı Fasulye 00 nin altındaki sıcaklıklardan zarar görür. Bu nedenle fasulye ekimine İlkbahar son donlarının bitiminden sonra başlar. Buda bölgemiz için Mayıs ayının başıdır. Bundan daha erken olarak yapılacak ekimler rizikoludur
Gübreleme:Kuru fasulye için en uygun gübre dozu saf madde olarak 3-4 kg/da azot, 5-6 kg P2O5 kg/da. dır. Gübreleri en son olarak yapılacak toprak işlemeden önce verilmelidir. Toprak hazırlığının çok daha itinalı yapılması topraktaki tavla çıkışın sağlanması açısından önemlidir.
Yabancı ot kontrolü için mutlaka yabancı ot ilacı kullanılmalıdır. Yabancı ot kontrolü için ekim öncesi ve ekim sonrası kullanılan yabancı ot ilaçları bulunmaktadır. Şayet ekim öncesi yabancı ot ilacı uygulaması yapılacak ise bunun ekim için yapılan son toprak işlemesinden önce yapılması gerekir.
Ekim Metodu ve Ekim Sıklığı:Sulama, çapalama ve mücadele işlerinin uygun bir şekilde ve makinalı yapılması isteniyor ise fasulyeyi sıraya ekmede fayda vardır. Sıra arası mesafeler ekilen fasulyenin yer (bodur) veya sarılıcı olmasına göre farklılıklar gösterir. Bodur fasulyeler 35-40 cm gibi dar sıra arası mesafelerde daha iyi verim vermişler ancak, geniş tarla tarımında yapılacak işlemlerin makina kullanılarak traktörle yapılmasını zorlaştırmış hatta tarlaya traktörle girme imkanı ortadan kalkmıştır. Traktör kullanılarak çapalama, ilaçlama düşünülüyor ise sıra arası mesafe en az 45 cm olmalıdır, karık sulama istendiğinde sıra arası mesafe en az 68 cm civarında olması gerekir. Sarılıcı fasulyelerde ise sıra arası mesafelerin daha da artırılması uygundur. Dekara atılacak tohum miktarı tohumun iriliğine göre farklılık gösterir. Bu miktar küçük taneli fasulyeler için 4-6 kg/da, iri taneli fasulyeler için ise 7-12 kg/da dır. Bir m2 de 26-30 adet bitki bulunması yeterlidir. Ekimin tavlı toprağa yapılmasına özen gösterilmeli, kuruya ekilip sulama yapıldıysa fasulye bitkisinin çıkışında yaprak yüzeyindeki set tabaka yani "kaymak tabakası" kırılmalıdır.

Tarla otlandığında çapa yapılmalı ve hastalık ve zararlılarla mücadeleye dikkat edilmelidir.
Sulama:Fasulye bitkisinin ekimden hasadına kadar 400-450 mm suya ihtiyacı vardır. Bitkinin ekimi yazlık olduğu için bu miktarın büyük bir çoğunluğunun sulama suyu ile verilmesi gerekir. İklim koşulları, rüzgar, yüksek ısı ve toprağın yapısı bitkinin su isteği üzerinde etkili olurlar
Sulamada karık sulama tercih edilmeli bu tip sulamanın mümkün olmadığı durumlarda diğer sulama yöntemleri kullanılmalıdır. Bölgemizde fasulye bitkisi için çıkıştan sonra en az 4-5 defa karık sulama yapılması gerekir. Tarlaya verilecek su çiçeklenmeye kadar az olmalı tarla göllendirilmemelidir. İlk dönemdeki fazla sudan dolayı meydana gelebilecek göllenmeler kök gelişmesini yavaşlatır ve kök hastalıklarını artırır.

