çiğdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiğdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2011 Pazar

Son laleyi kaçıramadılar

Son laleyi kaçıramadılar



Dünyada sadece Erzurum Karayazı'da yetişen bir tür ters lale olan çiçeğin son kalan 57 adet soğanını sökerek yurt dışına götürmeye çalışan 2 Hollandalı, Kapıkule Sınır Kapısı'nda yakalandı. Hollandalıların kullandıkları araçta yapılan aramada çoğu endemik 160 türe ait 5 bin 236 adet bitki tohumu, bitki kökü ve fidesi ele geçirildi.

Gümrük muhafaza ekipleri, bugüne kadarki en büyük bitki kaçakçılığını ortaya çıkardı.


Hollandalı Franciscus Johannes Linschoten'in (60) kullandığı 78 BKGF plakalı jeep, Türkiye'den çıkış yaparken ihbar üzerine Kapıkule Sınır Kapısı'nda durduruldu. Araçta yapılan aramada, bagaj kısmında küçük saksılarda çiçek fideleri, çeşitli türlere ait bitki kökleri, üzeri numaralandırılarak gazete kağıtlarına sarılmış tohumlar bulundu. Bunun üzerine araç, detaylı kontrolü yapılmak üzere X-Ray Tarama Hangarına alındı. Burada yapılan kontrolde, aracın altında metal bölme olduğu tespit edildi. Yerinden sökülen metal bölme içinde çok sayıda bitki tohumu olduğu gözlendi.

Aracın sürücüsü Francıscus Johannes Linschoten ile yanında bulunan Micheal Hubertus Klok (29), gümrük görevlilerine, botanik ve bahçe düzenlemesiyle ilgilendiklerini, söz konusu fide, tohum ve kökleri de kendi bahçelerinde kullanmak üzere 20 farklı ülkeden topladıklarını iddia ettiler.

Bitkilerin incelenmesi ve yurt dışına çıkarılmasının suç sayılıp sayılmamasının anlaşılması için Trakya Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümünden iki uzman çağrıldı. Uzmanların katılımıyla yapılan sayım ve incelemede 160 türe ait toplam 5 bin 236 adet bitki ve tohumu tespit edildi. Bitkiler arasında Türkiye'de ihracı yasak ve endemik türler olan çiğdem, yabani soğan, sklemen, ters lale (Adıyaman lalesi), kardelen, zambak, şakayık türleri olduğu belirlendi.

Ele geçirilen bitkiler arasındaki bir türün, dünyada sadece Erzurum'un Karayazı ilçesinde yetişen ve sadece 57 adet kaldığı belirlenen “Fritillaria Michailovskyi” adlı ters lale olduğu ortaya çıktı. Zanlıların, yurt dışına götürmek için son kalan 57 ters lale türünün tamamını söktükleri belirlendi.

Olayla ilgili soruşturma başlatılırken Hollandalı Linschoten ve Klok, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. El konulan bitki soğanları, kök ve tohumları ise Yalova Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü'ne teslim edildi.

Zanlıların, 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun kapsamında 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve 5 bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılabileceği öğrenildi.

ZANLILAR GEÇEN AY ARTVİN'DE GÖRÜLMÜŞ

Bu arada, zanlıları ihbar edenlerin Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Mühendisliği Bölümü öğrencileri olduğu öğrenildi. Hollandalıları geçtiğimiz mayıs ayında Artvin Kafkasör mevkiinde bitki toplarken gören öğrencilerin, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü yetkililerine durumu bildirdikleri, buradaki yetkililerin de aracın plakasını gümrük muhafaza ekiplerine haber verdikleri kaydedildi.

Bitkileri teslim alan Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Türkiye Geofitleri Projesi Yöneticisi ve Süs Bitkileri Uzmanı Erdal Kaya, AA muhabirine, bugüne kadarki en büyük bitki kaçakçılığının ortaya çıkarıldığını, bitki soğanlarının ve köklerinin yurt dışına çıkarılmasının ülkenin büyük bir sorunu olduğunu söyledi.

Erdal Kaya, kendisini en çok üzeninin ise tüm dünyada sadece 57 adet kalan ters lale türünün tamamının sökülmesi olduğunu, ancak sökülen lale soğanlarını uygun koşullarda saksılara diktiklerini söyledi.

Kaya, ele geçirilen endemik bitkilerin büyük bir çoğunluğunun Türkiye'den, kalan kısmının ise Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, İran, Suriye ve Gürcistan'dan toplandığını belirlediklerini kaydetti.

