Fındık Zararlıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fındık Zararlıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Mart 2013 Çarşamba

FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ


Ordu ve giresun anavatanı olsada trabzon düzce ve sakarya'nında pek çok yerinde yetiştirilen fındık yuksek oranda oleik asit icerdigi icin kolesterol seviyesi dusurdugu iddia edilir hatta afrodizyak özelliğininde olduğu bilinir peki fındık nasıl yetişir bir göz atalım...

FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ






Türkiye’deki üretimi çok eskilere dayanan fındık, geleneksel ihraç ürünü olma niteliğini devam ettirmekte ve ülke ekonomisine oldukça önemli katkıda bulunmaktadır.
Fındık üreten ülkeler arasında saha, üretim ve ihracat bakımından ilk sırada yer almamıza karşılık, birim sahada alınan ürün bakımından diğer üretici ülkelerin gerisinde bulunmaktayız. Yılda yıla dalgalanma göstermekle birlikte ülkemizdeki fındık üretim artışı denetimsiz ve kontrolsüz olarak genişleyen üretim sahasından kaynaklanmaktadır.
Fındık çerezlik olarak tüketildiği gibi, pastacılık ve şekercilik sanayiinde geniş ölçüde kullanılma alanına sahiptir. Fındığın birçok üretim ve pazarlama sorunları bulunmaktadır. Üretim sorununun başında verim düşüklüğü gelmektedir. Fındık bahçelerinin yaşlı ve çok sık dikilmiş olması, tozlayıcı noksanlığı, budama, gübreleme ve mücadele gibi teknik uygulama noksanlıkları verim düşüklüğünün en önemli sebepleridir. Pazarlama sorunlarının başında ise o yıl üretilen fındığın ihraç edilmemesi ve buna bağlı olarak da yıldan yıl stokların oluşmasıdır.

TÜRKİYE’DE YETİŞTİRİLEN ÖNEMLİ FINDIK ÇEŞİTLERİ:

Ülkemizde yetiştirilen fındık çeşitleri meyve şekil ve özelliklerine göre üç grupta toplanmaktadır.
1. Yuvarlak fındıklar 2. Sivri fındıklar 3. Badem fındıklar
- Tombul fındık - Sivri fındık - Yuvarlak badem fındık
- Palaz fındık - İncekara fındık - Yassı badem fındığı
- Foşa fındık - Acı fındık - Değirmendere fındığı
- Çakıldak fındık - Kuş fındığı
- Kalınkara fındığı
- Kargalak fındığı
- Uzunmusa fındığı
- Mincane fındığı
- Cavcava fındığı
- Kan fındığı
İKLİM VE TOPRAK İSTEKLERİ:
a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli, mutedil iklim bölgelerinde olmaktadır. Karadeniz kıyı bölgesi fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bulunmaktadır. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir.
Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve 750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yörelerde fındık en uygun olarak yetişmektedir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Bunun yanında Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nem de %60’ın altına düşmemelidir.


b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisi olduğundan kökleri fazla derine gitmeyip meyilli arazilerde 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir.
FINDIK YETİŞTİRME TEKNİĞİ:
a. Arazi ve Toprak Hazırlığı: Ekonomik ömrü oldukça uzun olan fındığın dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının çok dikkatli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi tesisi yapılabilmektedir.
- Düz Arazilerde Toprak-Su Koruma Önlemleri: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak tavan suyunun alçak ve yüksek olmasına göre bazı farklı uygulamalar yapılmaktadır.
Meyilli Arazilerde Toprak-Su Koruma Tedbirleri: Meyilli %5’den fazla olan arazilerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.
1. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu durumlarda bu teras şekli uygulanır.
2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek teras sistemi uygulanır.
3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygulanır.
Arazi hazırlığı bu şekilde yapıldıktan sonra dikimden önce iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak hazırlığında aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.
* Toprak Analizi : Arazi hazırlığı yapıldıktan sonra dikimden önce toprakta noksan olan besin maddeleri için temel gübrelemenin yapılması, toprağın asitlik durumunun tespiti ve uygulanacak olan kireç miktarının tayini için mutlak surette toprağın analizi yapılmalıdır.
* Toprağın Kirizma Yapılması: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır, mikroorganizma faaliyeti artırılır, su tutma kapasitesi de artırılarak toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı nispeten düzeltilmiş olur.
* Toprak Yorgunluğunun Giderilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık yetiştirilmiş ise toprak yorgunluğu meydana gelmiştir. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.
b. Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen çeşitlerin;
- Verimli ve kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.
- Pazarda tutulan ve yüksek fiyat bulan çeşitler olmalıdır.
- Bahçe içerisinde çeşit standardizasyonunun sağlanmasına dikkat edilmelidir.
- Ana çeşitlerin meyve tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde tozlayıcı çeşitlere yer verilmelidir.
c. Fidan Seçimi ve Dikime Hazırlanması: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Belli kurallar dahilinde bu sürgünlerle yapılmaktadır. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır:
- Ocakların güneş gören, pişkin, hastalıksız ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır.
- İyi teşekkül etmiş tomurcukları bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
- Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır.
Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçildikten sonra köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerinden dikimden önce “Dikim Budaması” yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalı, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.
d. Dikim Zamanı : Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır.
e. Dikim ve Terbiye Sistemleri : Fındık yetiştiriciliği genellikle ocak dikim sistemine göre yapılmaktadır. Bu sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel dikim şeklidir. İki çeşit dikim sistemi vardır. Bunlar;
- Çit Dikim Sistemi : Bu dikim sistemi düz arazilerde uygulanabildiği gibi daha çok meyillik ve toprak derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli arazilerde arazinin meyil derecesine göre 1.5-2 m. teras üstü genişliği ve 3.5-5 m. teraslar arası mesafe olacak şekilde teraslama yapılır. Düz arazilerde ise sıralar arasındaki mesafe 4-5 m. olmalıdır.
- Ocak Dikim Sistemi : Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Ocak dikim sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
f. Budama Tekniği : Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik verimlilik çağının sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, verimin artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir tanesidir. Budama ile;
1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılmış ve bu şeklin muhafazası sağlanmış olur.
2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması sağlanır.
3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakım, tarımsal savaş ve hasat işlemlerinin daha kolay yapılması sağlanır.
4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanması sağlanmış olur.
5. Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.
6. Kök sürgün verme temayülü fazla olan fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmeleri önlenmiş olur.
g. Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budamaya vegetasyonun durduğu ve büyük oranda yaprakların döküldüğü dönem dikkate alınarak başlanmalıdır.
Budamada kullanılan aletler şunlardır.
- Budama Testeresi
- Budama Makası
- Çepin
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde Budama Tekniği:
İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra azami seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her yılın sonbaharında kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak kaydı ile 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.

Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış Halk Bahçelerinde Budama Tekniği:

Üretici bahçeleri tekniğe uygun dikim ve terbiye sistemine göre kurulmamış olduğundan gelişigüzel dallanma göstermektedir. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır. Bu üretici bahçeleri;
- Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır.
- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayıdan çok fazladır.
- Dikimde ana dallar arasında bırakılan mesafe çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yeterli değildir.
- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de dökülmelidir.
- Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.
Bu tür bahçelerde budamaya geçmeden önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8’e indirilmesi hedeflenmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılmak suretiyle yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş, hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir tanesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulmaya çalışılır, temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine gelişen öbür sürgünler alınır, yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyretme yapılır. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.
Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karacakarta kaçma, sürgün gelişmesinde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma varsa bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür.

Kök Sürgün Temizliği:

Fındığın kök sürgünü verme temayülü çok fazladır. Ana dalların kökleri üzerinde her yıl bol miktarda gelişme gösterirler. Gelişen bu kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuş, kırılmış, hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması durumunda boşalan dal istikametinde büyüyen kök sürgünlerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur.


h. Gübreleme:

Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için fındık yetiştiriciliğinde gübreleme büyük önem taşımaktadır.

Gübrelemenin Esasları:

Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmektedir.
- Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 yaş) : Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına göre tavsiye edilen miktarlarda kireç fidan çukurları açılmadan önce bütün arazi yüzeyine homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapalanmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan çukurlarına tavsiye edilen çeşit ve miktarlardaki fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.
Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5 nci yıla kadar her yıl fidan başına 40 gr. Azotlu gübrenin yarısı Mart ayı başında diğer yarısı da Mayıs sonu Haziran ayı başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özelikte yılık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.
- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübrelenmesi : Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır. Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.
-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Kireçleme: Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph’sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar, zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir.
Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir.
Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu taktirde verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır.
-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler yapmaktadır.
Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.