Çiçeklenme başlangıcından itibaren yapılacak sulamalar daha da önemlidir. Bitki kök sistemi iyice geliştiğinden verilecek su miktarı artırılmalı kök bölgesinin iyice ıslatılması gerekir. Bu dönemde nem eksikliği döllenen çiçek sayısının azalmasına, baklaların küçük ve kalitesiz olmasına neden olur. Bu dönemde bitkiler kesinlikle susuz bırakılmamalıdır. Bitkinin susuz kaldığının ilk belirtisi bitkinin açık yeşil olan yapraklarının koyu yeşil renge dönüşmesidir. Yağmurla sulama yapılması gerekiyor ise bu mutlaka çiçeklenmenin hemen başlangıcında yapılmalı tarlaya bol su verilmeli, çiçeklenmenin tam ortasında sulamadan değil yağmurlama yapmaktan kaçınmalıdır. Çünkü döllenmede azalma meydana gelecek ve verim düşecektir.




FASULYE HAKKINDA BİLGİLER

Tazesiyle kurusuyla mükemmel bir besin olan ve sağlığa yararlı birçok etkisi bulunan Fasulye’leri veren bitkiler, Baklagiller’dendir. Anayurdu Amerika kıtası olan ve on altıncı yüzyılda Avrupa’ya getirilip oradan tüm dünyaya yayılarak yetiştirilmeye başlanan fasulyeler, genellikle biryıllık sarılgan otsu bitkilerdir. Birçok türü bulunan fasulyeler, sırık fasulyeleri ve bodur fasulyeler olarak iki ana gruba ayrılır.

Sırık fasulyelerinin çalı, ayşekadın, şeker ve barbunya gibi türleri; bodur fasulyelerin yer ve ferasetsiz adı verilen türleri vardır. Önceki yıllarda soya ve börülceler fasulye grupları içinde sayılırken son zamanlarda kendi özel başlıkları altında tanıtılmaktadır. Sırık fasulyeleri 3 m’ye kadar boylanabilirken yer fasulyelerinde boylanma çok daha az olur. Fasulye bitkilerinin yuvarlak kesitli dayanıklı gövdeleri; türlere göre rengi yeşilin tonlarında değişen, sapları farklı uzunlukta olan ve uçları sivri yaprakları vardır.

Fasulyenin yaprakları güneşten fazla hoşlanmadığı için, yaprak sapının gövdeye bağlandığı yerdeki şişkinlikler sapları hareket ettirerek yaprağın güneşe karşı meyilli durmasını sağlar. Fasulye bitkisinin çiçekleri türlere göre beyaz, sarı, kırmızı ve morumsu renk tonlarında olur. Erselik özellik de taşıyan bu çiçekler, kendi kendini döller. Döllenen çiçekler bir badıç (bakla) oluşturur. Bu badıcın içinde bitkinin tohumları, çeşitli türlere göre sayıları 4-10 arasında değişerek oluşur.

Fasulye tohumları (çekirdekleri) gene türlere göre beyaz, bej, siyah, kahverengi, kırmızı ya da vişne renginde veya çok değişen renklerde lekeli olur. Fasulye bitkisinin taze sebze olarak tüketilen badıcında göz önüne alınan en önemli özellik, badıcın yanlarında gömülü olarak uzanan kılçığıdır. Bitkinin ıslah çalışmalarında, kılçığın en ince hale getirilmesi amaçlanır.

Fasulyenin kurumuş badıcı ayıklandığında ortaya çıkan tohumları kuru sebze olarak tüketilir. Taze ve kurusuyla fasulye, Türk mutfağının vazgeçilmez sebzelerinin başında gelmektedir.

BESİN DEĞERLERİ

Çeşitli türlerdeki taze fasulyelerin 100 gramının içerdiği ortalama besin değerleri şöylece sıralanabilir: 25-103 kalori; 1,6-8,4 gr. protein; 5,4 gr. karbonhidrat; 0 kolesterol; 0,2 gr. yağ; 1-6.7 gr. lif; 37 mgr. fosfor; 37-50 mgr. kalsiyum; 0,6-2,5 mgr. demir; 4 mgr. sodyum; 151-420 mgr. potasyum; l mgr. çinko; 540 IU A vitamini; 0,07 mgr. B1 vitamini; 0,9 mgr. B2 vitamini; 0,5 mgr. B3 vitamini; 42 mcgr. folik asit ve 12 mgr. C vitamini.