“TERS LALELER ÜZERİNDE ALZHEİMERA VE KANSERE ÇARE ARIYORUZ”

Söz konusu bitki ve köklerinin paha biçilemez olduğunu ifade eden Kaya, şöyle konuştu:

“TÜBİTAK ve bazı üniversitelerle birlikte bitkiler üzerinde alzheimer ve kanser araştırmaları yapıyoruz. Bu kapsamda da Türkiye'de sadece belirli bir bölgede yetişen ve üzerinde çalışma yaptığımız 19 bitki türünün korunması için Çevre ve Orman Bakanlığına müracaat etmiştim. 19 tür için de başvurum kabul edilmişti ve bununla ilgili bütçe çıkmıştı. Bunlardan bir tanesi de dünyada sadece Erzurum'un Karayazı ilçesinde olan 57 adet ters lale soğanı. Bu yıl içinde projelendirilip arazide lokal korumaya alınacaktı. Ancak Hollandalılar, bu 57 soğanın 57'sini de sökmüş. Alzheimere çare olmak için ters lale türleri üzerinde çalışıyoruz. Bu hastalığın çaresi bu bitkilerde aranıyor. Bunun parayla ölçülecek bir durumu olabilir mi?”

Kaya, 57 adet ters lale soğanının enstitüde çoğaltılacağını ve popülasyon zenginleştirme projeleri kapsamında söküldüğü bölgeye yeniden dikileceğini belirtti.

DOĞASEVER OLARAK GELİP BİTKİ ÇALIYORLAR


Yabancıların, Türkiye'de hangi bölgede hangi bitki türü olduğunu çok iyi bildiklerini ifade eden Kaya, “Yabancılar, Türkiye toprakları üzerinde yıllardır çalışma yürütüyor. Turist, madenci, gözlemci, doğasever adı altında ülkemize geliyorlar ve GPS cihazlarıyla daha önce belirledikleri bölgelerden bu türleri topluyorlar” dedi.

Kaya, ele geçirilen endemik bitki türlerinden 36'sının gümrükte beklerken çürüdüğünü, kalan 5 bin 200 bitkiyi ise muhafaza altına aldıklarını, bu türleri yakında sergileyeceklerini söyledi.

YABANCILARIN DOĞADAN BİTKİ TOPLAMALARI İZNE BAĞLI

Türkiye'de, dünyanın hiçbir yerinde olmayan 3 bin 500 adet ender bitki türü bulunuyor. Bunlara 'endemik bitki' deniliyor. 1983 ve 1988 yıllarında yayımlanan iki kararname ile yabancıların doğadan bitki toplamaları izne bağlandı. Yabancı bilim insanları, Dışişleri Bakanlığı izni ve bir üniversitedeki ilgili akademisyenlerin gözetimi ve işbirliğiyle belirli sayıda örneği ülkesine götürebiliyor. Yurt dışına kaçırılan bitkiler, oradaki laboratuvarlarda ve gen bankalarında değerlendirilebiliyor. Bitki kaçakçıları, turist olarak gelip belirli araştırma merkezleri veya ilaç şirketlerinin yönlendirmesiyle nadir bitki türlerini yurt dışına götürüyor.

Uzmanlar, bitki türlerinin jandarma, gümrük sorumluları ve yerel yöneticiler tarafından işbirliği içinde bilinçli ve programlı olarak izlenmesi, belli yerlerde düzenli kontroller yapılması gerektiğini belirtiyor.

2 Nisan 2011 Cumartesi

Öz be öz bizden, Kardelen (Galanthus) ve Çiğdem (Crocus)

Öz be öz bizden, 

Kardelen (Galanthus) ve Çiğdem (Crocus)


Bu ay sizlere Trakyalı iki bitkiden, Kardelen ve Çiğdem’den bahsedeceğim…
Kardelen

