bölgelerde yetişen meyveler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bölgelerde yetişen meyveler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Nisan 2011 Çarşamba

Cinsel gücü artıran bitkiler

Cinsel gücü artıran bitkiler

Yiyeceklerin sadece “karnımızı doyurmak” için olduğunu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Yiyeceklerin çoğu doğal afrodizyak etkisi yaratıyor, ruhu ve libidoyu besliyor. Çin de yapılan bir araştırmaya göre yiyecekler mideyi olduğu kadar ruhu ve libidoyu da besliyor. Uzmanlar bazı yiyeceklerin viagra etkisi yarattığını belirtiyor. İşte uzmanların erkek ve kadınların cinsel isteklerini artırmak için önerdiği yiyecekler: 
ERKEKLER İÇİN: 
Maydanoz, * Nane, * Tarçın, * Kekik, * Vanilya, * Sivri Biber, * Hardal * Kereviz * Ayçiçeği * Greyfurt * Susam * Yumurta * Kuşkonmaz * Enginar * Bezelye * Badem * Ceviz * İstiridye (İçindeki çinko spermin çoğalmasına neden olarak cinsel isteği artırıyor) * Hindi (İstiridyeden daha fazla çinko ihtiva ediyor. Üstelik daha ucuz ve protein açısından da zengin) * Roka (Bolca demir ve C vitamini içeriyor) * Kereviz * Şalgam * Antep Fıstığı ve Fındık (İçerdikleri doymamış yağ asitleri ve E vitamini nedeni ile afrodizyak olarak kullanılırlar) * Salatalık * Kuşkonmaz * Soğan * Domates * Fesleğen * Karpuz * Hindistancevizi * Bal * Pekmez * Kivi * Mango
KADINLAR İÇİN: 
Çikolata: Çikolatanın içindeki yüksek şeker ve kalori cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor. Ve kadınlar erkeklere nispeten çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlı. * Ahududu * Yoğurt * Tarçın * Çilek ve Şampanya birlikte * Kırmızı biber, Köri ve diğer baharatlarla, baharatlı yiyecekler (kalbi daha hızlı çarptırdıkları için, seks sırasında oluşana benzer bir terleme oluşturuyor)

Ginseng: 



Kore Ginseng’in botanik ismi olan "Panax", "tam iyileşme” anlamına gelen “panacea” kelimesinden türetilmiştir. Kore Ginseng (Panax Ginseng), Uzakdoğu ülkelerinde kullanılmakta olan şifalı bitkiler içerisinde en yaygın olanıdır. Ayrıca Uzakdoğu insanları arasında mistik bir bitki olarak büyük bir ün ve şöhrete sahiptir. Ginseng,  fiziksel aktiviteleri ve vücut direncini arttıran bir bitkidir ve fiziksel ve mental (zihinsel)  dayanıklılığı artırır.  İçerisindeki faydalı maddeler sperm üretimini arttırmaya ve  erkeklerde aşırı stres ve yorgunluktan kaynaklanan performans düşüklüğünü gidermeye yardımcı olur. Kore Ginseng (Panax Ginseng) ise Uzakdoğu ülkelerinde 2000 yıldan fazla bir süredir kullanılmakta olan şifalı bitkiler içerisinde en yaygın olanıdır.Günümüzde, Kore Ginseng sadece Uzakdoğu ülkelerinde  kullanılmamakta, aynı zamanda tüm dünyada yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Panax Ginseng, diğer ginsenglerden özellikle farklı olup, üretimi 6 yıl sürmektedir. Diğer ginsengler  8-9 çeşit faydalı madde içerirken, Panax Ginseng (Kore Ginseng) 22 çeşit faydalı madde (ginsenosides, saponins, glycans (panaxans), polysaccharide fraction DPG-3-2, peptides, maltol, B vitamins, flavonoids ve volatile oil) ve  antioksidan maddeler içermektedir.  Birinci yüzyıla ait bir Çin metnine göre; Ginseng, kuvvet verici, zihni güçlendiriciirfan ve bilgeliği artırıcı bir şifalı bitki olarak tanımlanmakta ve düzenli kullanımının yaşam kalitesini ve süresini arttıracağı belirtilmektedir.

28 Mart 2011 Pazartesi

“Kiraz” ve “Vişne” genç ve dinç yaşatan müthiş aile!

“Kiraz” ve “Vişne” genç ve dinç yaşatan müthiş aile!