Oysa, kuru fasulyenin besin değerleri çok yüksektir. 100 gr. kuru fasulyenin ortalama besin değerleri şöyle sıralanabilir: 340 kalori: 23 gr. protein: 21.2 gr. karbonhidrat: 0 kolesterol; 1,6 gr. yağ; 1,5 gr. lif; 148 mgr. fosfor: 144 mgr. kalsiyum: 7,8 mgr. demir: 416 mgr. potasyum: 0.65 mgr. B1 vitamini: 0,22 mgr. B2 vitamini: 2,4 mgr. B3 vitamini ve 1.1 mgr. E vitamini. İşte bu nedenle uzmanlar, kuru fasulyenin sıkça tüketilmesini öğütlemektedir.

SAĞLIĞIMIZA YARARLARI

Fasulyeler kandaki kötü kolesterol düzeyini önemli ölçüde düşürürler. ABD’de son zamanlarda yapılan bilimsel araştırmalarda, diyetlerinde düzenli olarak çeşitli fasulyelere yer veren kişilerin, üç haftalık böyle bir diyetten sonra kötü kolesterol düzeylerinde %19′lara varan düşüşlerin yaşandığını saptamıştır.

Potasyum oram yüksek olan fasulyelerin düzenli olarak alımı, yüksek tansiyonu düşürmektedir.
Zengin lif içeriğiyle fasulyeler, peklik (kabızlık) çeken kişilere iyi gelir, ayrıca kalınbağırsak ve hemoroit sorunları çekenler de fasulyelerden yararlanmalıdır.

Fasulyeler, yüksek oranlı demir içeriğiyle kansızlığı ve folik asit içeriğiyle gebe kadınların spina bifida (omurganın bir yanının açık olması) hastalığına yakalanmış çocuk doğurma rizikosunu en aza indirir.
Fasulyeler, ensülin ve kan sekeri düzeyini kontrol altında tutarak seker hastalarına yardımcı olurlar.

Fasulyeler, yüksek oranlı antioksidan içeriğiyle bedenin kansere yakalanması rizikosunu azaltır: Bu bağlamda, özellikle kadınlarda meme kanserleri ve genellikle kalınbağırsak kanserleri sayılabilir.

İşte sağlığa yararlı bu pek önemli etkilerinden faydalanılmak üzere kuru fasulyelerin günde 55-60 gr. ve taze fasulyelerin 100-120 gr’lık bir miktarının günlük diyetimize katılarak alınması uzmanlarca öğütlenmektedir.

Bazı Faydaları

•Kalp sağlığını korur.
•Kalp krizi riskini azaltır.
•Kemik yapısının güçlenmesine yardımcı olur.
•Kan şekerini kontrol altında tutar.
•Sinir sistemine iyi gelir.
•Mide ve bağırsak sağlığını korur.
•Bağırsakların çalışmasını sağlar.
•Kandaki kötü kolesterolü düşürür.

KURU FASULYE TARİFİ


kuru fasulye tarifi
MALZEMELER
2 su bardağı kuru fasulye + 1 litre sıcak su+ 1 tatlı kaşığı şeker+ 1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı salça
2 adet kuru biber
1 büyük baş soğan
1 adet yeşil biber
1 adet domates
1 çay kaşığı tepeleme kırmızı toz biber
1,5 litre sıcak su
5-6 yemek kaşık sıyı yağ