Buyrun bakalım, bu ayın güzellerinden birincisi Kardelen Hanım (Galanthus), 
hem de öz be öz bizden birisi, buralı. Trakyalı.
Kardelen çok garip bir zamanda, kardan sonra, buzlu havalarda incecik gövdesini dans eder gibi uzatıp, ters çiçeklerini açıyor. Bu havalarda rüzgârdan, yağıştan koca ağaçlar devrilirken ona bir şey olmuyor, ilginç. Dikili olduğu mekânda ışık istiyor, ıslak - rutubetli toprağa bayılıyor; ama en çok da rahatsız edilmemeyi seviyor. Hani çok nadiren çocukların önüne yazarlar ya “öpme beni” diye, Kardelenler’e de “elleme beni” yazılmalı. Çünkü çiçekleri biterken tohumlar oluşuyor, bu tohumlar havada uçup bir yerlerde yeni kardelenler yetiştiriyor, dipteki soğanlar da orada içten çoğalıyor gruplaşıp genişliyorlar. Yani, üstte ve altta iş çok.
Şu sıralar yetişkin saksılı Kardelen bulursanız kaçırmayın.
Soğanları sonbaharda marketlerde var ama görerek almanın tadı başka. Eski bahçeli evlerde de tek tük olabilir, sorun, ya da küçük bitkilerle uğraşan semt fidanlıklarında ararsanız mutlaka bulursunuz. Sizde varsa ve çok gelişmişse söküp dilediğiniz kadar ayırın,
 tekrar dilediğiniz yere dikin.
Unutmadan uyarayım, toprakta yaşayan saygıdeğer Danaburnu da Kardelen soğanlarını çok severmiş, yemesini tabii!!! Aman sakın atlamayın, gözünüz yerde olsun, bahçenizde yetişmişse kardelen mardelen ne varsa yer bitirirler…Derhal onlardan kurtulun. (Zirai ilaçlamayla!..) Kurtulamayacak gibiyseniz soğanlı bitkileri plastik saksılarla toprağa dikin. Dibe normalinden büyük, su süzülecek delikler açın. İçten hasır tellerle destekleyin, soğanlarınıza böylelikle bir şey olmayacak. Sadece seneler sonra saksılar küçük gelebilir o kadar.

Sonbaharda Kardelen’i daha iyi açtırmak için soğan dikili bölgelere sıvı gübre verebilirsiniz.
İlkbaharda toprağı çapalarken o bölgelere dikkat, sakin oraları çapalamayın. Boyları 15 - 25 cm. arasında değişen Kardelenler, “lektin” adında bir protein üretiyormuş ve bu da yaprak bitiyle mücadelede kullanılıyormuş. Son duyduğuma göre de kanser ve kalp hastalıklarının tedavisinde Kardelen üzerinde birçok araştırma yapılıyormuş.
Çiğdem:


Bizden birisi daha; bu hanım da buralı. Mahmur çiçeği, İtboğan, Marco, Zehirli Çiğdem ya da esas ismiyle Çiğdem. Dünyada bilinen ismi de Crocus.
Çiğdem türleri sonbahardan ilkbahara kadar Kardelenler gibi bol ışıklı killi topraklarda çiçek açabiliyorlar. Soğanlar ellenmediği takdirde her sene çoğalıp ürüyorlar. Siklamen, hercai Menekşe, Çuha Çiçeği, Kardelen ya da Osmanlı çimiyle beraber mükemmel gelişiyor.


Resimdeki tipik Trakya Çiğdemi’dir (C.chrysanthus). Sarı renkli Kadıköy Çiğdemi, altın renkli Ankara Çiğdemi (C.ancyrensis), beyaz ve pembe renkli gibi yaklaşık 40 türünü bulabilirsiniz. Önemli olan, renk geçişlerini ve çiçek zamanlarını doğru ayarlamanızda.

Ortalama 12 -15 cm. olan bu bitki, doğru dikimle kışın bu renksiz günlerinde sürprizli olabilir. Gösteriyi, renkleri, zamanları doğru ayarlamak bir iki senenizi alacak, sabırlı olun…
Sonbaharda çiçek açtığında, üzerine basılamayacak ağaç dibi, bordür kenarı gibi bölgelere Çiğdem soğanlarını yerleştirin. Diktikten sonra sıvı gübre verin, üst yüzeyi de yaprak çürükleriyle koruyun. Gerisi kendiliğinden gelecek, her sene açacaklar.


Çiğdem insanlar tarafından çok uzun zamandır yetiştiriliyormuş. İlk ve orta çağlarda zehir şeklinde, 17. yüzyıldan beri de ilaç yapımında tüketiliyormuş. Dikkat zehirlidir..!
Günümüzde Behçet ve Gut hastalıklarında, eklem ağrılarının tedavisinde ve kanser araştırmalarında kullanılıyor.
Ekonomik değeri kıymetli Safran, Çiğdem’in ilkbaharda mor çiçek açan iri soğanlı türünden elde edilebiliyor.
Safranbolu ismini bu bitkiden almış. Eğer doğru türden değillerse sakın sizinkilerden safran üretmeye kalkışmayın. Bu madde sadece bir türde var.
Gıda sanayi dışında boya sanayinde doğal boyamacılıkta sarı renk için tüketiliyor.

Murat Pilevneli.Teşekkürler.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top