Yaz geldi artık yaz! Canlandı artık tüm tabiat… Yağmurla indi rızkımız gökten; güneş doğdu yeniden, ağaçlar meyvelerini verdi, tohumlar filizlerini… Kuşlar göç ederek geldi, yunuslar da mutluluğun habercisi! İnsan bu mevsimde umutsuz olabilir mi?
Tüm mevsimlerde ve hayatın her anında “umutlu olmalı" insan ve “değerini bilerek" “hissederek” “sevmeli”, yalandan ve yapaydan sakınarak “sadık kalmalı" tabiatın doğal güzelliklerine…
Tabi bu “sevgi” ve “sadakat” sözde kalmamalı! “Zaman” ayırıp “saygı” ve “değer” de göstermeli, "güvenmeli" ve "güven vermeli" sahip çıkmalı Yaradan’ın verdiği güzel nimetlere…
Hatta konuşmalı onlarla! “Su”, “hava”, “ateş”, “toprak”, “meyve”, "sebze”, “çiçek”, “ağaç”, “insan”, “hayvan” kısaca tüm tabiatla sevgiyle konuşmalı… 
Hepsinin bir dili ve hepsinde Yaradan’ın bir hikmeti var!
Açlık korkusu ve rızk endişesi, hile ve tuzak, yalan ve iftira, kibir ve menfaat, inançsızlık ve para hırsı, sevgisizlik ve umutsuzluk ile bozulmadı mı havanın, toprağın, suyun, ateşin, tohumun, hayvanın, insanın ve sonunda tüm tabiatın dengesi?  
“Rızklar insanı ecelinden daha fazla arar ve sahibini nerede olursa olsun bulur” hadis-i şerifi o kadar hakiki ki! Yeter ki yüreğinin götürdüğü yoldan gitsin, 
dinlesin insan kalbinin ve tabiatın sesini…
Yol kenarlarında ağaçlarda, markette, pazarlarda sebze ve meyveyi görünce de her seferinde “kimse kimsenin rızkını yiyemez” sözünü gözlerimle izler, yüreğimle dinlerim! Hangisini kim alacak ve ardından kim yiyecek?
Sonunda bir lokma dahi olsa kimse kimsenin kısmetini yiyemiyor!
Geçtiğimiz hafta iş yerimizin komşu bahçesindeki vişne ağacının bizim bahçeye yönelmiş dalı birden kırılıp kendini bizim bahçeye attı! O kadar vişne vermiş ki sanırım ağırlığını taşıyamadı, ama o durum da bu rızkın bizim şirkete gelmesine sebep! Bir anlık şaşkınlıktan sonra, büyük dal küçük parçalara ayrıldı üzerindeki vişneler toplandı. Yan komşu "sizin kısmetinizmiş" diye hediye etti. Vişneleri kim mi yedi? Elbette o da kimin kısmeti ise o yiyecek…
Bu vesile ile kiraz ve vişneyi sizler için araştırdım, tam mevsiminde iken bu güzel meyvelerin içinde sakladıkları sırlarını sunuyor; "helal", "hayırlı" ve "bereketli" bol rızklar diliyorum...

İşte aynı aileden gelen “kiraz” ve “vişne”nin özellikleri
İkisi de aynı ailenin fertleri ve gördük ki; sağlıklı, genç ve dinç yaşamın da büyük nimetleri…
Her ikisinin de kökeni eski olup Karadeniz ile Hazar Denizi arasındaki bölgeden geldikleri sanılıyor. Bir kanıya göre bunların tohumları Avrupa’ya daha insan yokken, kuşlar tarafından getirilmiş. Milattan 300 yıl önce yaşayan Yunan Theophrastos bu meyveden söz eder. Latincesi prunus cerasus olan vişnenin kökeninin Giresun olduğu söylenir. (Giresun’un eski adı Kerasus’dur) Gülgiller familyasından olan vişne ve kiraz ağaçları 4–8 metre kadar yükselir. Nisan ayında çiçek açarlar. Kirazın; sarımsı, pembe, koyu ve açık kırmızı renkte değişik çeşitleri vardır. Vişne; mora yakın koyu kırmızı renktedir.
Vişneler, ılıman iklimlerde çok iyi yetişmekle birlikte, kiraza oranla sıcak ve soğuklara daha dayanıklı olduğundan, iklim değişikliklerine daha iyi uyum sağlıyorlar. Dünyanın ikinci büyük vişne üreticisi koltuğuna yerleşen Türkiye’de, dünya vişne üretiminin % 16sı gerçekleştiriliyor.

"Kiraz" (prunus avium)
A, B1, C vitaminleri, demir, kalsiyum, magnezyum, potasyum, sodyum, fosfor, kükürt ve çinko mineralleri içinde barındırıyor. Ayrıca; tanen, levüloz (meyve şekeri) ve elajik asit ihtiva ediyor. Yani iyi bir antioksidan!

"Vişne" (prunus cerasus)
Tam bir vitamin ve mineral deposu! A ve C vitamini ile sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri içeriyor. Ayrıca, antosiyanin ve melatonin ihtiva ediyor. Yani doğal ağrı kesici!

Sağlıklı yaşama “kiraz”la merhaba!
Kandaki zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve kanın temizlenmesini sağlayan kiraz, içerdiği madensel tuzlar ve vitaminler nedeniyle bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Uzmanların tavsiyelerine göre; arka arkaya iki gün sadece kiraz yiyerek veya taze sıkılmış suyunu içerek kür uygulanırsa; kanı temizler ve birçok toksinleri vücuttan atar.
İçerdiği minerallerden dolayı özellikle çocuk ve yaşlılar için çok faydalı.
Romatizmaya karşı vücudu koruyor, insana yumuşaklık veriyor ve vücut dokularını gençleştiriyor!
İdrar söktürücü özelliği ile böbreklerin dostu olan kiraz, vücutta biriken zehirli maddelerin karaciğer ve böbrek yoluyla dışarıya atılmasını sağlıyor. Ürik asit ve ürat tuzlarının vücuttan atılmasını sağladığı için yaş olarak tüketilen kiraz meyvesi romatizma, gut, eklem kireçlenmesi ve damar sertliğinin tedavisinde etkili oluyor.
Çekirdeklerinden elde edilen yağ romatizmalıların ağrıyan yerlerine 
sürüldüğünde rahatlatıp ve ağrıyı dindiriyor.
İçerdiği fosforun etkisiyle; sinirleri kuvvetlendirerek sakinlik veriyor.
Yüzde oluşan sivilceleri gideriyor.
Bağırsaktaki fermantasyonları dezenfekte ettiğinden hem kabızlığa,
 hem de ishale ve dizanteriye de yararı var.
Kiraz şekeri levüloz türevi olduğundan, şeker hastaları kirazı ölçülü miktarda tüketebilir.
Kalorisi düşük olduğundan kilo problemi olanlar ve formunu korumak isteyenler kirazı öğünlerinde yiyebilir.