NASIL YAPILIR
Bir gece önceden kuru fasulyeleri ayıklayıp yıkayın.
1 litre sıcak suyun içine, tuz ve şekeri karıştırın. Ve fasulyeyi geceden bu suyun içinde ıslatın. Soğanları ve biberi yemeklik doğrayın.
Düdüklü tencereyi ocağa alın ve tencereye önce yağı koyun, soğan ve biberleri kavurun. Ayrı bir yerde sıcak suyunuzu hazırlayın. Domatesin kabuğunu soyun ve doğrayın, tencereye aktarın. Salçayıda ilave edin.Beraberce 2-3 dakikadar kavurun. Fasulyeleri, tuzunu, kırmızıbiberini, kurubiberi ilave edip, 2-3 kez daha karıştırın. Daha sonra sıcak suyunu koyun. Karıştırın. Tencerenin kapağını kapatın .Düdüğü çalana kadar orta hararetli ateşte, daha sonrasında ise kısık ateşte 35 dakika kadar pişirin. Tencereyi ocaktan aldıktan sonra kapağını açın ve suyunu kontrol edin. Eğer suyu biraz fazla ise kapağı açık vaziyette çok az daha kaynatın. Eğer suyu az ise yeterince kaynar su ilave edip 5 dakika kadar daha pişirin. Sıcak olarak servis edin.En iyi yemek tarifleri Minikhaber’de bulunur.Afiyet olsun.

23 Ekim 2010 Cumartesi

SULAMA TEKNİKLERİ

SULAMA TEKNİKLERİ
Tarım alanlarının sulanmasıyla ilgili bilgi edinmek için önce toprakta bulunan suyun davranışı yada suyun toprakta bulunuşu ile ilgili bilgi edinmemiz gerekmektedir.

Toprak suyunu aşağıdaki gibi sınıflandırabiliriz.

1. Toprak Suyu'nun Sınıflandırılması
a. Sızan su
b. Tutulan su
- Kapilar su
- Higroskopik su
c. Taban suyu
d. Durgun su

Sızan su :
Su ile doygun bir toprakta suyun bir kısmı yer çekiminin etkisiyle derinlere dogru sızar. Bu sizma topragin genis gözeneklerinden ve makroporlardan olmaktadir. Sızma yaklaşık 0-1,3 atm basınç altinda gerçeklesir.
Tutulan su : sızan su hareketinin sona erdiği andan itibaren toprakta tutulan su miktarıdır.

Taban suyu : sızan su geçirimsiz bir tabakaya rastlarsa daha derinlere sızamayarak toprak gözeneklerini doldurur. Sonrada geçirimsiz tabakanin egimine, bazi yerlerde de arazinin egimine bagli olarak hareket eder.

Durgun su :
Toprakta geçirimsiz tabakaya rastlayan su hareket edemedigi zaman durgun suyu olusturur.


2. Toprak Nem Sabiteleri
a. Doygunluk noktasi
b. Tarla kapasitesi
c. Daimi solma yüzdesi
d. Higroskopik sabite
e. Fırın kuru toprak
Doygunluk noktasi : toprak gözeneklerinin tamamen su ile dolu oldugu durumdaki nem düzeyidir.

Tarla Kapasitesi : sızan suyun tamamen sızdığı yani sızma işleminin durdugu andaki nem düzeyidir. Pratik olarak 1/3 atm tansiyonla tutulan nem değeri olarak ifade edilebilir. Tarla kapasitesi ile daimi solma yüzdesi arasindaki nem düzeyi bitkilerin faydalanabildigi nem düzeyidir.

Daimi solma yüzdesi : Sulandiklarinda bitkilerin tekrar kendilerine gelemeyecek sekilde solma göstermeye basladiklari nem düzeyidir.

Sulama uygulamalari açısından bu 3 nem sabitesi büyük önem arzetmektedir.
3. Faydalılık Açısından Toprak Suyu

Faydalılık açısından toprak suyu ;
a. Yarayışsız su
b. Yarayışlı su
c. Fazla su olarak sınıflandırılabilir.
15 atm’den yüksek tansiyonlarla tutulan sular yarayissiz su olmaktadir. Tarla kapasitesinin altindaki sularda topragin tüm gözeneklerini doldurdugundan havalanma sorunlari olusturur ve topraktan hizla uzaklastirilmasi gereken sulardir.