FINDIĞIN HASAT, HARMAN VE DEPOLANMASI
a. Hasat :
Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen afetle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir. Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak anlaşılmaktadır. Bunlar:
- Zurufların iyice sararıp kızarması
- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması
- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması ve iç’in kendine has sertlik ve tadını alması
- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾’ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir.
Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır.

b. Harman :

Sepetlere toplanan fındıklar yörelere göre harar, selek ve hey adı verilen 30-40 kg’lık sepetler ile veya çuvallara doldurulmak suretiyle sırtta ve ulaşım araçları ile harman yerlerine taşınırlar. Bölgede harman yerleri genellikle düz veya hafif meyilli çayırlık ve sert toprak olan yerlerdir.
Harman yerine getirilen fındıklar 3-5 gün yığın halinde bekletilir. Daha sonra tırmık ile harman alanına 10-15 cm kalınlıkta bir tabaka halinde serilir. Güneşli havalarda tahta kürek veya tırmık ile her gün karıştırılarak 3-5 gün kurutulur. Belli bir miktar kuruyan bu fındıklar patoz denilen fındık ayıklama makinasına verilmek suretiyle zuruflarından ayrılırlar. Ayıklanan bu fındıklar toprak harmanlarda bez, beton harmanlarda ise bez kullanılmadan 2-4 cm kalınlıkta serilirler. Güneşli havalarda her gün 2-3 defa tırmık ile karıştırılarak kurumaları sağlanır. Bu şekilde 3-4 gün kuruyan fındıklar vantilatörden geçirilmek suretiyle toz, toprak, zuruf parçalarından ve boşlarından ayrılır. Bu şekilde temizlenen fındıklar tekrar harman yerine serilerek içlerinde bulunan taş, toprak gibi sert ve yabancı cisimler alınır.

c. Depolama :

Depo olarak kullanılacak olan yer serin, kuru ve havalanabilir nitelikte olmalıdır. Bu şartlarda fındık en fazla 1 yıl özelliği bozulmadan muhafaza edilebilir. 1 yıldan daha uzun bir süre muhafaza için ısının 2-4.5 C ‘de ve nisbi rutubetin %55-60 arasında olması gereklidir. Isının yükselmesi acılaşmaya, nisbi nem oranının artmasın da küflenmeye yol açmaktadır.
FINDIK HASTALIK VE ZARARLILARI
a. Fındık Hastalıkları :
- Fındık Bakteriyel Yanıklığı

b. Fındık Zararlıları :

- Fındık Kurdu
- Fındık Filiz Güvesi
- Fındık Kozalak Akarı
- Dalkıran
- Uç Kurutan
- Fındık Gal Sineği
- Virgül Kabuklu Biti
- Fındıkta Kahverengi Koşnil


http://www.tarim.gov.tr/


FINDIK YAĞI HER DERDE DEVA...

Samsun'daki Uluslararası Gıda Fuarı'nda yüzde 98'i Fiskobirlik'e ait olan Ordu Yağ Sanayi A.Ş.'nin Çotanak marka yağlarını tanıtan şirketin Genel Müdürü Yaşar Pamuk, fındık yağlarının her derde deva olduğunu belirterek, kanser gelişimi ve riskinde engelleyici etkisi olan fındık yağının, kısırlığa karşı etkili olduğunu ve özellikle şeker hastaları için yararlı olduğunu söyledi.

AYHAN GONCA
SAMSUN- Yüzde 98'i Fiskobirlik'e ait olan Ordu Yağ Sanayii A.Ş.'nin ürettiği Çotanak marka yemeklik fındık yağlarının Türk mutfağının değişmez yağı olduğunu dile getiren Genel Müdür Yaşar Pamuk, fındık yağının bilinen özellikleri hakkında bilgi verdi. Yaşar Pamuk, fındık yağında yüzde 83 oranında oleik, yüzde 12 oranında linoleik asit, E vitamini, minerallerden kalsiyum, demir, çinko ve potasyum bulunduğunu ifade ederek, fındık yağının faydalarını şöyle sıraladı:
- Damar sertliği, daralması ve bundan kaynaklanan muhtemel kalp hastalıklarını önler.
- Vücuttaki aktiviteyi arttırır, psikososyal bir problem olan kısırlığa karşı etkilidir, üreme sistemini güçlendirir.
- Hücrelerden doku ve organlara kadar tüm yapılarda yaşlanmaya karşı doğal savunma oluşturur.
- Kanser gelişimi ve riskinde engelleyici etkisi vardır.
- Yüksek kalsiyum içerdiğinden çocukların kemik ve diş oluşumuna katkı sağlar, menopoz sonrası kemik erimesini yavaşlatır.
- Bünyesinde bulunan yüksek E vitamini alyuvarların parçalanmasını önleyerek kansızlığa karşı kuruyucu etki yapar.

13 Ocak 2011 Perşembe

FINDIK ZARARLILARI VE AFLATOKSIN

FINDIK ZARARLILARI

FINDIK KURDU (Curculio nucum L.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık kurdu ergini kül renginde, bazen sarımsı veya açık kahverenginde olup; başı öne doğru uzayarak hortum şeklini almıştır (Şekil1). Beyaz renkli, tombul, kıvrık ve bacaksız olan larvalar olgunlaştığında 10-12mm boyuna erişebilmektedir.
Fındık kurdu, tüm fındık yetiştirilen bölgelerimizde, özellikle orta ve yüksek kesimlerde, tombul ve ince kabuklu fındık çeşitlerinde zararlı olmaktadır. Esas konukçusu fındık olup, elma, armut, muşmula, kiraz,döngel, karayemiş ve böğürtlen üzerinde de beslenebilmektedir.
İlk erginler iklime bağlı olarak mart ayında görülür. Ergin çıkışı mayıs başlarında oldukça artar, çıkan erginler 16°C’den düşük sıcaklıklarda fazla aktif değildir. Mayıs ayında ergin çıkışı tamamlanmış olur. Sıcaklık 20°C’ye erişinceye kadar uçamadıklarından aynı ocak üzerinde beslenmek zorunda kalırlar. Uzun süre beslenip mayıs sonu haziran başında yumurtlamaya başlar. Bir dişi ortalama 42 yumurta bırakır. Yumurtalarını meyve kabuğunun altında hazırladığı bir yuvaya bırakır. Yumurta bırakılan meyvelerin kabuğu üzerinde 4-5 mm uzunlukta kahverenkli bir çizgi görülür. Yumurtalar ortalama 8 günde açılır.
 
Şekil 1: Fındık kurdu ergini
Larva iç fındık üzerinde bir ay kadar beslenip gelişir. Beslenme artıkları kabuk içini doldurur. Gelişen larva, kabuk üzerinde 1.5-2.0 mm çapında bir çıkış deliği açıp toprağa iner. Larvalar, toprakta hazırladıkları bir yuva içinde pupa olurlar. Burada 1-3 yıl kaldıktan sonra erginler çıkar. Toprağa geçen larvaların %18’i bir yıl sonra, %75’i ikinci yılda ve %7’si de üçüncü yılda ergin olup topraktan çıkarlar. Şiddetli kış, ergin çıkış oranını artırır. Ergin ömrü üç ay kadardır. Fındık kurdu hem ergin hem de larva döneminde zararlı olmakta ve bir çift böcek yaklaşık 200 adet meyveye zarar vermektedir.
Erginler erken dönemde çiçekler üzerinde beslenmekte, daha sonra yeni gelişmekte olan fındık meyvelerinin kabuğunu delip içindeki yumuşak kısımlarla beslenmektedir. Normal iriliğe ulaşıncaya kadar zarar gören meyvelerde kabuk içindeki etli kısım bozularak sarı bir renk alır. Sonradan bu renk kabuk üzerinde de belirir, ayrıca kabukta çöküntüler olur. Bu zarar şekline halk arasında sarıkaramuk denir(Şekil2). Meyve normal iriliğe ulaştıktan sonra zarar görürse meyve içi kararır ve bu zarar şekline de karakaramuk denir(Şekil3). Kabukta oluşan çatlaklardan dışarıya sızan siyah bir sıvı zuruf ve kabuğu kirletir. Erginler meyve içine yumurta koyarak da zararlı olurlar. Yumurtadan çıkan larvalar ise meyve içinde beslenip gelişmelerini tamamladıktan sonra meyve kabuğunda bir delik açar ve toprağa geçer. Böylece delikli meyve zararı oluşur. Kışı toprakta geçirir.
Şekil 2: Sarıkaramuk zararı
 
Şekil 3: Karakaramuk zararı
Mücadelesi
Bahçe toprağının köklere zarar vermeyecek şekilde çapalanması böcek yoğunluğunun azalması açısından önemlidir. Ancak fındık kurdu belirli bir yoğunluğun üzerinde ise en etkili mücadele bilinçli bir şekilde yapılacak kimyasal mücadeledir. Bahçedeki hakim çeşitlerin yarıdan fazlası mercimek büyüklüğüne ulaştığında, bahçenin büyüklüğüne göre seçilen 10-30 ocak, sabah erken saatlerde veya akşamüstü altına bir bez serilerek silkelenir. 10 ocakta ikiden fazla ergin böcek saptanırsa mücadeleye karar verilir ve ruhsatlı ilaçlardan biri ile ilaçlama yapılır. Zamanı iyi belirlendiğinde tek bir ilaçlama yeterlidir.

FINDIK KOZALAK AKARLARI
(Phytoptus avellanea Nal. ve Cecidophyopsis vermiformis Nal.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık kozalak akarları fındıkta verimi etkileyen en önemli zararlılardandır. Gözle görülemeyecek kadar küçük, iğ şeklinde ve beyaz renklidirler. Fındık meyve ve yaprak tomurcuklarında oluşturdukları mantar, kozalak veya gül adı verilen oluşumlarla dikkat çekerler.
Kışı bu kozalaklar içinde geçirip ilkbaharda yeni açılan yaprak koltuklarındaki ikinci yıl sürecek tomurcuklara girerek beslenme ve üremelerine devam ederler. Temmuz ayından itibaren tomurcuklarda şişmeler başlar, Ağustos ayında ise nohut büyüklüğüne ulaşır.
Zararlının bir formu kışı kozalaklar, dişi çiçekler, püsler ve sürgün tomurcuklarında geçirmekte ve yazın sürgün ucu, meyve dip kısımları, püsler içerisinde ve civarında devamlı yer değiştirmekte ve kozalak içinde olmadan da hayat çemberini tamamlamaktadır (Şekil4). Dişi çiçek, püs, yaprak ve meyve zararına neden olmaktadır. Özellikle erkek ve dişi çiçek dökümleri ile zarar daha da fazla olmaktadır. Yaprak ve sürgün tomurcuklarının da zararlanarak dökülmesi sonucu bitkinin yıldan yıla zayıflaması ve verimden düşmesi sözkonusu olmaktadır.
 
