egzotik meyveler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
egzotik meyveler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Kasım 2012 Cuma

Star Fruit - Carambola - Yıldız Meyvesi

Cherimoya


Star Fruit (Carambola) - Yıldız Meyvesi





‘Carambola’ (Türkçe söylenişi: Karambola) -Yıldız meyvesi, küçük pembe çiçekler açan ve meyvesi yıldıza benzeyen, altın sarısı renkte, gevrek, hafif tatlı, mayhoş, tadan kişilere göre değişmekle beraber, ananas-elma-kivi karışımı bir tada sahip tropikal/yarı tropikal bir meyvedir.


Carambola aslında Sri Lanka kökenli bir meyve olmasına rağmen, değişik iklimlere uyum sağlayabilmesi sayesinde bütün dünyaya yayılmış. Yaygın bir şekilde Güney Asya ülkeleri, Meksika, Orta Amerika, Avustralya ve İsrail’de yetiştirilmektedir. Lime yetişebilen birçok bölgede yetiştirilebilecek bir meyvedir.

Pasta fotoğrafında görülen Yıldız şeklindeki meyveyi birçok kişi, yıldız şeklinde kesilmiş bir portakal veya başka meyve sanmaktadır.

Yıldız Meyvesi –Carambola enine kesildiğinde bir yıldız şeklini alarak, üzerine konulan pastaların çok çekici bir görüntü oluşturmasını sağlar.






Carambola, botanik olarak oxalis ailesinin bir türüdür. Bu aileden bir tür olan ve salatalık şeklinde meyveye sahip Bilimbi meyvesini de ileriki günlerde sizlere tanıtmak istiyorum.

Bilimbi:





Bol miktarda oxalic asit içeren ekşi Carambola türleri, pirinç vb. metallerin parlatılmasında ve pasların temizlenmesinde bile kullanılmaktadır.


Carambola Çiçeği:






Carambola yavaş gelişen bir ağaç olmasına rağmen 9 m kadar boya ulaşabilir. Belli dönemlerde yapraklarını döken bir ağaçtır. Leylak renginde küme halinde küçük çiçekleri vardır. Çapraz döllenme olursa, bu çiçekler küme halinde meyvelere dönüşür, aksi takdirde meyveler seyrek olur. Meyveler tozlanmadan 6-9 ay sonra olgunlaşırlar. Hasat genelde bizim bulunduğumuz iklim kuşağında geç sonbahar hatta kış aylarına kadar uzayabilir. Carambola meyveleri hafif asidiktir fakat iyice olgunlaştığında tatlanır. Bazen bu meyveler çekirdeksiz olmakla birlikte kahverengi çekirdeklere sahiptirler.

Ülkemizde bu meyvenin yetişebileceği alanlar çok sınırlıdır. 0 derecenin altına düşmeyen bölgelerde rahatlıkla yetiştirilebilir. Burada genel olarak bir şey söylemek zor çünkü Akdeniz bölgesinde bile sıcaklıklar, bölgenin yapısına göre farklılık göstermektedir. Yetiştirmeyi düşünenler, öncelikle fidan 2, hatta 3 yaşına gelene kadar büyük saksılarda iç mekânda tutmalarında fayda vardır. Fidan büyüdükçe bahçede -2 derecelere kadar soğuğa dayanıklı hale gelir.

Carambola hafif asidik topraklarda daha iyi gelişir. Dikim için uygun aralık 5-6 m’dir.

Nemli iklim şartları Carambola için önemlidir. Yaz ve hatta kurak kış aylarında bile düzenli sulanma ihtiyacı vardır.

Daha önce belirttiğim gibi hafif asidik topraklarda iyi gelişen bir ağaç olduğundan Azot içerikli gübreleme tercih edilmelidir. Turunçgillerde uygulanan gübreleme yöntemleri genel olarak uygulanabilir.

Pek fazla zararlısı olmayan bir ağaçtır. Ülkemiz şartlarında henüz bir zararlısı gözlemlenmemiştir.