Yukarıda da belirtildigi gibi tarla kapasitesi ile daimi solma yüzdesi arasindaki su bitkiler için yarayisli sudur. Yarayisli nem kapasitesi sulama zamaninin tespiti ve sulama dozunun ayarlanmasi bakimindan önemlidir. Ancak bitki-toprak etkilesimleri ve bunlarin kök bölgesi derinligine etkisi ve iklim faktörlerindeki kararsizliklar nedeniyle sulama için tavsiye edilen zaman farkliliklar göstermektedir. Kabaca topragin su kapasitesinin % 25-75 oraninda tükenmesi araliginda sulama yapilmasi tavsiye edilir. özet bir ifade ile toprak neminin tarla kapasitesi civarinda optimum yarayisliliga sahip oldugu, nem miktari azaldikça yarayisliliginin azaldigi ve daha daimi solma yüzdesine gelmeden bitki gelismesinin önemli ölçüde zarar gördügü söylenebilir. Bu sebeple toprak yarayisli neminin tükenmesini veya daimi solma yüzdesine ulasmasini beklemeden sulama yapilmasi gerekir.

Sulama zamaninin belirlenmesinde gözlemlerden yararlanilabilecegi gibi, bitkinin solma belirtileri göstermesi, yapraklarinin normalden daha koyu yesil bir renk almasi suya ihtiyaç duydugunu gösterir. Ancak bu asamaya gelmis bir bitkide ciddi hasarlanmalar meydana gelebilir. öte yandan gözlemle sulama zamani tespiti de her zaman yaniltici olabilir. Objektif olarak sulama zamaninin belirlenmesinde tansiyometreler pratik olarak kullanilabilir.

4. Sulama Yöntemleri
a. Yüzey Sulama Yöntemleri:
Adi salma sulama yöntemi : Bu yöntemde su tarla hendeklerinden saptırılarak toprak yüzeyini devamlı bir tabaka halinde kaplayacak sekilde tarla yüzeyinde rasgele yayılmaya birakılır. isçilik masraflarıinıin ve sulama kültürünün az oldugu yerlerde genis oranda kullanılır.

Tarla laterallerinden salma usulü sulama : Adi salma yönteminin bir degişik şekli olup, sulama suyu tarla laterallerinden taşırma suretiyle tarlaya verilir.

Adi tava usulü sulama : Bu yöntemle sulama etrafi seddelerle çevrili düz parsellere büyük akis debilerinin verilmesi ile yapilir. özellikle düz ve düze yakin arazilerin sulanmasinda uygundur.

Uzun tava yöntemi : Bu yöntemin esasi, tarlanin azami meyil istikametinde uzun şeritlere ayrilmasi ve bunlarin aralarının seddelerle bölünmesidir. şeritlerin üst basindan sevk edilen su ince bir tabaka halinde ve seddelerle kontrol edilerek aşağı doğru akar.

Bu tip sulama yöntemleri gittikçe artan su sorunu dikkate alındığında uygun değildir. Günümüzde su kaynaklarının en ekonomik şekilde kullanılabileceği yöntemler gittikçe önem kazanmaktadır. Bu konu dikkate alındığında suyun ancak çok bol olduğu durumlarda uygulanabilir.