Şekil 4: Kozalak akarının daldaki zarar şekli
Fındık kozalak akarları hassas çeşitlerde % 70’ e varan zararlara neden olmaktadır. En hassas çeşitler Tombul, Mincane ve Uzunmusadır.
Mücadelesi
Kozalakların kışın yapraksız bir dönemde toplanması şeklinde yapılan mekanik mücadele kozalak akarlarına karşı oldukça etkili bir yöntemdir. Kozalakların içi diğer faydalı akar ve böcekler için de bir barınak yeri olduğundan toplanan kozalakların bahçe içinde bir yerde bırakılmalı, kesinlikle yakılmamalı veya gömülmemelidir. Fındık kozalak akarları çok yavaş hareket ettikleri ve olumsuz çevre koşullarından çok çabuk etkilendikleri için toplanan kozalakları terk edemezler ve kuruyan kozalaklar içinde besin bulamadıkları için ölürler.
Zararlı yoğunluğu ortalama bir dala 5 adet kozalak düşecek şekilde yüksek ise kimyasal mücadeleye karar verilir. En uygun ilaçlama zamanı Nisan sonu Mayıs başındaki bir haftalık süredir. Bu dönemde uç sürgünler 4-4,5 yapraklı, yeni tomurcuklar topluiğne başının yarısı büyüklükte ve yeni gelişen meyveler mercimek büyüklüğündedir.
FINDIK KOKARCASI (Palomena prasina L.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık kokarcası erginleri 11-14mm boyunda, yeşilimsi kahverenkli, anten ucu ile bacak uçları kırmızı renktedir (Şekil5).
Kışı dökülmüş yapraklar altında ya da benzeri korunmuş yerlerde geçiren erginler Mart sonu veya Nisan başında çıkmaya başlar, çiftleştikten sonra yumurtalarını 14-28’lik gruplar halinde yaprak alt yüzeyine bırakırlar. Yumurtadan çıkan nimfler toplu halde beslenirler. Önceleri otlar üzerinde beslenirler, daha sonra fındıklar üzerine geçerek zararlı olurlar. Temmuz ayında görülmeye başlayan yeni erginler hasada kadar meyveler hasattan sonra da yapraklar üzerinde beslenir.
Şekil 5: Fındık kokarcası ergini
Ergin ve nimfler fındık meyvelerinde emgi yapmak suretiyle zararlı olurlar. Fındık kurdu gibi sarıkaramuk ve karakaramuk oluşumuna neden olurlar. Bunlardan başka meyvelerin yeni iç doldurduğu dönemde emilmesi ile bulaşık ve yer yer çöküntülü olan şekilsiz içler oluşur. Ergin ve nimfler olgunlaşmakta olan meyveler üzerinde beslenerek dış satım yönünden önemli olan lekeli iç tipi zararı oluştururlar.
Mücadelesi
Kışlamış erginlerin çıkışı Nisan ortalarından itibaren en yüksek noktaya ulaşır. Bu dönemde yapılan sayımlarda 10 ocakta 1 adet kışlamış ergine rastlanırsa ilaçlı mücadeleye karar verilir. İlaçlama zamanı fındık kurdu ilaçlama zamanına denk geldiğinden her iki zararlıya karşı etkili olabilecek bir ilaçla ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca Haziran ayı başından itibaren nimflerin yoğunluk durumuna göre sadece bu zararlıyı hedef alan ikinci bir ilaçlama yapılabilir.

DALKIRAN (Xyleborus dispar Fabricius )
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Dalkıran erginlerinin dişileri 3-3,5 mm uzunlukta ve kahverenkli, erkekleri 2 mm uzunlukta, açık kestane renklidir. Erkeklerin ikinci çift kanatları olmadığı için uçamazlar(Şekil6). Larva ve pupalar 4-5 mm ve beyazdır(Şekil7).
Şekil 6: Dalkıran ergini
Şekil 7: Dalkıran larvası
Kışı konukçu içindeki galerilerde geçiren erginler, Mart ayından itibaren çıkmakta ve yakınında bulunan fındık dallarında yeni galeriler açmaktadır. İlkbahar döneminde Mart, Nisan ve Mayıs aylarındaki çıkışlar sürekli olmamakta, sıcaklığa bağlı olarak ani çıkışlar şeklinde olmaktadır. Yaz dönemindeki çıkışlar ise Temmuz başından Ağustos ortasına kadar devam etmektedir. Genellikle bir sürgün dibinden 2 mm çapında yuvarlak bir delik açarak gövdeye giren Dalkıran kabuğun altında ağacın yıllık halkaları paralelinde çevre galeri ve bunun her iki tarafında dik galeriler açar. Galeriler bitki tarafından kapatılamadığından giriş deliğinden bitki özsuyu akıntısı olur. Bitkide iletim demetlerinin zarar görmesi ve özsu akıntısı nedeniyle bitki zayıf düşmekte ve zamanla kurumaktadır(Şekil8).
Şekil 8: Dalkıran zarar şekli
Galerileri açan dişi baş kapsülünün içinde taşıdığı Ambrosia mantarının sporlarını galeriye bulaştırır ve bütün galeri içi, kirli beyaz renkteki bu mantarla kaplanır. Galeri açma başlangıcından 10-15 gün sonra dik galerilerde yumurtlama başlar.
Yumurtalar bırakıldıktan 8-10 gün sonra açılır. Çıkan larvalar galerilerde gelişmekte olan Ambrosia mantarı ile beslenir. Ağaçların odun kısmında beslenmezler. Larvalar 3-4 hafta beslendikten sonra pupa olur. Pupa süresi 8-10 gün olup, kışı ergin dönemde konukçu galerisinde geçirir. Nisan ve mayıs aylarında çeşitli nedenlerle kurumaya başlayan dallar, zararlıyı cezbettiğinden böyle dallarda galeriler daha fazla görülür. Bir dişi ortalama 50 kadar yumurta bırakır. Bunların ancak yarısı ergin hale gelebilir. Yılda 1 döl verir.
Karadeniz Bölgesi’nde sahile yakın tüm fındık bahçelerinde, orta ve yüksek kuşaktaki bazı bahçelerde yaygın ve önemli zararlara neden olduğu saptanmıştır.
Mücadelesi
Yazıcıböceklerle mücadelede kültürel tedbirler çok önemlidir. Bahçelerin bakımına özen gösterilmeli, bulaşık dallar kesilip bahçeden uzaklaştırılmalı veya yakılmalı, taban suyu yüksek ve bitki besin maddelerince fakir yerlere bahçe tesis edilmemeli ve tüm bunlar komşu bahçelerle beraber yapılmalıdır.
Kimyasal Mücadele en etkili şekilde Temmuz – Ağustos aylarındaki çıkışların Kırmızı Kanatlı Yapışkan Tuzaklar ile tespitinden sonra Temmuz başı Ağustos ortası arasındaki 6-7 haftalık bir periyotta yapılmalıdır. Sıvı ilaçlar dalların gövdelerini kaplayacak şekilde uygulanmalıdır.
Kırmızı Kanatlı Yapışkan Tuzaklar çıkış tespiti yanında kitlesel yakalama amacıyla da kullanılabilir(Şekil9). Bun tuzaklar Temmuz – Ağustos aylarında Bahçelerin bulaşıklılık durumuna göre Dekara 3-8 adet olacak şekilde asılmalıdır. Sorunlu olan bahçelerde daha kısa sürede sonuç alabilmek için Kitlesel yakalama metodu kültürel ve kimyasal mücadele ile birlikte uygulanmalıdır.  
Şekil 9: Kırmızı yapışkan tuzak
FINDIK TEKE BÖCEĞİ (Obera linearis L.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Uçkurutan olarak da bilinen fındık teke böceği erginleri 3-4mm eninde, 11-15mm boyunda siyah renkli bir böcektir(Şekil10). Larvaları mum sarısı rengindedir ve 20-25mm uzunluktadır(Şekil11).
Şekil 10: Uçkurutan ergini
Şekil 11: Uçkurutan larvası
Karadeniz Bölgesinde erginler Mayıs-Haziran aylarında çıkmakta, çiftleşen dişiler yumurtalarını yıllık sürgünlerin 10-15 cm. aşağısında hazırladıkları yuvalara bırakırlar. Yumurtadan çıkan larvalar önce yarım daire şeklinde sürgün eksenine dik bir galeri açar.  İlk yıl yukarıdan aşağıya 40-60 cm uzunluğunda bir galeri oluşturur.  Bu galeri içinde kışlayan larva ertesi ilkbaharda bu defa yukarıya doğru kısa bir galeri daha açar. Sonbahar sonlarında bir yuva hazırlayarak ikinci kışı geçirir. Ertesi yıl nisan ayında burada pupa olur. Erginler kabukta yuvarlak bir delik açarak çıkar. Böylece gelişmesini 2 yılda tamamlamış olur. Bir iki yıllık genç sürgünlerin özünde beslenen larvalar uzunluğuna galeriler açarak sürgünlerin kurumasına neden olur.
Mücadelesi
Genç sürgünlerde kurumların iyice belirdiği Temmuz ortalarından yaprak dökümüne kadar olan süre içinde, kurumakta olan tüm uç sürgünler kesilerek yakılmalıdır. Yoğunluğun fazla olduğu durumlarda, bir ocakta ortalama 5 ten fazla zararlı sürgün varsa ilaçlama yapılmalıdır. İlaçlamada çıkan erginlerin yumurta bırakmasını önlemek amaçlandığından ergin çıkışları izlenerek çıkış saptandıktan sonraki bu genellikle Mayıs ortalarına denk gelir- ilaçlamaya geçilmelidir.