Genellikle tohumdan üretilen fidanlara aşı yapılarak verimli türler elde edilir. Aşılı türler 3-4 yaşlarında meyve tutmaya başlar. Aşısız türlerde bu süre 5-8 sene arasında değişebilir.


Kaynak ve daha fazlası: http://www.tropikmeyveci.com/

21 Mart 2011 Pazartesi

Turnayemişi (Vaccinium macrocarpon Ait.) yetiştiriciliği ve ülkemiz için potansiyeli

Turnayemişi (Vaccinium macrocarpon Ait.) yetiştiriciliği ve ülkemiz için potansiyeli


Turnayemişi, 
Kuzey Amerika'daki sulak alanlarda doğal olarak yetişen, toprak yüzeyinde yayılan örtücü bitki özelliğinde ve herdemyeşil olan bir üzümsü meyvedir. Turnayemişinin yaygın oluğu alanlarda kumlu topraklar ile bol miktarda taze su bulunmaktadır. Çürüntü ve su ile dolmuş çukur alanlardaki bataklık bölgeler turnayemişleri için ideal alanları oluştururlar. Barış ve arkadaşlık sembolü olan turnayemişinin yabani formları bataklık veya çamurlaşmış alanlarda, su kenarında veya yayla kesimlerindeki drenajı zayıf olan çayırlık alanlarda bulunabilir. Alman ve Hollandalı göçmenler Amerika Kıtasına yerleştikten sonra bu meyvenin çiçeklerini turna kuşunun gerdan, baş ve gagasına benzeterek craneberry (crane=turna) adını vermişlerdir. Zamanla Cranberry olarak kısaltılmıştır (Cary, 1891; Anon., 1997; Roper ve Vorsa, 1997; DeMoranville ve Caruso, 1998; Prouse ve Anderson, 1999; Anon., 2000; DeMoranville, 2000; DeMoranville vd., 2001; Trehane, 2004; Anon., 2007b). İkibinli yıllarda tarafımızdan Türkiye'ye getirilen bu üzümsü meyve "turnayemişi®" olarak Türkçeleştirilmiş ve Rize, Trabzon (kuru hasat) ile Samsun - Çarşamba ve Bafra ovalarındaki asitli topraklarda (sulu hasat) ön çalışmalar başlatılmıştır (Çelik ve Özgen, 2007). Asitli ve mükemmel kırmızı renkli meyveleri ile 40°-50° Kuzey enlem dereceleri arasındaki asitli ve sulak alanlarda yayılım gösteren turnayemişi Kanada ve Amerika Birleşik Devletlerinde yaygın olarak yetiştirilmektedir. 1800'lü yıllarda kültüre alınmıştır. 2004 yılı verilerine göre Dünya turnayemişi üretimi 343 bin ton olup bunun %82'si Amerika'da, %14'ü Kanada'da, %2'si Lituanya'da üretilirken Belarus, Azerbaycan ve Ukrayna'nın üretimdeki payı %1'in altındadır. Turnayemişi ekili alanların toplamı ise 29565 ha olup dekara verim 1160 kg kadardır. Üretim maliyeti varil başına (45.359 kg) 45$ olup toptan fiyatı 3 $/kg'dır. Genelde meyve suyu olmak üzere yıllık turnayemişi tüketimi kişi başına 450-900 g. arasındadır. Günümüzde turnayemişi elma ve portakal gibi meyve suyu olarak tüketilen temel meyveler kategorisinde ele alınmaktadır (Patent ve Booth, 2000). Son yıllarda Polonya, Avusturya, Almanya, Rusya ve Türkiye'de deneme amaçlı olarak yetiştirilmeye başlanmıştır.