Kiraz çekirdekleri ezilerek bir yakı yapılır. 
Bu yakı yarım baş ağrısı olanların alın kısmına konursa ağrıyı keser.
Kiraz suyunun yüz ve boyun kısımlarına sürülmesinin derideki bir takım 
kırışıklıkları giderir ve cildi güzelleştirir.
Siyah kirazın eti yumuşaktır ve sindirimi kolaydır. Siyah kirazın besin değeri de çoktur.
Eti sert olan kirazın sindirimi zordur, midesi hassas olanlara önerilmez!

Kiraz diyabet, kalp, kanser ve artrite karşı koruyor!
Çinli araştırmacılar kirazın şeker hastalarının sağlığını koruduğunu uzun zamandan beri gözlemlemektedirler. Kiraza, üzüme ve dutsulara koyu pigmentleri veren antioksidan bileşiklerinin, hayvanların pankreas hücrelerinde insülin salgısını artırdığı saptamışlardır. Antosiyanin olarak bilinen bu bileşikler kalp hastalıklarına, kansere ve artrite karşı koruyor. Kiraz, vişne ve diğer koyu renkli meyvelere ağırlık vererek; şekerinizi dengede tutabilir, yaşlılık döneminizi de sağlıklı geçirebilirsiniz.
Ayrıca kirazın elajik asit adlı güçlü bir bileşiği içeren bir avuç meyveden biri olduğu da araştırmacılar tarafından tespit edilmiştir. Elajik asit, sentetik ve doğal kansorejen maddeleri etkisiz hale getiriyor ve onların sağlıklı hücrelere hasar verecek kanserli hücreler haline getirmesini engelliyor!

Vişne toksinleri atıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor!
Vişne; kansızlığa, akciğer ve böbrek iltihabı dâhil bütün iltihaplı hastalıklara, dizanteri enfeksiyonuna, hepatite, idrar tutamayana, kabızlığa karşı çok etkili.
Kalp çarpıntısına iyi gelir.
Öksürüğü keser, idrarı söktürür, ishali durdurur.
Vişne mevsiminde göze, günde 1–2 defa vişne damlatıldığında görme 
kuvvetini ve gözün parlaklığını artırıyor.
Aidin Salih “Gerçek Tıp” kitabında vücuttan toksinleri atmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için; vişne mevsiminde sabahtan öğleye kadar sadece vişne yemeyi (1–2 kg kadar) tavsiye ediyor. Öğleden sonra yemek yiyebilirsiniz!

Sakinlik veren, ağrıları dindiren vişne!
Japon beslenme uzmanları tarafından Tsuda Üniversitesi’nde 2003 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre; hipoinsülinemi ve hipoglisemiye yol açabilen yüksek yağ içeren besinlerin verdiği söz konusu zararlar antosiyanin sayesinde dengelenebiliyor. Diğer bir deyişle, şeker düzeyi düşük olan vişne, kilo kontrolünde önemli bir görev üstleniyor.
Michigan State Üniversitesi'deki bilim adamları, yaptıkları araştırmayla vişnenin şaşırtıcı özelliklerini ortaya koydular. Bu bilim adamlarına göre, vişnenin içinde bulunan antosiyaninlerin, ateşlenmeyi tetikleyen COX–1 ve COX–2 enzimlerinin aktivitesini ve acıyı azaltıcı etkisi bulunuyor. Michigan State Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, antosiyanin maddesinin kolesterolün, kan şekerinin düşürülmesi ve karaciğerde daha az yağ birikimi konusunda çok etkili olduğunu ortaya çıkarıyor. Başka bir araştırmaya göre, “antosiyanin” olarak bilinen kırmızı kimyasalların aynı zamanda kas ağrılarını hafifletebileceği belirtiliyor. Spor egzersizleri ve ağırlık çalışmalarının hemen sonrasında oluşan geçici kas zedelenmelerinde, içeriğindeki antosiyanin sayesinde vişne “doğal ağrı kesici” olarak etkin rol oynuyor.

Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Aziz Ekşi’nin yaptığı ön araştırmalar, vişnedeki antosiyaninlerin kolon kanseri riskini önemli ölçüde azalttığını gösteriyor.
Texas Üniversitesi'nden Nöroendokrinoloji uzmanı Dr. Russel Reiter da 30 yılı aşkın süredir Melatonin üzerinde araştırma yapmış. Vişnelerde önemli ölçüde Melatonin bulunduğunu tespit etmiş. Dr. Reiter; melatoninin vücutta, antioksidan özelliği göstermek ve derin bir uyku sağlamak gibi başlıca iki etkisinin bulunduğundan bahsediyor. Dr. Reiter gibi birçok bilim adamı da, “vişne”den alındığında antioksidanlar ile desteklenen melatonin'in avantajlarına dikkat çekiyorlar.
Yine, yumuşak doku romatizması olarak da bilinen fibromiyalji hastalığından şikâyetçi olan insanlar, sağlıklı bir perhizle desteklenen “taze sıkılmış vişne suyu” tüketiminin bu hastalığın semptomlarını hafiflettiğini belirtiyorlar.