b. Yagmurlama Sulama Yöntemi:
Yağmurlama sulama yönteminde su dogal yağışa benzer biçimde toprak yüzeyine serpilmek suretiyle uygulanır. Bu yöntemde su kapali borularla mekanik püskürtücülere kadar tasinir ve püskürtücülerden suyun topraga yagdirilmasi küçük orifis ve memelerle basinç altinda yapilir. Sistemin çalismasi için gerekli basinç genellikle pompalarla saglanir. Bunun yaninda su kaynaginin sulama alanindan yeterince yüksek olmasi da gerekli basinci saglayabilir.
c. Mini sprink Yöntemi ile sulama
Yagmurlama sulama ile damla sulama arasinda bir yöntem olup, ince borularla tarlaya dagitilan su küçük yagmurlama basliklari ile araziye dagitilir. Sabit bir sistem degildir gerektiginde toplanabilir.
d. Toprak Altı Sulama Yönemi
Toprak alti sulama sun’i yolla toprak altina su ilavesiyle taban suyu seviyesinin düzenleme faaliyeti olarak tanimlanabilir. Bu yöntemde su seviyesi kök bölgesinde su ve hava miktarinin en iyi sekilde kombine edilmesini saglayacak yükseklikte muhafaza edilmelidir.
e. Damla Sulama Yöntemi
Damla sulama intensif sulu tarimda kullanilmak üzere gelistirilmis olan bir yöntemdir. Damla sulamasi toprak yüzeyine veya yüzeyin hemen altina yerlestirilen küçük çapli orifis yardimiyla aritilmis suyu toprak yüzeyine veya içerisine veren bir sistemdir. Bu sistem suyun belirlenmis bir desene alçak basinç altinda verilmesine imkan saglar. Bu sistemin çalistirilmasi için gerekli olan basinç yagmurlama sistemindekinden daha azdir. Bu sistemde su yaygin boru agi araciligi ile her bitkiye kadar götürülür. öte yandan bitkilere verilecek gübreler de sulama suyu ile birlikte verilebilir (fertigation). Kisacasi sistemin esasi bitkinin ihtiyaç duydugu su ve besin maddesi miktarini optimum seviyede tutmaktir. Klon anaçlari ile tesis edilmis bahçeler için en uygun sulama sistemi damla sulama kismen de mini-spring sulama sistemidir. Salma sulamada arazi yüzeyinde göllenmeler olusmakta ve özellikle MM 106 gibi kök bogazi çürüklügüne hassas anaçlarda kurumalar görülebilmektedir. öte yandan isgücünden tasarruf edilmesi, sulama ve gübreleme etkinliginin artirilmasi, sulama suyundan tasarruf edilmesi gibi üstünlükleri nedeniyle damla sulama sistemi tercih edilmelidir. Hüseyin AKGüL (Ziraat Yüksek Mühendisi)

Kaynak:http://www.bahce.biz/

Dikenli çalılar bahçenizi de koruyor!


Dikenli çalılar bahçenizi de koruyor!
Dikenli teller, yüksek çitler ve projektörler… Doğa ile barışık bir bahçe güvenliği sağlanabilir mi?

Bahçenizin arkası hırsızın işlerini halletmesi için ideal bir ortamdır. Sokak lambalarının, komşuların meraklı gözlerinden uzak şekilde rahatlıkla içeriye girebilir. Ağaçlarda ona kamuflaj olabilir.

bu duruma önlem olarak, bahçenin bütünlüğünü bozmadan, korkuluklar çok eski bir yöntem de olsa caydırıcı olabilir. Yüksek çitler, dikenli tellerde işinizi görür.

Dikenli teller yerine zaten bol dikeni olan bitkilerde yetiştirmek çok mantıklı. Böylece bahçeniz daha fazla kendisiyle barışık olacak. ‘Pembe hanım’, ‘Ortak alıç’, ‘Rubra’ ve ‘Karaçalı’ gibi Frenk çalılar,davetsiz misafirlere engel olmaya yeter.

Dikenli çalılar etkili bir güvenlik yöntemi. Ancak iyi bakılmadıklarında çok kötü bir çöp yığınına dönüşebilirler.
Evinizin pencere kenarına koyacağınız dikenli kaktüsler de pencere güvenliği için etkili bir çözümdür. Çok az su isteyen bu bitkiler uygun güvenlik elemanıdırlar.

Bahçenizde çok büyük ağaçlar yetiştirmemeye özen gösterin, yada onları budamayı alışkanlık haline getirin. Eğer kısa ağaçlarınız varsa hırsızlar meraklı komşularınızdan çekinebilirler. Böylece bahçenize girmekten vazgeçebilirler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top