Turnayemişi tatil kültürü ile aile sağlığı ve güzellik için büyük önem taşımakta, "sağlığın rengi", "turnayemişi ile sağlıklı gülüşler" hatta "kanser savaşçısı" veya "kalp dostu" olarak tanımlanmaktadır. Amerika'da yıllardır taze, dondurulmuş, sos veya meyve suyu olarak kullanılmaktadır. C- vitamini içeriği yüksek olan turnayemişi kan şekerini düşürmekte, idrar sistemi enfeksiyonlarında anti bakteriyel etki göstermekte ve ağız-diş sağlığı için kullanılmaktadır (Elaine, 2003; Dawning, 2004). Antioksidan olarak bilinen fenolik maddelerce zengin olan turnayemişi bakterilere karşı vücudu korumakta hatta sindirim sistemi ülserine karşı yararlı olduğu ifade edilmektedir. Kalp dostu olan turnayemişi yaşlanmayı da geciktirici rol oynamaktadır. Temelde kanser, yaşlılık, ağız ve diş hastalıkları, kalp hastalıkları ve ülsere karşı koyan turnayemişi, tıbbi olarak antibakteriyel, diüretik, yatak ıslatmayı ve mesane kasılmasını engellemek, iştah kaybını önlemek, ishali gidermek, gut hastalığım engellemek, böbrek ve pelvik iltihaplarını önlemek, romatizmaya karşı koymak, askorbik asit eksikliğini gidermek, ilkbahar yorgunluklarını gidermek, ağız içi iltihapları iyileştirmek, mide ve oniki parmak bağırsak ülserlerine karşı koymak ve damar sertliğini engellemek amacıyla kullanılmaktadır. Turnayemişinin Stapyhlococcus, Salmonella ve E. coli bakterilerinin insan vücudunda gelişmesine engel olduğu da saptanmıştır. Çekirdeklerinden elde edilen yağda bol miktarda omega-3 bulunmaktadır. Özellikle beyin hücrelerindeki zararı önleyen turnayemişi beyini sinirsel hasarlara karşı korumakta ve felç riskini azaltmaktadır (Anon., 2002; 2003; 2004; 2005; 2006a ve b; 2007a ve b; Xiao ve Shi, 2003). Üretilen turnayemişlerinin %90-95'i meyve suyu veya sos olarak değerlendirilirken temelde taze meyve (taze donmamış ve taze donmuş meyve), meyve suyu (saf turnayemişi suyu, karışık meyve suyu, konsantre meyve suyu), toz halinde, kurutularak (tatsız ve tatlandırılmış şekilde), dilimlenmiş olarak, sos veya marmelat şeklinde değerlendirilebilmektedir. Meyveli keklerde, yağlı çöreklerde, pastalarda ve ekmeklerde de kullanılmaktadır, elma, ahududu ve üzüm suyu; hububatlı turnayemişi, salata süsü, turnayemişi pastası, salsa, kuru turnayemişi (craisins), tatlı turnayemişi gibi. Turnayemişi suyuna biraz şeker ve şarap katılarak yapılan "yakut kırmızı fosfat" adlı turnayemişi konsantresi 1885 yılında ilk kez pazarlanmış ve çok Önlenmiştir. Bu su karbonat ilave edilip sulandırıldığında vitaminlerce zengin tazelik verici bir hal almaktadır. Antosiyanin içeriği oldukça yüksektir. Turnayemişi posasındaki çekirdekler mum ve yağ ekstrakte edilerek kozmetik sanayisinde ve merhem yapımında kullanılmaktadır. Ekmeklerde de kullanılabilen turnayemişi pastalarda da (mufin) değerlendirilebilmektedir. Yirminci yüzyılda turnayemişi popülaritesini dünya çapında hızla artırmaktadır. En çok kullanıldığı alan turnayemişi suyudur. Diğer alanlarda kullanılmaya başlanması ile üretiminin artacağı tahmin edilmektedir (Cary, 1891; Anon., 1997; Roper ve Vorsa, 1997; DeMoranville ve Caruso, 1998; Prouse ve Anderson, 1999; Anon., 2000; DeMoranville, 2000; DeMoranville vd., 2001; Trehane, 2004; Çelik ve Özgen, 2007).