“Taze sıkılmış vişne suyu”nun; acı azaltıcı, ateş düşürücü ve uyku sağlayıcı özellikleri bulunması da bu açıklamaları destekleyici nitelik taşıyor. Ayrıca, kandaki ürik asit seviyesinin çok olmasından kaynaklanan ve vücutta eklem ağrılarına sebep olan gut hastalığında, “taze sıkılmış vişne suyu”nun kandaki ürik asit seviyesini düşürdüğü de yapılan tespitler arasında.
***
Bilim adamları araştırmalarla bu sonuçlara ulaşırken halkımız asırlarca derdine dermanı doğru yerde yani kendisinin de geldiği toprakta aradı! Bu arayışta kirazın gövdesinden, yaprağına, meyvesinden, sapına ve çekirdeğine kadar her yerinin dertlere derman olduğunu keşfetti.
Kiraz ağacı kabuğu ateş düşürücü, yaprakları müshil, çiçekleri göğüs yumuşatıcı, sapları idrar söktürücü, meyvesi de kan temizleyici, çekirdeklerinden elde edilen yağ ağrı kesici “doğal ilaç” olarak halk arasında uzun yıllardır kullanılmaktadır!

İşte “halk reçeteleri” ile “kiraz”ın şifa olduğu hastalıklar!
İdrar artırıcı yöresel halk reçetesi: Isparta/ Eğirdir/ Çayköy’de kiraz ağacının (cerasus avium) gövde kabukları dâhilen diüretik olarak kullanılır.100 ml. suya, 2–3 gr. gövde kabuklarından konularak ortalama 5–10 dakika kısık ateşte kaynatılır, süzülüp, ılıtılınca içilir. 
Bal ile tatlandırılabilir.

Böbrek rahatsızlıklarında yöresel halk reçetesi:
 Kırklareli/ Babaeski/ Nadırlı’da kiraz sapları dâhilen böbrek rahatsızlıklarının giderilmesinde kullanılır. 100 ml. suya, 2–3 gr. kurutulmuş kiraz sapı konularak ortalama 5–10 dakika kısık ateşte kaynatılır, süzülüp, ılıtılınca içilir.
Yemeklerden kaynaklanan mide zehirlenmelerinde yöresel halk reçetesi: Trabzon/ Yomra/ Oymalı’da kiraz ağacının gövde kabukları zehirlenmelere karşı kullanılır. En dış kısmı çıkartılan 2–3 gr gövde kabuğu 100 ml suya konularak ortalama 5–10 dakika kısık ateşte kaynatılır, süzülüp, zehirlenme durumlarında içilir.

Mide rahatsızlıklarında yöresel halk reçetesi
Kahramanmaraş/ Göksun’da dağ kirazının (cerasus mahalep) kurutulmuş meyveleri mide rahatsızlıklarında kullanılır. 100 ml. suya, 2 gr. kurutulmuş dağ kirazı konularak ortalama 5–10 dakika kısık ateşte kaynatılır, süzülüp, ılıtılınca içilir.

İdrar tutukluğunda romatizmada sarılıkta gutta, gripte karaciğer ve dalak rahatsızlıklarında: 30 gr. kiraz sapı bir litre suda 10 dakika kaynatılıp, ılıtıldıktan sonra içildiğinde olumlu sonuçlar verdiği belirtilmiştir.
Not: Gövde kabukları ve kiraz sapları çok sertse yumuşamaları için 12 saat soğuk suda bekletildikten sonra, aynı su ile 10 dakika kadar kısık ateşte kaynatılır.
***
Fatma Nihal Doğan'ın "vişne sirkesi" tarifi:
Bahar ayları geldi mi bizim evde evlere şenlik durumlar yaşanır! Büyük anneannemden başlayan, anneannem ve annemden bana gelen bitki yetiştirme, üretme geleneği ile bir yanda annemin kuruttuğu çiçekler, otlar... Diğer yanda benim (tabi düne kadar annemindi) sirkeler... Merak işte, İnşaAllah birgün "doğal sirke" fabrikası kuracağız.
Gül, çilek, üzüm, karadut, elma, vişne... Hepsi ayrı güzel, hepsi farklı lezzette...
Evet, siz de vişne sirkesi yapmak isteseniz; ilk deneme için 1 kg. vişne alın, saplarını ayıklayıp güzelce yıkayın. Çekirdeklerini ayıkladıktan sonra cam bir kavanozun içine koyun ve iyice ezin, üzerine bir çay bardağı kadar su, 2 yemek kaşığı kadar da toz şeker (%100 pancar şekeri) ilave edin ve hava alacak şekilde üzerine bir tülbent veya iki-üç kat gazlı bez örtüp gölgede ama sıcak bir ortamda beklemeye bırakın. Ara ara kontrol edin 5-6 gün sonra mayalanmayma başlar, 10-15 gün sonra süzüp cam bir şişeye alın. 40 gün boyunca; 10 günde bir süzmeye devam edin, keskin sirke tadını ve kokusunu aldıktan sonra koyu renkli bir şişeye alıp muhafa edebilirsiniz.
Vişne sirkesi; havuç, pancar ve marul gibi yeşilliklerle yapılan salatalarda harika oluyor ve hazımsızlık problemi çektiğinizde çok fayda sağlıyor...
Kiraz, vişne ve tüm yiyecekleri alırken doğal ve organik olanlarını tercih etmenizi, hangi yöre veya ülkeden geldiklerini sorgulamanızı, düzgün şekline ve rengine, markasına ve etiketine değil, doğal olmasına, tadına ve kokusuna bakmanızı öneriyorum.
GDO’suz, NANO’suz, HORMON’suz; “saf”, “temiz”, “doğal” yiyecek ve giyeceklerle güzel "huzurlu" bir ortam, "sağlıklı", "verimli" ve "bereketli" ömürler... Dilerim iyiler ve iyilikler kazanır, kötüler ve kötülükler kaybeder...