FINDIK KOŞNİLLERİ (Parthenolecanium corni Bch. ve P. rufulum Ckll.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık Koşnilleri  tipik böcek görüntüsünden çok farklı bir yapıdadırlar. Dişilerde vücut yarım küre biçiminde, kabuk rengi başlangıçta koyu kahve, sonraları açık kahverenklidir(Şekil12). Larvalar ise önce açık sarı, sonraları kahverenklidir.
Larva halinde dal ve sürgünlerde kışladıktan sonra Nisan ayı başlarında ergin birey olurlar. Ergin giderek kabarıp büyüyerek vücut altında topladığı yumurtalarını koymaya başlar. Yumurtalar ise Mayıs ayı sonlarında açılmaya başlar ve çıkan larvalar sürgün ve yapraklara dağılır. Gerektiğinde yer değiştirebilen bu larvalar ağustosta gömlek değiştirip ikinci döneme geçerler. Zararlının en uzun süren biyolojik dönemi bu dönem olup, yaklaşık 7 aydır. Yaprak dökümünden önce yapraklar üzerindeki bireyler de sürgünlere geçerek kışlarlar. Martta dişi bireyler kabarmaya ve büyümeye başlarlar. Erkekler ise prepupa ve pupa dönemini geçirirler. Nisan başlarında da ilk erginler görülür. Yumurta bırakma nisan sonlarında başlar. Bir dişi yaklaşık 1400 yumurta bırakır. Yumurtaların açılma süresi ortalama 18 gündür. Bu zararlılar Karadeniz Bölgesi’nde yılda bir döl verir.
 
Şekil 12: Fındık koşnili ergini
Fındık Koşnillerinin larva ve erginleri yaprak ve sürgünlerde bitkinin özsuyunu emerek beslenmekte, bu sırada çıkardığı tatlı madde ile fumajine neden olmaktadır. Sonuçta bitkinin zayıflamasına, verimin düşmesine, yoğun olduğu durumlarda ise dallarda kurumalara neden olmaktadırlar.
Mücadelesi
Bulaşmanın az ve sınırlı olduğu yerlerde bulaşık sürgünler kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Oldukça rutubetli olan Karadeniz Bölgesinde Fındık Koşnilleri üzerinde etkin olan parazit mantarlar mevcut olup, çoğu zaman ilaçlı mücadeleye gerek kalmamaktadır. Bahçede yapılan örneklemede incelenen 30 sürgünün her birinde ortalama 5 canlı Koşnil varsa ilaçlamaya karar verilir. Zararlının hareketli genç larvaları hedef alındığından ilaçlama  yumurta açılımının tamamlanmasına yakın Haziran sonlarında yapılmalıdır. Zararlının doğal düşmanı olan mantarları korumak için bunların etkin olduğu yerlerde kükürtlü ilaçlar kullanılmamalıdır.
FINDIK FİLİZ GÜVESİ (Gypsonoma dealbana Fröhl.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık filiz güvesi de yaygın olarak görülen bir fındık zararlısı olup, sarımsı beyaz pulların hakim olduğu kahverenkli 5-7mm boyunda bir kelebektir. Olgun larva 7-8mm boyunda ve krem renklidir(Şekil13).
Şekil 13: Fındık filiz güvesi larvası
Kışı fındık gözlerinin dip kısmında, püslerde ya da fındık kozalak akarının oluşturduğu kozalaklar içerisinde geçiren larvalar Mart ayında beslenmeye başlarlar ve henüz gelişmekte olan göz ve sürgünlerde zararlı olurlar. Gözler sürmeye başlayınca larva bir galeri açarak sürgün özüne girer. Böyle bir sürgün hemen kurur ancak dip kısmından ağlarla dala yapışık olduğundan düşmeyip yaz ortalarına kadar dalda kalabilir. Bir larva bu şekilde 4-5 sürgüne zarar verebilir(Şekil14).
Şekil 14: Fındık filiz güvesinin erkek çiçeklerdeki zararı
 
Şekil 15: Fındık filiz güvesinin yapraktaki zararı
Olgunlaşan larva pupa olur ve daha sonra ergin kelebekler görülür. Bu kelebekler tarafından konan yumurtalardan çıkan larvaların zararı Temmuzda yapraklarda görülür. Larvalar yaprak alt yüzeyinde orta damarla yan damarın birleştiği koltuklarda beslenerek, ağ ve beslenme artıklarından oluşan üçgen şeklinde kahverengi lekeler meydana getirir(Şekil15). Sonbaharda larvalar püslere, göz diplerine ve kozalaklara geçerler. İki püsü ağlarla birbirine birleştirerek aralarında koyu renkli pisliklerle karışık bir kabarıklık meydana getirir. Kemirilen püsler gelişemediği için kıvrılır.
Mücadelesi
Fındık filiz güvesinin çok sayıda doğal düşmanı vardır ve bunlar popülasyon üzerinde %15 civarında etkilidir.
Kimyasal mücadeleye gerek olup olmadığı bahçede yapılacak bir ön sayımla belirlenmelidir. Bahçe büyüklüğüne göre yapılacak örnekleme sonucu 100 yaprakta en az 15 beslenme arazı olduğunda ilaçlamaya karar verilir. İlaçlama hasat sonu ile yaprak dökümü başlangıcına kadar (Eylül sonu) olan süre içinde yapılmalıdır.
AMERİKAN BEYAZ KELEBEĞİ (Hyphantria cunea Drury)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Amerikan beyaz kelebeği vücut uzunluğu ortalama erkeklerde 11, dişlerde 15 mm‘dir. Kelebeğin esas rengi beyaz, sırt ve karın kül rengine çalan bozdur(Şekil16). Bazı dişi ve  erkek bireylerde üst kanatlarda siyah nokta şeklinde lekeler mevcuttur. Olgun larva 25-35 mm boyunda ve koyu renkli olup, yanlarda turuncu renkli beneklere ve beneklerden çıkan kıllara sahiptir(Şekil17).
 
Şekil 16: Amerikan beyaz kelebeği ergini
 
Şekil 17: Amerikan beyaz kelebeği larvası
Kışı pupa halinde geçirir. Kışlayan pupalardan çıkan birinci döle ait kelebek uçuşu mayısın ilk haftası ile üçüncü haftasında, ikinci döle ait kelebek çıkışları ise temmuzun üçüncü haftasına olur. Her iki dölün kelebek uçuş süresi 24-33 gün sürmesine karşın, ergin ömrü 4-15 gündür. Dişiler yumurtalarını genel olarak yaprakların alt, bazen de üst yüzlerine bırakabilirler. Yumurtalar 1-3 günde açılır. Larvalar yumurtadan çıkarken, yumurta kabuklarını kısmen yiyerek yuvalarını örmeye başlarlar.
Zararlı, ağaçların toprak ile birleştiği yerlerde, ağaç kabuğunda ve çok yaşlı ağaçların kovuklarında, binaların çatı saçakları arasında bir koza içinde pupa olur. Amerikan beyazkelebeği yılda 2-3 döl verir.
Yumurta kümelerinden çıkan larvalar, yaprağın alt yüzeyinde ipeksi ağlar örerler, sonra gitgide ağı artırarak daldaki diğer yaprakları da bağlarlar. Genç larvalar yaprağın parankimasını üst epidermise kadar yerler. Daha sonra yaprağın üst yüzeyine geçerek üst epidermisi tahrip ederler. Olgunlaşan larvalar ağlardan çıkarak bireysel yaşamaya başlar ve yaprakları sadece ana damar kalacak şekilde yemeye başlar(Şekil18). Bitki gelişimine verdikleri zarar ile ürün kaybına neden olmaktadırlar. Meyvelerdeki zararı önemsenmeyecek kadar az ve nadirdir.
 
Şekil 18: Amerikan beyaz kelebeğinin zararı
Mücadelesi
Doğada çok sayıda doğal düşmanı vardır. Fındık bahçelerinde yumurta paketlerinin bulunduğu yapraklar toplanıp imha edilerek zararlı yoğunluğu azaltılabilir. Ancak yoğun popülasyonlarda ilaçlı mücadele gerekli olabilir. Bunun için yumurta kümelerindeki tüm yumurtalar açıldığında ya da larvalar yeni ağ örmeye başladığında ilaçlama yapılmalıdır.
MAYIS BÖCEĞİ (Melolontha melolontha L.)
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
 
Şekil 19: Mayıs böceği larvası
Mayıs böceği erginleri kırmızımsı kahverengi, 20-30mm boyundadır(Şekil20). Larvalar karın kısmından kıvrık tombul, etli görünümde ve beyaz renktedir(Şekil19). Halk arasında kadı lokması veya manas diye bilinir.
 