BİTKİSEL ÖZELLİKLERİ

Turnayemişi Ericaceae yani fundagiller familyasına giren ve üzümsü meyveler grubunda yer alan ılıman iklim meyve türüdür. Vaccinium cinsine giren diğer birçok tür gibi pH değeri düşük yani asitli topraklarda yetişebilmektedir. Çalımsı formda yayılıcı, kısa sürgünler oluşturan turnayemişi {Vaccinium macrocarpon Ait) uzun yıllar yaşayan, odunsu yapıda, çok yıllık bir bitki olup herdemyeşildir. Bitkisi yavaş büyüme gösterir. Yapraklan oval, küçük ve sürgün üzerinde almaşıklı olarak dizilir. Gelişme periyodunda yeşil olan yapraklar kış aylarında kahverengi veya kırmızımsı bir renk alır. Bitkisi 2 m uzunluğunda yatay gövde denilen stolonlar oluşturarak dikildiği veya çeliklerinin ekildiği alanı bir hasır gibi kolayca kaplar. Turnayemişi meyvesi maviyemişte (likapa) olduğu gibi epiğin yani yalancı meyvedir. Meyveler mumlu ve parlak kırmızı renkte olup tam olgunlukta koyu kırmızı-siyah renk alırlar. Meyve gelişirken rengi yeşilden beyaza ve daha sonra kırmızıya döner. Özellikle meyve suyu sanayinde kırmızı renk ürün değeri ile doğru orantılıdır (Özgen vd., 2004). Kendi kendine verimli bir meyve türü olup tozlanma için bombus veya bal arılarına ihtiyaç gösterir (Bonney, 1998; Prouse ve Anderson, 1999; Evans ve Spivak, 2005). Bitkisi 3-8 cm derine gidebilen yüzlek kök oluşturur. İlk dönemlerde yetiştiriciliği yapılmış olan turnayemişi çeşitlerinin çoğu doğadaki populasyonlardan seçilmiştir. Yirminci yüzyılda selekte edilen 5 turnayemişi çeşidi olan Early Black, Howes, McFarlin, Stevens ve Searles günümüzde Kuzey Amerika'daki turnayemişi yetiştiriciliğinin temelini oluşturmaktadır. Turnayemişi çeşitleri olgunlaşma zamanlarına göre söyle sıralanabilir. Erkenci çeşitler : Beaver, Early Black,Franklin, Stankavitch ve Wilcox . Orta mevsim çeşitler : Searles, McFarlin, Stevens ve Bergman. Geççi çeşitler ise Beckwith, Pilgrim ve Howes'dir (Caruso, 1998; Caruso ve Beaton, 1998).