Kaynaklar:
İksir-i Şifa/ Halit Özgülen
İlaç Yiyecekler/ Dr. Earl Mindell
100 yıl yaşamanın sırları/ Dr. Maoshing Ni
Gerçek Tıp/ Dr. Aidin Salih
Dengeli Beslenme/ Müheyya İzer
Doğal Tedavi Yötemi/ Dr. Ulvi Türkmenoğlu
Sağlıklı Yaşamın Sırları/ Dr. Recai Yahyaoğlu
Türkiye’nin Bitkisel Halk İlaçları/ Prof. Dr. Ertan Tuzlacı
Bitkilerle Tedavi/ Prof. Dr. Turhan Baytop
www.meyed.org.tr

22 Şubat 2011 Salı

Armut Yetiştiriciliği

Armut Yetiştiriciliği



Dünya armut üretimi son verilere göre yaklaşık 18 milyon ton civarındadır. Bu üretimin yarıdan fazlasını Çin (9 milyon ton) kalan miktarını ise diğer ülkeler (İtalya, A.B.D., İspanya, Arjantin, Almanya, Güney Kore, Japonya ve Türkiye (360.000 ton) üretmektedir. Ağaç sayısı ve üretim miktarlarında son yıllarda gözle görülür derecede bir düşüş yaşanmakta ve bunun en önemli nedenlerinden birisi olarak ta Armut Ateş Yanıklığı (Erwinia amylovora) hastalığı gösterilmektedir.

EKOLOJİK İSTEKLER

İklim: Ağaçların dinlenme döneminde –20, -25 oC kış soğuklarına kısa süreli olarak dayandıkları bilinmektedir. Fakat bu süreler ne kadar kısa olursa zararlanma da o oranda az olur. Özellikle kış soğukları riski olan bölgelerde gübreleme ve sulama programlarının dikkatli bir şekilde planlanması gerekmektedir. Armut çeşitlerin bir çoğu düzenli çiçek açabilmek için mutlaka kış dinlenme döneminde 7.2 oC ‘nin altında toplam 1000 – 1500 saatlik bir sıcaklık toplamına ihtiyaç duyarlar. Eğer bu ihtiyaçları karşılanamazsa çiçeklenme düzensiz olur veya çok az gerçekleşir. Kaliteli meyve elde etmek için yetiştiriciliğin ılıman iklimlerde yapılması tavsiye edilir.

Toprak: Armut yetiştiriciliğinde kullanılan anaca göre değişmekle birlikte; kumlu topraktan killi toprağa kadar bir çok toprak tipinde bahçe kurulabilir. Fakat toprak pH’sının 6 - 7 civarında, geçirgen, derin, sıcak ve organik madde miktarının yüksek olması istenir. Aşırı kumlu ve kuru topraklarda meyve kalitesi bozulur.

ANAÇLAR

Armut yetiştiriciliğinde en çok uygulanan ve en güvenilir yöntem aşılı fidan ile üretimdir. Ülkemizde armut için ilk kullanılan anaçlar; doğada yabani olarak bulunan ahlat ve armutlar olmuştur. Bundan sonra yoğun olarak fidan üretimine geçilmiş ve anaç olarak; Armut çöğürü , Armut klon anaçları ile birlikte Ayva klon anaçları (özellikle Quince-A) kullanılmaya başlanmıştır. Quince -A ‘nın avantajı küçük ağaçlar meydana getirmesi ve düzenli sulandığı taktirde daha kaliteli meyveler oluşturmasıdır. Bunun yanında Quince-A nın dezavantajı; bazı çeşitlerle aşı uyuşmazlığı göstermesidir. Uyuşmazlık gösteren çeşitler için özellikle ülkemizde Beurre Hardy çeşidi ara anaç olarak kullanılır.

Quince –A Anacı İle

Uyuşan Çeşitler
Uyuşmayan Çeşitler

Beurre Hardy

Old Home

D.d.Comice

Abbe Fetel

Santa Maria

Conference

Akça

Passe Crassane
Williams

Coscia

Beurre Bosc

Dr.J.Guyot

Starkrimson

Farmingdale

Deveci

Asya Armutları


Yapılan çalışmalar sonucunda bu olumsuzluğu ortadan kaldıran ve armut çeşitlerinin büyük bir çoğunluğu ile aşı uyuşmazlığı göstermeyen BA - 29 ayva klon anacı da kullanılmaya başlanmıştır. Ayva ve armut anaçlarının büyük bir çoğunluğunun armut ateş yanıklığı hastalığına hassas olmaları nedeniyle kullanılan anaçlarda da değişiklikler ortaya çıkmıştır. A.B.D.’de yapılan ıslah çalışmaları sonucunda Old Home ve Farmingdale çeşitlerinin melezlenmesi ile bu hastalığa yüksek oranda dayanıklı olan OH X F serisinin klon anaçları üretime sunulmuştur.

ÇEŞİTLER

Avrupa grubu çeşitler; June Beauty, Akça, June Gold, Wilder, Mustafabey, B.P. Morettini, Coscia, Santa Maria, Dr. Jules Guyot, Starkrimson, Williams, Triumph de Vienne, Grand Champion, Beurre Bosc, Beurre Hardy, Doyenne du Comice, Ankara, Passe Crassane ve Deveci olarak sayılabilir.