Şekil 20:  Mayıs böceği ergini
İlkbaharda genellikle nisan ve mayıs aylarında havaların ısınması ile önce ergin erkekler sonra dişiler topraktan çıkar. Çıkış 1-3 hafta devam sürer. Güneş battıktan sonra uçuşarak ağaçlar üzerine konar, yaprak ve çiçeklerle beslenirler(Şekil21).
Çiftleşen dişiler yumurtalarını özellikle 2-3 yıl işlenmemiş ve üzeri hafif otlanmış bahçelerde, toprağın 15-25 cm derinine, 25-30’luk gruplar halinde koyarlar. Bir dişi ortalama 60 yumurta bırakır.
Yumurtaların kuluçka süresi ortalama 30 gündür. Çıkan larvalar toplu yaşayıp otların köklerini kemirir ve 2 ay sonra gömlek değiştirerek ikinci dönem larva olurlar. İkinci dönem larvalar birbirinden uzaklaşır ve oburca beslenirler. Sonbaharda kışı geçirmek üzere toprağın derinliklerine inerler. Bu derinlik fındıkta yaklaşık 50 cm kadardır. Mart ve nisana kadar devam eden hareketsiz dönemden sonra önemli zararlar yapacak bir beslenme başlar ve haziran başlarına kadar devam eder. Daha sonra bir gömlek daha değiştirip üçüncü dönem larva haline gelirler. Üçüncü dönem larva süresi 1 yıldır ve bu dönemde önemli zararlar yapar. Kışı toprağın 60 cm kadar derinliğine inerek geçirirler. Temmuz ayında toprak yüzeyinden 15-35 cm derinde topraktan bir yuva içerisinde pupa olurlar. Eylülde ergin hale geçen pupalar yuvayı terk etmeyip ertesi ilkbahara kadar burada bulunurlar. Üç yılda bir döl verir.
Erginleri yapraklarda beslenerek zararlı olur ancak asıl zarar larvalar tarafından köklerde oluşturulur. Larvalar 1cm çapına kadar olan kökleri kolayca koparıp fındıkta uç kurumalarına daha sonra da ana dallara kadar varan kurumalara neden olur.
 
Şekil 21 :Mayıs böceği zararı
Mücadelesi
Tüm fındık alanlarında yaygındır ancak bazı yerlerde mücadele gerektirecek yoğunluktadır. Erginlerin toplanıp yok edilmesi ve toprak işleme ile larvaların açığa çıkarılıp yok edilmesi sağlanabilir. Bir metrekarelik alanda 25 cm’lik derinlikte 3 veya daha fazla larvaya rastlanırsa Eylül başından Ekim ortasına kadar olan dönemde toprak ilaçlaması yapılmalıdır. İlaçlar bahçıvan süzgeci veya pülverizatör ile atıldıktan sonra toprak işlenerek 20 cm derine kadar karıştırılmalıdır.
VİRGÜL KABUKLU BİTİ   (Lepidosaphes ulmi L.)  
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı                                                       
Virgül kabuklu bitinin ergin dişisinin kabuğu virgül veya midye biçiminde, koyu kahverenkli,2,3-3,0mm uzunluğundadır(Şekil22).
Şekil 22: Virgül kabuklu biti ergini
Zararlı kışı yumurta döneminde ergin dişinin kabuğu altında geçirir. Yumurtalar Mayıs başında açılır ve çıkan larvalar dal ve yapraklara yayılır. Dal üzerinde kalanlar 1-2 gün içerisinde yerleşerek, hortumlarını bitki dokusuna sokup beslenmeye başlarlar. Kısa bir süre içerisinde anten, bacak ve gömleklerini atarak bir kabuk oluştururlar. İki larva dönemi geçirdikten sonra temmuzda ergin dişiler görülmeye başlar. Bunlar kanatlı ergin erkeklerle çiftleşerek yumurta bırakırlar. Yumurtalar, üstten dişi kabuğu, alttan ise beyaz ve saydam bir zarla korunurlar. Dişi yumurta bıraktıkça kabuğun uç kısmına doğru çekilir ve yumurta bırakması tamamlanınca ölür. Bir dişi ortalama 66 yumurta bırakır. Bu zararlı Karadeniz Bölgesi’nde yılda bir döl verir.
Zararlının larvası yapraklarda, gövde ve dallarda ise hem larva hem de ergin olarak bulunur. Bitki özsuyunu emerek beslendiklerinden bitkinin zayıflamasına ve yoğun bulaşmalarda kurumalara neden olurlar.
Mücadelesi
Bulaşık dallar kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Bahçede yapılan yoğunluk tespitinde bir dalın10cm’lik kısmında ortalama 5 canlı yumurta bulunduran birey varsa ilaçlamaya karar verilir. İlaçlamalar bahçenin bulaşık kısımlarında yapılır. İlaçlama zararlının kışlayan yumurtalarına karşı Şubat - Mart aylarında tomurcuklar patlamadan önce kışlık yağlar ile yapılır. Öte yandan yumurtadan çıkan larvalara karşı Mayıs ayında, çıkışların %70 – 80’i bulduğu dönemde yaz ilaçlaması yapılabilir. İlaçlama esnasında bulaşık dalların ilaçla iyice ıslatılması gerekir.
FINDIK GAL SİNEĞİ  (Mikomyia coryli Kieffer)
 Tanımı, Yaşayışı ve Zararı                                                                        
Fındık gal sineği erginleri narin yapılı, yaklaşık 2 mm boyunda, parlak kırmızı renkte, larvaları başlangıçta saydam görünüşlü sonraları ise beyaz renktedir ve olgunlaştığında 2.5 mm boya ulaşır.
Kışı, larva döneminde toprağın 1 cm derinliğinde beyaz bir kokon içerisinde geçirir. Martta pupa olur ve yaklaşık 2 haftalık pupa döneminden sonra erginler çıkmaya başlar. Ergin çıkışının büyük çoğunluğu nisan ayında olur. Çiftleşmeden hemen sonra yumurtalarını bırakan erginlerin ömrü 1-2 gün kadardır. Yumurtalarını yeni sürgünlerin tomurcuklarının ucuna ve korunmuş yerlere bırakırlar. Ergin çıkışından 3-4 hafta sonra ilk galler görülür. Galler, yaprakta damarlar boyunca, meyvelerde ise zuruf üzerinde oluşur. Her gal içerisinde olgunlaşan larvalar çisenti veya yağmurdan sonra toprağa inerek kokon örer ve ertesi ilkbaharda ergin olarak çıkarlar. Fındık galsineği yılda bir döl verir.
Zararı larvalar yapmaktadır. Bunlar yaprakta damarlar boyunca, çotanakta, yeşil zuruf üzerinde yada sürgünlerin uç kısımlarında galler oluşturarak zararlı olurlar. Fazla sayıda gal yaprağın kuruyup düşmesine neden olur(Şekil23). Meyvelerde döküm olmaz. Ancak, meyve gallerin baskısı altında gelişemez ve biçimsiz bir durum alarak zarara uğrar. Yine sürgün uç tomurcuklarında oluşan galler sürgün gelişimini engeller.
Şekil 23: Fındık gal sineği zararı
Mücadelesi
İlaçlı mücadeleye karar verirken bahçede rastgele seçilen ocakların birer dalındaki gal adedi ve tüm çotanaklar sayılır. Bir çotanakta bir tek gal bulunması onun bulaşık sayılmasını gerektirir. Buradan o bahçenin yüzde bulaşıklığı bulunmalı ve bulaşıklığın % 50 'yi geçtiği bahçelerde, sürgünlerin çoğunluğunun 2 yaprakcıklı olduğu Mart sonu – Nisan başı gibi bir dönemde ilaçlama yapılmalı ve 20 gün sonra tekrar edilmelidir.
FINDIK YAPRAK DELENİ  (Anoplus roboris Sufr.)  
Tanımı, Yaşayışı ve Zararı
Fındık yaprak deleni grimsi siyah renkte, 2mm boyunda, kısa ve küt hortumlu bir böcektir. Larvaları açık sarı renklidir.
Karadeniz Bölgesi’nde kışı korunaklı yerlerde ve toprakta ergin halde geçirir. İlkbaharda tomurcukların patlama döneminde özellikle mart ayından itibaren güneşli ve sıcak günlerde fındık tomurcukları ve yaprakları üzerinde beslenirler. Bir iki hafta beslenen dişiler çiftleşerek yumurta bırakmaya başlarlar. Nisan ayı boyunca yumurta bırakan erginler yaklaşık 56 yumurta bırakır. Yumurtalar, yaprakların alt yüzeyinde genellikle orta damar olmak üzere, damarlar üzerinde hazırlanan yuvalara bırakılır. Ergin ömrü yaklaşık 3 aydır. Yaprak alt yüzünde beslenen erginler kışlaklarına çekilir ve kışı ergin halde geçirir. Yılda 1 döl verir.
İlkbaharda erginler yapraklarda beslenerek çok sayıda küçük delikler açar. Erginler yumurtalarını damarlar üzerine koyduğundan damarlarda kırılmalara ve gelişme bozukluğuna neden olur. Çıkan larvalar yaprak dokusu içinde beslenerek galeriler meydana getirirler. Yapraklar gelişince bu galeriler genişler ve yırtılmalar meydana gelir(Şekil24).
 