***************************************************************
Turnayemişi meyvesinin içeriği (100 g. meyve)
Su (%)
88

Kalori (kcal)
46

Protein (g.)
0.4

Yag(g.)
0.7
Karbonhidrat (g.) 
11

Ham lif (g)
1.4

Sodyum (mg)
2.0


Potasyum (mg)
67.0

Magnezyum (mg)
4.5

A vitamini
40 IU


Bl, Thiamin
2.1


B2, Riboflavin
1.2


Niasin
0.6


C vitamini (mg)
11.0


Kalsiyum (mg)
7.0


Fosfor (mg)
6.0
**********************************************






TOPRAK VE İKLİM İSTEĞİ
Ticari turnayemişi bahçesi için öncelikle asidik topraklar (pH=3.5-5.5; ortalama pH=4.0-4.5) ve bol miktarda temiz su gerekmektedir (Hanson, 1999). Dünya üzerinde turnayemişi yetiştiriciliğine uygun olan sulak alanların çoğu koruma altına alınmışken Türkiye'de Doğu Karadeniz (Rize, Trabzon, Ordu, Giresun) Bölgesindeki asitli topraklarda kuru hasat edilmek üzere ve Orta-Batı Karadeniz Bölgesinde sınırlandırılan çeltik alanlarının bir kısmında (Çarşamba-Asarcık, Bafra-Fener) sulu hasat edilmek üzere yetiştiriciliği yapılabilir. Bunun için 2000-2006 yılların arasında Türkiye'ye getirilen turnayemişi çeşitleri ile belirtilen bölgelerde denemeler başlatılmıştır. Turnayemişi asitli toprakların bulunduğu alanlarda yüzey örtücü bitki olarak dış mekan peyzaj düzenlemelerinde de kullanılabilmektedir. Turnayemişi yetiştiriciliğinde önemli olan beş kriter şu şekilde sıralanabilir; pH değeri 4.0-4.5 arasında olan asidik toprak (pH= 6.0'a kadar yetişebilir), kaplama (kumlama) amacıyla kireç içermeyen kum, kuru veya sulu sistemde yetiştirilmesi için iyi ve temiz su, yöresel iklim şartlarının bilinmesi, özellikle de düşük sıcaklıkların olduğu yerlerde iklim verilerinin alınması ve yabancı otlarla hastalık ve zararlılar kontrol altına alınmalıdır (Sandler, 1998a). Turnayemişi yetişen alanlardaki topraklar çoğunlukla insan eliyle hazırlanmış topraklardır. Toprağın organik madde içeriği en az %3.5 olmalı, mil-kil %3 iken geri kalan kısım kumdan ibarettir. Turnayemişi yetiştiriciliğinde sulama, kış soğuklarından bitkiyi korumak, böcekleri kontrol altına almak ve hasat yapmak için temiz ve bol miktarda su gereklidir (DeMoranville, 1998c; Sandler vd., 2004). Ticari turnayemişi yetiştirilmekte olan sulu (bataklık) alanlar, etrafı yüksek setlerle (tümsek) çevrelenmiş, dikdörtgen şeklinde, içinde iş makineleri ile iş yapılabilecek büyüklükte ve düşük kodlu tavalardan oluşmaktadır (Anon., 1998; Sandler, 1998b). Turnayemişi ılıman iklim bitkisidir. Bitkinin yıllık hayat döngüsünü tamamlaması için soğuk geçen bir kış dinlenme periyoda ihtiyacı yoktur. Düşük taban arazilerde hazırlanan turnayemişi tavaları daima bir don çukuru oluşturur. Kuru rüzgarlar olmasa da sıcaklığın -12°C'nin altına düşmesi ile dinlenmedeki tomurcuklar zararlanır. Soğuktan zarar gören yapraklar kahverengine döner ve birkaç hafta sonra dökülür, ancak diğer yapraklar gibi ilkbaharda kendilerini yenilerler. Tavaların su ile doldurulması veya yağmurlama sulama yapmak turnayemişi bitkilerinin kış soğuklarından korunmasını sağlar (DeMoranville, 1998d).