Kieffer, Magness, Orient, Moonglow, Warren, Ayers, Potomac, Maxine, Tyson, Honey Sweet, Hood, Fan Stil ve Monterry çeşitleri ise armut ateş yanıklığı hastalığına kısmen veya dayanıklı olan çeşitler olarak bilinmektedirler.

Asya grubu çeşitler; Shinko, Shinseiki, 20 th Century, Chojuro, Magietsu, Kasui, Atago, Korean Giant, Hosui, Niitaka, Olympic, Yoinashi ve Ya Lii bu grubun çeşitlerinden bazıları olarak verilebilir.

BAHÇE KURMA

Seçilmiş olan bahçe yerinin; armut ağacının tüm isteklerini karşılayacak nitelikte ve iyi bir toprak hazırlığının da yapılmış olması şarttır. Eğer toprak hazırlığı iyi yapılmamış ise fidan çukurlarının geniş açılması fidanın gelişmesi yönünde mutlaka olumlu etki sağlayacaktır. Kapama armut bahçesi kurulacağı zaman mutlaka sağlıklı, ismine doğru, aşılı ve bir yaşlı fidanların kullanılmasında fayda vardır. Anaç olarak Quince-A kullanılmış ise, ağaçlara verilmesi gereken aralık ve mesafeler, çoğu çeşitler için 3x5 m, armut çöğürü anaç olarak kullanılmış ise 5x7 m önerilmektedir. Bu aralık ve mesafeler çeşide, toprak şartlarına ve uygulanacak olan kültürel işlemlere göre değişebilir. Son yıllarda bazı ülkelerde belirttiğimiz aralık ve mesafelerden daha sık (0.6 - 0.8 x 4 m) armut bahçeleri de kurulmaya başlanmıştır. Dikim budaması yapılan fidanların ılıman iklimlerde aşı yeri toprak üzerinde kalacak şekilde Kasım – Ocak ayları arasında dikilmeleri tavsiye edilir. Daha soğuk olan bölgelerde ise fidan dikimi Şubat ve Mart aylarında yapılmalıdır. Dikim sırasında bahçede sağlıklı bir tozlanma ve döllenme için mutlaka aynı dönemde çiçek açan çeşit karışımlarına yer verilerek bahçe kurulmalıdır.

KÜLTÜREL İŞLEMLER

Toprak İşleme

Armut bahçelerindeki toprak işleme; açık, örtülü veya yarı örtülü olarak yapılabilir. Açık toprak işlemede; değişik alet ve makinalarla tüm yıl boyunca bahçede yabancı ot çıkışına müsaade edilmez. Sürekli toprak işleme olayı vardır yağışı fazla olan ve meyilli arazilerde uygulanması tavsiye edilmez. Örtülü toprak işlemede ise bahçede herhangi bir toprak işlemesi söz konusu değildir. Sadece aşırı boylanmış olan otlar biçilir veya özellikle ağaç altlarında yabancı ot ilaçları ile düzenli bir mücadele yapılır. Yarı örtülü veya geçici örtülü toprak işlemede ise bahçede toprak işlemenin uygun olduğu ilkbahar ve yaz aylarında işleme yapılır. Sonbahar ve kış aylarında ise bir kez toprak işleme yapılır veya hiç yapılmaz. Anaç olarak ayva veya bodur gelişen diğer klonların kullanıldığı armut bahçelerinde eğer toprak işlemesi yapılıyor ise mutlaka yüzeysel (10 – 15 cm) olmalıdır. Özellikle genç bahçelerde yabancı ot ilacı kullanırken dikkatli olunmalı ve ağaç gövdeleri ilacın etkisinden korunmalıdır. Aksi takdirde genç ağaçların gelişmesi bundan olumsuz etkilenir. Ağaç sürgün ve yapraklarında cüceleşme, alt bölümlerdeki meyvelerde aşırı pas, sonucunda da çürüme meydana gelir.

Gübreleme

Tüm meyve bahçelerinde olduğu gibi armut bahçelerinde de dengeli ve düzenli bir gübreleme yapmak için mutlaka her yıl toprak ve üç yılda bir yaprak analizleri yapılmalıdır. Yapılan analizlerin sonucuna göre de bahçenin gübre ihtiyacı belirlenmelidir. Verilecek olan kimyasal gübreler ağaçların taç iz düşümü içersine ama asla gövdeye ve köklere temas etmeyecek şekilde uygulanmalıdır. Bitkinin daha fazla ihtiyacı olan makro elementler hemen hemen her yıl mikro elementler ise ihtiyaca göre verilmelidir. Armutlarda demir ve bor noksanlıklarına sık rastlanmaktadır.

Budama

Armut yetiştiriciliğinde budama olayına fidanın alınması ile başlanır. Bu nedenle ağaçlara verilmesi düşünülen terbiye sistemleri; anacın ve çeşidin büyüme gücüne, şekline seçilen bahçe yerinin yöney ve toprak tipine, çeşidin meyve iriliğine uygulanacak olan kültürel işlemlere vb. kriterler dikkate alınarak ilk önce belirlenmelidir. Armut ağaçlarının genelinde hakim olan dikine büyüme eğilimi nedeniyle dike yakın olan budama şekillerinin verilmesi ve uygulaması daha kolaydır. Özellikle son yıllarda artan sık dikim nedeniyle bu tip sistemler daha da önem kazanmıştır. Bahçelerde en fazla uygulanan sistemlerden bazıları; doruk dallı, değişik doruk dallı, palmet, kordon (duvar sistemi) vb. olarak verilebilir.