Şekil 24: Fındık yaprak deleni zarar şekli
Mücadelesi
Bahçede yapılan incelemede ocak başına ortalama 5 ergin saptanırsa İlkbaharda Mart sonunda ilaçlama yapılmalıdır.
HAZIRLAYAN: Zir. Müh. Çiğdem BULAM KÖSE
YARARLANILAN KAYNAKLAR
Anonim 2008. Zirai Mücadele Teknik Talimatları, T.C. Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı,                                   Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, Cilt:5, s:240-273.
Anonim 2010. Fındık Zararlıları Anasayfası Web Sitesi, www.findikci.net
Kurt, A. ,1982. Doğu Karadeniz Bölgesinde Fındık Zararlıları, Tanımları,Yayılış ve Zararları, Yaşayışları ve Savaşım Yöntemleri, Tarım ve Orman Bakanlığı Zirai Mücadele ve Karantina Genel Müdürlüğü Samsun Bölge Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Yayınları 26.
Toros, S. ,Hancıoğlu, Ö. ,1997. Fındık Zararlıları, Hastalıkları ve Mücadelesi, Karadeniz Fındık ve Mamülleri İhracatçıları Birliği
Ural, I. Ve Kurt, A. ,1973. Doğu Karadeniz Bölgesi Fındık Bahçelerinde Zarar Yapan Fındık Gal Sineği (Mikomyia coryli Kieffer)’nin Biyolojisi ve Mücadelesi Üzerinde Araştırmalar. Bitki Koruma Bülteni, Cilt:13, No:1, s:1-18.
Ozman-Sullivan, S.K., and Sullivan, G.T., 2008. Strategies for Improved Pest Management in Turkish Hazelnut Growing, Acta Horticulturae, Number:845, Volume 2, s:561-568.
Ozman-Sullivan, S.K., Öcal, H., Çelik, N., and Sullivan, G.T., 2008. Insect Pests of  Stored Hazelnuts in Samsun Province, Turkey,  Acta Horticulturae, Number:845, Volume 2, s:515-518.

FINDIK YETİŞTİRİCİLİĞİ


Türkiye’deki üretimi çok eskilere dayanan fındık, geleneksel ihraç ürünü olma niteliğini devam ettirmekte ve ülke ekonomisine oldukça önemli katkıda bulunmaktadır.
Fındık üreten ülkeler arasında saha, üretim ve ihracat bakımından ilk sırada yer almamıza karşılık, birim sahada alınan ürün bakımından diğer üretici ülkelerin gerisinde bulunmaktayız. Yılda yıla dalgalanma göstermekle birlikte ülkemizdeki fındık üretim artışı denetimsiz ve kontrolsüz olarak genişleyen üretim sahasından kaynaklanmaktadır.
Fındık çerezlik olarak tüketildiği gibi, pastacılık ve şekercilik sanayiinde geniş ölçüde kullanılma alanına sahiptir. Fındığın birçok üretim ve pazarlama sorunları bulunmaktadır. Üretim sorununun başında verim düşüklüğü gelmektedir. Fındık bahçelerinin yaşlı ve çok sık dikilmiş olması, tozlayıcı noksanlığı, budama, gübreleme ve mücadele gibi teknik uygulama noksanlıkları verim düşüklüğünün en önemli sebepleridir. Pazarlama sorunlarının başında ise o yıl üretilen fındığın ihraç edilmemesi ve buna bağlı olarak da yıldan yıl stokların oluşmasıdır.
Ülkemizde yetiştirilen fındık çeşitleri meyve şekil ve özelliklerine göre üç grupta toplanmaktadır.
1. Yuvarlak fındıklar 2. Sivri fındıklar 3. Badem fındıklar
- Tombul fındık - Sivri fındık - Yuvarlak badem fındık
- Palaz fındık - İncekara fındık - Yassı badem fındığı
- Foşa fındık - Acı fındık - Değirmendere fındığı
- Çakıldak fındık - Kuş fındığı
- Kalınkara fındığı
- Kargalak fındığı
- Uzunmusa fındığı
- Mincane fındığı
- Cavcava fındığı
- Kan fındığı
a. İklim İstekleri: Fındığın iyi bir gelişme göstermesi ve bol ürün vermesi nemli, mutedil iklim bölgelerinde olmaktadır. Karadeniz kıyı bölgesi fındık yetiştiriciliği bakımından en uygun iklim özelliğine sahip bulunmaktadır. Yarı nemli, kurak iklim bölgelerinde fındık yetiştirilebilse de yağışın yetersiz olması mutlak surette sulamayı gerektirmektedir.
Fındık Karadeniz Bölgesinde sahilden 60 km içeriye ve 750 m yüksekliğe kadar ekonomik olarak yetiştirilebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklığın 13-16 C olduğu yörelerde fındık en uygun olarak yetişmektedir. Ayrıca bu yörelerde en düşük sıcaklığın –8, -10 C’yi ve en yüksek sıcaklığın 36-37 C’yi geçmemesi, yıllık yağış toplamının 700 mm’nin üstünde olması ve yağışın aylara dağılımının dengeli olması gerekmektedir. Bunun yanında Haziran ve Temmuz aylarındaki oransal nem de %60’ın altına düşmemelidir.
b. Toprak İstekleri: Fındık saçak köke sahip bir kültür bitkisi olduğundan kökleri fazla derine gitmeyip meyilli arazilerde 80 cm toprak derinliğine kadar ulaşabilmektedir. Toprak istekleri olarak fazla seçici olmamakla birlikte besin maddelerince zengin, tınlı-humuslu ve derin topraklarda iyi bir gelişme gösterir.
a. Arazi ve Toprak Hazırlığı: Ekonomik ömrü oldukça uzun olan fındığın dikimden önce arazi ve toprak hazırlığının çok dikkatli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Üzerinde tek yıllık bitkilerin yetiştirildiği arazilerde fındık bahçesi tesis edilebileceği gibi, çok yıllık bitkilerin yetiştirildiği araziler, eski ve yaşlanmış fındık bahçelerinin yenilenmesi şeklinde de fındık bahçesi tesisi yapılabilmektedir.
- Düz Arazilerde Toprak-Su Koruma Önlemleri: Yeni tesis edilecek fındık bahçesi için düz arazilerde uygulanacak toprak tesviyesi meyilli arazilere göre daha kolay olmakta, ancak tavan suyunun alçak ve yüksek olmasına göre bazı farklı uygulamalar yapılmaktadır.
Meyilli Arazilerde Toprak-Su Koruma Tedbirleri: Meyilli %5’den fazla olan arazilerde muntazam bir dikimin yapılması, yağmur sularının depo edilmesi, gübrenin yıkanıp gitmemesi, hasadın kolay yapılabilmesi, budama, gübreleme ve mücadele gibi kültürel uygulamaların kolay yapılabilmesi için arazinin teraslanması (sete alınması) gerekmektedir. Arazinin meyil durumuna göre aşağıdaki teraslama sistemlerinin bir tanesi uygulanır.
1. Kanal Teraslar: Arazi meyilinin %5-25 olduğu durumlarda bu teras şekli uygulanır.
2. Hendek Teraslar: Arazi meyili %25-75 arasında ise hendek teras sistemi uygulanır.
3. Cep Teraslar: Arazi meyili %75’den fazla olduğu ve diğer teras sisteminin uygulanamadığı arazilerde cep teraslar uygulanır.
Arazi hazırlığı bu şekilde yapıldıktan sonra dikimden önce iyi bir toprak hazırlığında yapılması gerekmektedir . Toprak hazırlığında aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır.
* Toprak Analizi : Arazi hazırlığı yapıldıktan sonra dikimden önce toprakta noksan olan besin maddeleri için temel gübrelemenin yapılması, toprağın asitlik durumunun tespiti ve uygulanacak olan kireç miktarının tayini için mutlak surette toprağın analizi yapılmalıdır.
* Toprağın Kirizma Yapılması: Toprağın derince işlenmesidir. Kirizma ile alt toprak kabartılarak havalanması sağlanır, mikroorganizma faaliyeti artırılır, su tutma kapasitesi de artırılarak toprağın fiziksel ve kimyasal yapısı nispeten düzeltilmiş olur.