TEKNİK VE KÜLTÜREL UYGULAMALAR

Fidanlıklarda üretilen turnayemişi bitkileri ilkbaharda dikilir. Dikim sıklığı 30 cm x 30 cm'dir. Fidan üretimi çelikle yapılmakta veya yaşlı bitkilerden alman çelikler doğrudan araziye ekilmektedir. Çelikle çoğaltılan bitkilerde 4 yıl sonra ekonomik olarak ürün alınabilmektedir. Çeliklerin köklenmesi için yağmurlama sulama veya salma sulama yapılır. Turnayemişi çelikleri yaz aylan da dahil olmak üzere yılın her mevsiminde özellikle de mistleme sulama sistemi altında ev veya sera ortamında kolayca köklendirilebilir. Çelikler genç, sağlıklı asmalardan ve bir önceki yıl oluşan kuvvetli sürgünlerden alınmalıdır. Alman çeliklerin tepe kısmı kesilir, uzunlukları 8-10 cm olmalı ve uç kısma yakın 6-8 yaprak içermelidir. Çelikler torf veya 1:1 oranında ve en az 5 cm derinliği olan torf+kum karışımına dik pozisyonda dikilir. Köklendirme tavalarda, viyöllerde, saksılarda hatta torf bloklarında yapılabilir (DeMoranville, 1998a, b ve f). Turnayemişinin gübre ihtiyacı az olduğundan özellikle de ilk yıllarda asmaların hızlı bir şekilde büyüyerek kısa sürede kendilerini toparlayabilmeleri için gübre uygulaması yapılmaktadır (Anon., 1995; DeMoranville, 1998g). Turnayemişleri için verilen besin maddeleri ile yabancı otların gelişimi de hızlandırılır. Turnayemişi yetiştiriciliğinde problem olan yabancı otlar çimenler, ince kamışlar ve sazlardır. Bunun yanında çok yıllık, odunsu ve geniş yapraklı birkaç yabancı ot da turnayemişini rahatsız edebilir. Sulak alanlardaki yabancı otların çoğunluğunu ince kamış ve sazlar oluşturmaktadır. Bunları önlemenin en iyi yolu taban suyunun en az 30 cm aşağıda tutulmasıdır. Çünkü bu yükseklik turnayemişleri için uygun iken daha yüzlek kök oluşturan bitkiler için caydırıcı rol oynar (Cary, 1891; Anon., 1997; Roper ve Vorsa, 1997; DeMoranville ve Caruso, 1998; Prouse ve Anderson, 1999; Anon., 2000; DeMoranville, 2000; DeMoranville vd., 2001; Trehane, 2004; Çelik ve Özgen, 2007).












Turnayemişi asmalarında genç ve kuvvetli sürgün oluşumunu sağlamak amacıyla budama yapılmaktadır. Su altında yapılan turnayemişi yetiştiriciliğinde su yönetimi tecrübe isteyen bir iştir. Araştırmalara göre turnayemişi tavalarında en yüksek verim su seviyesinin yüzeyden 23-30 cm aşağıda olduğu durumlarda alınmıştır. Saf kum içeren topraklarda ise su tablosunun yüzeyden 35-45 cm aşağıda olması gerekir. Turnayemişi tavalarında yabancı ot kontrolünü sağlamak, asmaları kış soğuklarına karşı korumak ve zararlılara karşı mücadele etmek amacıyla belli dönemlerde turnayemişi tavaları belli seviyede su ile doldurulmaktadır. Tavalara su verilmesi aynı zamanda hasadın su içinde yapılması için de kullanılmaktadır. Turnayemişi yetiştiriciliğinde kumlama da önemlidir. Kumlama, çeliklerin daha iyi köklenmesini sağlar, daha fazla ve daha iyi gelişmiş meyvelerin oluşmasına yardımcı olur, hastalık ve zararlıların kontrolüne yardımcı olur. Kurak koşullarda torfun çatlamasını önler ve asmalar toprak üzerinde yayıldığı için yaprakların yer aldığı boğumlarda kök oluşumunu teşvik eder. Her 3-4 yılda bir kez olmak üzere 2.5-5.0 cm kalınlığında uygulanan kum kuruyarak dökülen yaprakların da toprak altı olarak çürümesine ve ortama organik madde olarak katılmasına ve asmaların dip kısımlarında birikmesine yardımcı olmaktadır (Cary, 1891; Anon., 1997; Roper ve Vorsa, 1997; DeMoranville ve Caruso, 1998; Prouse ve Anderson, 1999; Anon., 2000; DeMoranville, 2000; DeMoranville vd., 2001; Trehane, 2004; Çelik ve Özgen, 2007).