Değişik Doruk Dallı Sistem
Kordon Sistemi




HASAT VE VERİM

Armut meyveleri yeme ve hasat olumu olmak üzere iki farklı dönemde hasat edilirler. Erkenci veya yazlık çeşitler yeme olumunda hasat edilip doğrudan pazara sunulurlar. Güzlük ve kışlık çeşitler ise hasat olumunda ağaçtan toplanırlar ve belirli sürelerle olgunlaştırma odasında bekletilerek yeme olumuna getirilirler. Bu çeşitlerin gönderileceği pazarlar uzak ise bu süreler taşıma esnasında da geçirilebilir.

Hastalık ve Zararlılar

Armut ateş yanıklığı, Külleme, Karaleke, Memeli Pas, Meyve iç kurdu, Armut Yaprak piresi, Armut sülüğü ve kabuklu bitler armut yetiştiriciliğinde en önemli bazı hastalık ve zararlılardır.


etruşka




İtalya‘da melezleme ile elde elden ağaç yarı dik gelişen ve geniş taç oluşturan erkenci çeşitlerdendir. Meyveleri Akça armudunu andırmakta, ancak meyveleri Akça’dan biraz daha iridir. Meyve kabuğu zemin rengi sarımtırak yeşildir. Oldukça verimli bir çeşit olup kendisi ile aynı zamanda çiçek açan Morettini, Wiliams çeşitleri dölleyici olarak dikilebilir. Meyve orta irilikte ve sertliktedir. Meyve eti açık krem, sulu ve tatlıdır. BA-29, MC ve OH-F anaçları üzerinde gelişimi ve uyuşması iyidir. Erkenci olması nedeniyle talep görmektedir.5-10 Temmuz tarihlerinde  olgunlaşır.



Ankara armudu verimli bir çeşittir.
Ağaçlar armut ve ahlat çöğürü üzerinde 5-7 yaşından itibaren ürün vermeye başlamakta ve ürün miktarı 15 yaşına kadar artmaktadır. 
İyi bakım koşullarında verimlilik 50 yaşına kadar aynı düzeyde devam etmekte ve daha sonra düşüş göstermektedir.


WILLIAMS

Orijini
1770 yılında İngiltere’de bulunmuştur.
Ağaç Özellikleri
Ağaçlar gençken dikine kuvvetlice büyür, verim başlayınca gelişme      yavaşlar ve yayvanlaşır. Klasik ayva anacı ile uyum sağlamaz.
Meyve Özellikleri
Meyvesi orta iri – iri konik, boyunlu, orta kısmı geniş armut biçimindedir. Meyve kabuğu açık yeşil, ince, sap çukuru çevresi paslı, yeme olumunda sarı renktedir. Meyve eti beyaz, ince dokulu, tereyağı tipinde, çok sulu, tatlı ve aromalı olup kalitesi mükemmeldir. Sofralık, kurutmalık ve konservelik olarak kullanılmaktadır. Yaklaşık 500 gram ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Ağustos ayının 3. haftası itibariyle hasat edilir.
Tozlayıcılar
Akça, Mustafabey, Comice
****
santa maria


Orijini : 1951 yılında İtalya’da William ve Coscia melezlemesinden elde edilmiştir.
Ağaç Özellikleri
Ağaçları güçlü ve erken verime yatar, yarı dik ve hızlı gelişir. Verimli ve ülkemizde çok yaygın bir çeşittir.
Meyve ÖzellikleriMeyve iri ve konik şekillidir. Meyve kabuk rengi hasat döneminde açık yeşil zemin üzerine al yanaklıdır. Meyve eti beyaz, orta sulu ve orta lezzetlidir. Soğuk hava deposunda olgunluğa ulaştığında kabuğu sarı renk alır ve uzun süre depolanabilir. Ortalama 65–70 cm genişlikte, sap hariç 105 cm uzunlukta olup yaklaşık 220 gram ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Ağustos ayının 1. haftası itibariyle hasat edilir.
Tozlayıcılar
Williams, Abate Fetel

MARGERITE MARILLAT (KIEFER)


Orijini : İngiltere
Ağaç Özellikleri
Ağaçları yarı dik ve çok hızlı gelişir. Çok verimli bir çeşit olup ülkemizde oldukça yaygındır.
Meyve Özellikleri
Meyveleri iri, bazen de çok iridir. Sap ve çiçek kesimi dar olup orta kesimi oldukça şişkindir. Yeşil sarı zemin üzerine beneklidir. Meyve eti beyaz, kumlu, orta sulu ve orta lezzetlidir. Erwinia (ateş yanıklığı) hastalığına çok dayanıklıdır. Soğuk hava tesislerinde uzun süre depolanabilir. Ortalama meyve eni 90mm. meyve uzunluğu sap hariç 95 mm. olup, yaklaşık 350 gr. ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Ekim ayının ilk günleri itibariyle hasat edilir.
Tozlayıcılar

AKÇA


Orjini : Anadolu
Ağaç Özellikleri : 
Ağaçları kuvvetli büyür ve yarı dik gelişir. Düzgün bir taç teşkil eder, dallar sık ve aşağıya doğru sarkıktır. Düzenli meyve verir. Kendine kısır bir çeşittir. Armut anacına aşılanması durumunda geç meyveye yatar. Bu yüzden genellikle ayva anacına aşılanır ve iyi uyum gösterir.
Meyve Özellikleri :
Meyvesi küçük, kısa boyunlu, alt kısmına doğru geniştir. Meyve kabuğu yeşil zemin üstüne sarı renktedir, yeme olumunda yeşilimsi sarı renkte ve incedir. Meyve eti beyaz, az kumlu, orta derecede sulu, az tatlı olup kalitesi orta – iyidir. Ortalama meyve eni 45 mm. meyve uzunluğu sap hariç 70 mm. olup yaklaşık 120 gram ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Temmuz ayının 2. haftası itibariyle hasat edilir.
Tozlayıcılar
Mustafa Bey, Williams.