* Toprak Yorgunluğunun Giderilmesi: Fındıklık tesis edilecek olan arazide uzun yıllar çok yıllık yetiştirilmiş ise toprak yorgunluğu meydana gelmiştir. Toprak yorgunluğunun giderilmesi için bu araziler dinlendirilmelidir.
b. Çeşit Seçimi: Fındık bahçesi tesis ederken üzerinde dikkatle durulması gereken noktalardan bir tanesi de çeşit seçimidir. Bahçe içerisinde yer verilen çeşitlerin;
- Verimli ve kaliteli olmasına dikkat edilmelidir.
- Pazarda tutulan ve yüksek fiyat bulan çeşitler olmalıdır.
- Bahçe içerisinde çeşit standardizasyonunun sağlanmasına dikkat edilmelidir.
- Ana çeşitlerin meyve tutumunun yüksek olması bakımından bahçe içerisinde tozlayıcı çeşitlere yer verilmelidir.
c. Fidan Seçimi ve Dikime Hazırlanması: Fındık kök sürgünü oluşturan bir bitkidir. Belli kurallar dahilinde bu sürgünlerle yapılmaktadır. Amaca uygun olan kök sürgünlerinde şu özellikler aranmalıdır:
- Ocakların güneş gören, pişkin, hastalıksız ve 1-2 yaşlı kök sürgünleri olmalıdır.
- İyi teşekkül etmiş tomurcukları bulunan kök sürgünleri olmalıdır.
- Kök teşekküllü iyi olan ve ocak içerisine yakın olmayan yerlerde gelişme gösteren kök sürgünleri olmalıdır.
Bu özelliklere sahip kök sürgünleri seçildikten sonra köklere zarar vermeden çepin ile çıkarılmalıdır. Alınan bu kök sürgünlerinden dikimden önce “Dikim Budaması” yapılmalıdır. Bunun için yaralı, bereli ve zedelenmiş olan kökler sağlam doku noktasından kesilmeli, uzun olan kökler kısaltılmalı, uzun olan kökler kısaltılmalıdır. Fidanlar yaklaşık 35-40 cm. uzunluğunda ve bir göz üzerinden tırnak bırakılmadan, gözün ters istikametinden keskin bir makas ile kesilmelidir. Hazırlanan bu fidanlar bekletilmeden daha önce hazırlanan dikim çukurlarına dikilmelidir.
d. Dikim Zamanı : Dikim için en uygun zaman sonbahar aylarıdır.
e. Dikim ve Terbiye Sistemleri : Fındık yetiştiriciliği genellikle ocak dikim sistemine göre yapılmaktadır. Bu sistem fındık üretim bölgesinde uygulanan geleneksel dikim şeklidir. İki çeşit dikim sistemi vardır. Bunlar;
- Çit Dikim Sistemi : Bu dikim sistemi düz arazilerde uygulanabildiği gibi daha çok meyillik ve toprak derinliği az olan arazilerde önem kazanmaktadır. Meyilli arazilerde arazinin meyil derecesine göre 1.5-2 m. teras üstü genişliği ve 3.5-5 m. teraslar arası mesafe olacak şekilde teraslama yapılır. Düz arazilerde ise sıralar arasındaki mesafe 4-5 m. olmalıdır.
- Ocak Dikim Sistemi : Daha ziyade düz arazilere uygun olan bu dikim şekli meyilli arazilerde arazi meyil durumuna göre teraslama yapıldıktan sonra uygulanmalıdır. Ocak dikim sisteminde dikim çukurları dikimden en az bir ay önce 120 cm çap ve 60 cm derinlikte açılmalıdır.
f. Budama Tekniği : Dikimde fidanlara şekil kazandırılması ile başlayan budama, fındıkta ekonomik verimlilik çağının sonuna kadar yıllık sürgün gelişiminin sağlanması, verimin artırılması ve ekonomik ömrün uzatılmasında olumlu sonuçlar sağlayan en önemli kültürel uygulamalardan bir tanesidir. Budama ile;
1. Dikimde fidanlara şekil kazandırılmış ve bu şeklin muhafazası sağlanmış olur.
2. Her yıl çok sayıda uzun sürgünler oluşturularak bol ve kaliteli ürün alınması sağlanır.
3. Aşırı büyüme gösteren dalların birbirine girmesi önlenerek bakım, tarımsal savaş ve hasat işlemlerinin daha kolay yapılması sağlanır.
4. Hastalıklı, yaşlı, kuru, karacakart ve ocak içlerine yönelen dal ve dalcıkların çıkarılması ile ocakların yayvan bir taç kazanması sağlanmış olur.
5. Fındıklık içerisinde yabancı ağaçların çıkarılması ile gölgelenmeden meydana gelecek verim düşmesi önlenmiş olur.
6. Kök sürgün verme temayülü fazla olan fındıkta her yıl kök sürgün temizliği yapılmak suretiyle bunların besin maddelerini sömürmeleri önlenmiş olur.
g. Budama Zamanı : Genel olarak fındıkta budama zamanı Sonbahar aylarıdır. Fındıkta budamaya vegetasyonun durduğu ve büyük oranda yaprakların döküldüğü dönem dikkate alınarak başlanmalıdır.
Budamada kullanılan aletler şunlardır.
- Budama Testeresi
- Budama Makası
- Çepin
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmış Fındık Bahçelerinde Budama Tekniği:
İlk beş yılda verilen terbiye sistemine göre şekil kazanan fidanlar verim çağına girer ve bu verimlilik 12. yaştan sonra azami seviyeye ulaşır. Bu yüksek verimlilik genel olarak 20-25 yaşlarına kadar devam eder. Bu verim döneminde her yılın sonbaharında kurumuş, kırılmış ve yaralanmış, hastalıklı, birbiri içerisine giren dallar ile öbür sürgünler ve verilen şeklin dışına taşan yıllık sürgünler budama makası ile kesilirler. 20-25 yaştan sonra yan dallar üzerindeki dalcıklar sıklaşır ve yıllık sürgün uzunluğunda kısalarak verimde düşme başlar. İşte verimin düşmeye başladığı fizyolojik dengenin bozulduğu bu dönemde yıllık sürgün miktar ve uzunluğunu artırmak için mümkün olduğu kadar verilen şekle bağlı kalmak kaydı ile 10 cm den kısa yıllık sürgünler ve yan dallar üzerindeki dalcıklarda seyreltme yapılır. Dal içlerine ve tacın dışına taşan uzun sürgünler kısaltılarak vegetatif ve generatif gelişmeye hız kazandırılır. Dolayısıyla bozulan fizyolojik denge yeniden kurulacak şekilde yıllık budama işlemleri ağırlaştırılarak uygulanır.
Terbiye Sistemine Göre Şekil Kazandırılmamış Halk Bahçelerinde Budama Tekniği:
Üretici bahçeleri tekniğe uygun dikim ve terbiye sistemine göre kurulmamış olduğundan gelişigüzel dallanma göstermektedir. Bu tür bahçelerde budama uygulaması da yapılmadığından her yıl düzenli olarak verim de alınamamaktadır. Bu üretici bahçeleri;
- Çok sık dikilmiş ve yaşlanmıştır.
- Ocaktaki ana dal sayısı istenilen sayıdan çok fazladır.
- Dikimde ana dallar arasında bırakılan mesafe çok dar tutulduğundan bir noktadan dallanma göstermekte, kökleri birbiri içinde gelişmekte, yüksekten dallanmakta ve dallar iç içe girmiş bulunmaktadır.
- Ocak içleri kapalı olup havalanma ve güneşlenme yeterli değildir.
- Ocaktaki ana dalların gelişmesi düzensiz ve dallar arasında yaş farkı bulunmakta olup hasat sırasında dalların birbirine sürtünmesinden dal ve dalcıklar kırılmakta, mahsul gözleri de dökülmelidir.
- Hastalıklı, kuru, yaşlı dallar ile dip sürgünlerinin kesimi yüksek yapılmakta, ana kökler üzerinde bırakılan kök sürgünleri ile yıllardır üretime devam edildiğinden kökler kütükleşmiş ve fonksiyonunu yerine getiremez duruma gelmiştir.
Bu tür bahçelerde budamaya geçmeden önce ocaklar arasındaki aralık ve mesafeyi genişletmek amacıyla aralardan ocak çıkarılarak işe başlanmalıdır. Ocaktaki ana dal sayısı 6-8’e indirilmesi hedeflenmeli ve ocak içlerini açacak şekilde yanlara gelişme gösteren dallar bırakılmak suretiyle yaşlanmış, kurumaya yüz tutmuş, hastalıklı dallar ve üst üste gelişme gösteren dallardan bir tanesi budama testeresi ile dipten kesilmeli ve kesim yerlerine aşı macunu sürülmelidir. Ocak boşluklarında kök sürgünleri geliştirilerek ocağın boş kalan kısımları doldurulmaya çalışılır, temizlenir. Ocakta bırakılan ana dallar tek tek elden geçirilerek budama makası ile iç içe girmiş, hastalıklı, kurumuş ve yaralanmış dal ve dalcıklar tırnak bırakılmadan kesilir. Ocak içlerine gelişen öbür sürgünler alınır, yanlara fazla taşan sürgünlerde tepe vurması yapılır. Yan dallarda almaşıklı, uzun ve kuvvetli gelişen sürgünler bırakılır. Kısa gelişen sürgünler kesilerek seyretme yapılır. Böylece gübreleme ile birlikte bozulan fizyolojik dengenin kurulmasına çalışılır.
Köklerde kütükleşme, ana dalların büyük çoğunluğunda karacakarta kaçma, sürgün gelişmesinde zayıflama ve dallarda çıplaklaşma varsa bu tür bahçelerin bozulan fizyolojik dengesini budama ve gübreleme ile sağlamak çok güçtür.