BAHRİBEY

Orijini : Anadolu
Ağaç Özellikleri
Ağaçları kuvvetli, dik-yarı dik gelişir. Orta kuvvettedir. Yüksek verimlidir.
Meyve Özellikleri
Meyve şekli yuvarlak, çiçek çukuru kısmı geniş, kendine özgü hoş kokulu, meyve iriliği ortadır. Kabuk rengi olgunlaştığında sarıdır. Ortalama meyve eni 60mm. meyve uzunluğu sap hariç 70mm. olup yaklaşık 160 gram ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Temmuz  ayının 2. haftasından itibaren hasat edilir.
Tozlayıcılar
Williams
DEVECİ

Orijini : Samsun
Ağaç Özellikleri
Ağaçları orta kuvvete ve yaygın gelişir. Ülkemizde armut yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgelerde sıkça rastlanır. Erwinia (ateş yanıklığı) hastalığına hassastır.
Meyve Özellikleri
Meyvesi iri-çok iri, basık, alt kısmı geniş, boyunsuzdur. Çiçek çukuru derindir. Meyve yüzeyi hafif girintili çıkıntılı olup kabuğu ince, zemin rengi sarı-yeşil, passız, bazen güneş gören yüzü pembe- kırmızıdır. Meyve eti beyaz, gevrek, sulu, tatlı ve kalitesi yüksektir. Soğuk hava tesislerinde uzun süre muhafaza edilebilmekte ve kış ayları için satış değeri açısından iyi bir seçenektir. Yeme olumunda fazla yumuşamaz. Ortalama; 100mm. genişlikte, sap hariç 98 mm. uzunlukta olup yaklaşık 620 gram ağırlığındadır.
Hasat Zamanı
Ekim ayının 2. haftasından itibaren hasatına başlanabilir.
Tozlayıcılar
Akça, Williams.
HAZİRAN GÜZELİ

Orijini : Anadolu
Ağaç Özellikleri
Ağaçları yarı dik ve çok hızlı gelişme sağlar. En erkenci armut çeşidi olup çok verimlidir.
Meyve Özellikleri
Orta irilikte yeşil zemin üzerine kırmızı yanaklıdır. Sulu, tatlı ve hoş kokuludur. Meyve eti sarı, hafif kumludur. Ortalama 50 mm genişlikte,
 sap hariç 95 mm uzunlukta olup yaklaşık 170 gram ağırlığındadır.

Hasat Zamanı
Haziran ayının 4. haftası başlanıp birden fazla toplama gerektirir. Dökülme yapması sebebiyle hasadına geç kalınmamalıdır.
Tozlayıcılar
Williams
NASHI - HOSUI

Orijini
1972 - Japonya. Nashi kelimesi Japonca da armut anlamında kullanılmaktadır. Nashi-Hosui Japon armut çeşitlerinin dünyada en yaygın olanıdır.
Ağaç Özellikleri
Ağaçları orta güçte yarı dik gelişir. Spur bir çeşit olduğundan sık dikime uygundur. 
Armut yetiştirilebilen tüm bölgelerimize önerilir. Enwinia (ateş yanıklığı) 
hastalığına dayanıklıdır. Çok verimli bir yapısı olduğundan mutlaka meyve seyreltmesi yapılmalıdır. 
Meyve Özellikleri
Meyveleri orta irilikte, açık kahve zemin üzerine sarı benekli ve az paslıdır.
 Uzun saplı, basık ve şişkindir. Meyve eti beyaz, çok sulu, müthiş aromalı ve lezzetlidir. 
Soğuk hava tesislerinde uzun süre muhafaza edilebilir. 
Ortalama 61 mm. genişlikte, 
hariç 53 mm. uzunlukta olup yaklaşık 140 gram ağırlığındadır. 
Hasat Zamanı
ı.
r
Kendine verimli bir çeşittir.

HOSUI

Meyveleri orta irilikte, 
Açık kahve zemin üzerine sarı benekli ve az paslıdır. 
Uzun saplı, basık ve şişkindir. 
Meyve eti beyaz, çok sulu, müthiş aromalı ve lezzetlidir. 
Soğuk hava tesislerinde uzun süre muhafaza edilebilir. 
Ortalama 61 mm. genişlikte, sap hariç 
53 mm. uzunlukta olup yaklaşık 140 gram ağırlığındadır.


ABBE FETEL

Ağacı, zayıf-orta kuvvette ve diktir.
Meyve kabuk rengi paslı, ince, yeme olumunda koyu sarıdır.
Meyvesi iri, konik ve boyun kısmı uzundur.
Hasat zamanı Eylül sonu, Ekim başlarıdır.
Tozlayıcıları : Williams, Coscia

kaynak :
 arastirma-yalova.gov.tr
http://www.anadolufidancilik.com.tr/armut.html
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top