Kök Sürgün Temizliği:
Fındığın kök sürgünü verme temayülü çok fazladır. Ana dalların kökleri üzerinde her yıl bol miktarda gelişme gösterirler. Gelişen bu kök sürgünleri ocağın besin maddesine ortak olmakta, dalların sıklaşmasına sebep olmakta, havalanma ve güneşlenmeyi engellemektedir. Bu nedenlerle üretim süresi boyunca dikilen ana dal sayısı sabit tutularak gelişen kök sürgünleri sonbaharda ve mayıs sonu haziran ayı başında olmak üzere yılda en az iki kez çepin ile temizlenmelidir. Ancak üretim süresi boyunca kurumuş, kırılmış, hastalıklı ve yaşlanmış dalların çıkarılması durumunda boşalan dal istikametinde büyüyen kök sürgünlerinden bir tanesi bırakılır ve geliştirilir. Böylece ocak içerisinde boşalan dalların yeri doldurulmuş olur.
h. Gübreleme:
Dikimden itibaren fındık fidanlarının sağlıklı olarak gelişebilmesi iyi taçlanma gösterebilmesi ve verime yattıktan sonra da kaliteli ürün verebilmesi için fındık yetiştiriciliğinde gübreleme büyük önem taşımaktadır.
Gübrelemenin Esasları:
Gübrelemeden beklenen faydanın sağlanması, toprakta hangi besin maddesinin noksan olduğunun ve noksanlık derecesinin belirlenmesi ile mümkündür. Gerek yeni dikim yapılacak, gerekse de verim çağında olan bahçelerde fındığın normal bir gelişme gösterebilmesi için ihtiyacı olan besin maddelerinin belirlenmesinde mutlaka toprak ve yaprak analizlerinin yapılması gerekmektedir.
- Yeni Dikim Fındık Bahçelerinde Gübreleme (0-5 yaş) : Toprağı organik maddece zenginleştirmek amacıyla dekara 3-5 ton çiftlik gübresi ve toprak analiz sonuçlarına göre tavsiye edilen miktarlarda kireç fidan çukurları açılmadan önce bütün arazi yüzeyine homojen olarak dağıtılmalı ve derince çapalanmalıdır. Ayrıca temel gübreleme olarak dikimden önce fidan çukurlarına tavsiye edilen çeşit ve miktarlardaki fosforlu ve potasyumlu gübreler karıştırılarak verilmelidir.
Dikimden önce yapılan bu temel gübrelemeden sonra birinci yıldan itibaren 5 nci yıla kadar her yıl fidan başına 40 gr. Azotlu gübrenin yarısı Mart ayı başında diğer yarısı da Mayıs sonu Haziran ayı başında olmak üzere fidanların etrafına muntazam bir şekilde verilmeli ve çapalanmalıdır. Bu şekilde ilk 5 yılda yapılan gübreleme ile fındık fidanlarında istenilen özelikte yılık sürgün gelişmesi sağlanabilmektedir.
- Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinin Gübrelenmesi : Fındığın normal gelişebilmesi ve bol ürün verebilmesi topraktan aldığı besin maddeleri ile mümkün olmaktadır. Bu besin maddelerinden en önemlileri ise azot, fosfor ve kalsiyumdur. Diğer besin maddeleri de fındık için çok önemli olmasına rağmen bunlar önceki besin maddeleri kadar önemli değildir.
-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Kireçleme: Fındık bitkisi normal gelişmesini Ph’sı 5-7 arasında olan topraklarda sağlayabilmekte ve bol ürün verebilmektedir. Ancak fındık tarımı yapılan Karadeniz bölgesi toprakları genellikle asit karakterdedir. Toprakta kireç noksanlığının fındıkta meydana getireceği zararlar diğer besin maddelerinin alınamaması ve toprak yapısının özelliği ile direkt ilgisi olup yaprakların vaktinden önce sararmaları, tepe sürgünlerinde kurumalar, zayıf kök teşekkülü ve azot, fosfor, potasyum noksanlığında görülen arazların meydana gelmesi şeklindedir.
Asit toprakların kireçlenmesi ile toprakların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri düzeltilir. Toprağın havalanması, ısınması ve su tutma özellikleri de düzeltilmiş olur. Toprakta mikroorganizma faaliyetleri artar, bazı besin maddelerinin ayrışması ve bazılarının da toprakta tutularak yıkanıp gitmesine engel olur. Özellikle asit karakterli olan toprak bünyesini de fındığın gelişmesi için istediği normal Ph derecesine yükseltir.
Fındık için genelde Kasım-Aralık ayları kireçleme için uygundur. Kireçleme işlemi 4-5 yılda bir toprak analizi yaptırılarak ihtiyaç olduğu taktirde tekrarlanmalıdır. Kireçleme fındık bahçelerine iki yöntemle uygulanır. Tavsiye edilen kireç miktarı bahçenin tamamına muntazam ve eşit olarak serpilerek köklere zarar vermeyecek şekilde mümkün olduğu kadar derin çapalanır. Yada ocakların dal iz düşümlerindeki 50-60 cm genişliğinde halka şeklindeki banda muntazam olarak dağıtılarak mümkün olduğu kadar toprak derinliğine çapalanır. Bu taktirde verilecek kireç miktarı birinci yönteme göre daha az olmaktadır.
-Verim Çağındaki Fındık Bahçelerinde Çiftlik Gübresi Uygulanması: Toprağa verilecek çiftlik gübresi ve benzeri organik gübreler toprağın verimliliğinin artmasına, toprakta besin maddelerinin tutulmasına, su tutma kapasitesinin ve katyon değişim kapasitesinin yükselmesine, toprağın havalanmasına ve işlenmesine, toprağın erken tava gelmesine olumlu etkiler yapmaktadır.
Fındık bahçelerinde bu gübreler Sonbahar veya ilkbahar başında ocağın dal iz düşümüne halka şeklindeki 50-60 cm genişlikteki banda 30-40 kg kadar eşit olarak dağıtılır ve hemen toprağa çapalanır.

a. Hasat :
Hasata başlamadan önce fındık bahçelerinde genel bir temizlik yapılmalıdır. Onun için hasattan en az 5-10 gün önce bahçenin girinti adı verilen afetle temizliğinin iyice yapılması gerekmektedir. Fındıkların hasat olgunluğuna geldiği bazı özelliklere bakılarak anlaşılmaktadır. Bunlar:
- Zurufların iyice sararıp kızarması
- Fındık tanelerinin zuruf içerisinde oynamaya başlaması
- Sert meyve kabuğunun ¾ nisbetinde kızarması ve iç’in kendine has sertlik ve tadını alması
- Sağlam ve dolgun meyveleri taşıyan dalların sallandığı zaman mevcut meyvelerin ¾’ünin daldan dökülmesi fındığın hasat olgunluğuna ulaştığını gösterir.
Fındığın en iyi hasat edilme şekli silkme suretiyle yerden toplanması ise de bölgede bu tür hasada imkan verecek bahçeler çok azdır. Bu hasat şeklinde fındıklar tam hasat olgunluğunda toplandığından randıman ve kalite iyi olduğu gibi dal ve dalcıklar ile gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan tomurcuklar da zarar görmemiş olur. Bölgede daha çok uygulanan hasat şekli daldan el ile toplamadır. Bu hasat şeklinde dikkat edilecek en önemli hususlar dalların birbirine sürtünmemesi, çotanakların dala birleştiği yerden tek tek koparılması ve gelecek yılın mahsulünü oluşturacak olan dal, dalcık ve tomurcukların dökülmemesi için sıyırma şeklinde toplama yapılmaması ve hasadı yapılan dalın dikkatlice yerine bırakılmasıdır.
b. Harman :
Sepetlere toplanan fındıklar yörelere göre harar, selek ve hey adı verilen 30-40 kg’lık sepetler ile veya çuvallara doldurulmak suretiyle sırtta ve ulaşım araçları ile harman yerlerine taşınırlar. Bölgede harman yerleri genellikle düz veya hafif meyilli çayırlık ve sert toprak olan yerlerdir.
Harman yerine getirilen fındıklar 3-5 gün yığın halinde bekletilir. Daha sonra tırmık ile harman alanına 10-15 cm kalınlıkta bir tabaka halinde serilir. Güneşli havalarda tahta kürek veya tırmık ile her gün karıştırılarak 3-5 gün kurutulur. Belli bir miktar kuruyan bu fındıklar patoz denilen fındık ayıklama makinasına verilmek suretiyle zuruflarından ayrılırlar. Ayıklanan bu fındıklar toprak harmanlarda bez, beton harmanlarda ise bez kullanılmadan 2-4 cm kalınlıkta serilirler. Güneşli havalarda her gün 2-3 defa tırmık ile karıştırılarak kurumaları sağlanır. Bu şekilde 3-4 gün kuruyan fındıklar vantilatörden geçirilmek suretiyle toz, toprak, zuruf parçalarından ve boşlarından ayrılır. Bu şekilde temizlenen fındıklar tekrar harman yerine serilerek içlerinde bulunan taş, toprak gibi sert ve yabancı cisimler alınır.
c. Depolama :
Depo olarak kullanılacak olan yer serin, kuru ve havalanabilir nitelikte olmalıdır. Bu şartlarda fındık en fazla 1 yıl özelliği bozulmadan muhafaza edilebilir. 1 yıldan daha uzun bir süre muhafaza için ısının 2-4.5 C ‘de ve nisbi rutubetin %55-60 arasında olması gereklidir. Isının yükselmesi acılaşmaya, nisbi nem oranının artmasın da küflenmeye yol açmaktadır.
a. Fındık Hastalıkları :
- Fındık Bakteriyel Yanıklığı
b. Fındık Zararlıları :
- Fındık Kurdu
- Fındık Filiz Güvesi
- Fındık Kozalak Akarı
- Dalkıran
- Uç Kurutan
- Fındık Gal Sineği
- Virgül Kabuklu Biti
- Fındıkta Kahverengi Koşnil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top