Turnayemişleri kuru ve sulu olarak hasat edilmektedir. Günümüzde alçak boylu maviyemişlerin hasadında da kullanılan el tipi kepçeler küçük alanlarda turnayemişlerinin hasadında da kullanılmaktadır. Geniş alanlarda kuru hasat yapan makineler de geliştirilmiştir. Makineler el ile hasada göre daha kısa sürede toplama yapar ancak meyvelerde buruşma, ezilme, çatlama ve yere dökme meydana getirerek üründe kayıplara sebep olabildiği gibi asmaların kopmasına, kolların yukarı kalkmasına ve kopmalar sebep olur. Tavalarda yetişen turnayemişlerinin yaklaşık olarak %75'i kuru ve makine ile hasat edilerek konserve yapımında kullanılmaktadır. Turnayemişi meyvelerinin içinde doğal olarak hava ile dolu kısımların olması onların su yüzeyinde yüzmesini sağladığı için su içinde de hasatları yapılabilmektedir. II. Dünya Savaşından sonra turnayemişlerinin hasadı su içinde yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise üretilen turnayemişlerinin %85'i su içinde hasat edilmektedir. Bu yöntem sayesinde makineli hasat yapılabilmekte, hasat işlemi çok daha çabuk olmakta, hasat kısa sürmekte, işgücü çok az olmakta ve meyvelerin hemen tamamı (%100) toplanabilmektedir. Ancak bu avantajları sağlamak için alet, makine ve ekipmanların birlikte çalışması gerekmektedir. Böylece meyveler asmalardan koparılır ve su yüzeyinde toplanabilir. Harman döver gibi asmalardan bir tarak gibi meyveleri sıyıran makineler su ile doldurulan tavalarda kullanılmakta ve toplanan turnayemişleri sanayide işlenmektedir (DeMoranville, 1998b). Özellikle hasad şekli muhafaza süresinde etkili olmaktadır. Makina ile yapılan hasatta meyve kütikülası zarar gördüğü için uzun muhafaza imkanı olmamakta, bu meyveler meyve suyu sanayinde kullanılmaktadır (Özgen vd., 2002).



Sonuç olarak, organik maddece zengin, asitli ve su altında kalan topraklarda veya su altında kalmayan ancak pH oranı düşük ve organik maddesi yüksek olan Karadeniz Bölgesi topraklarında turnayemişi yetiştiriciliği ürün çeşitliliğine katkı sağlayabilir. Bunun için 2004 yılında başlatılan ilk denemeler özellikle kuru şartlarda sonuçlarını vermeye başlamıştır. Ayrıca, yeni çeşitler getirilerek Samsun Çarşamba ve Bafra Ovalarında ve sulu şartlarda yetiştirilme imkanlarının ortaya konulması için de araştırmalar başlatılmıştır. Orta Karadeniz Bölgesindeki sulak alanlarda ürün çeşitliliği bakımından önemli olabilecek turnayemişi tarımı geliştirilebilirse meyve suyu sanayisinde kullanılacaktır. Ayrıca, Türkiye'de kurutulmuş turnayemişleri "yaban mersini" olarak yüksek fiyatla satılmaktadır. Aynı teknoloji Türkiye'de de uygulanırsa turnayemişi üretecek olan çiftçilerimiz için ciddi gelir kaynağı olacaktır. Nitekim 30,00 YTL/kg dan alıcı bulan ve kesilerek parçalara ayrılmış, yağlı ve kırmızı görüntüsü ile ağızda ekşimsi bir tad bırakan turnayemişi, mide ülserine karşı da ciddi yararlar sağlamaktadır. Karadeniz Bölgesinde asitli toprakların yer aldığı alanlarda çay ve fındık tarımının azaltılması, çeltik ekim alanlarından boş kalan ve asidik olan kısımlarında veya geçirimsiz alt tabakaya sahip asidik topraklarda özel tavalar kurarak sulu hasat yapılacak şekilde turnayemişi yetiştiriciliği yapılabilir. Bu açıdan, Rize, Trabzon, Ordu ve Giresun illerinde özellikle düz veya hafif meyilli alanlarda kuru hasat yapılacak şekilde, Samsun Bafra ve Çarşamba ilçelerinde ise uygun tava sistemleri kurularak sulu hasat yapılacak şekilde turnayemişi yetiştiriciliğine kısa sürede geçmek gerekmektedir. Bu açıdan yeni çeşitlerin bölgemize kazandırılması, kuru ve sulu ortamlarda hasat yapılacak şekilde geniş alanlarda deneme çalışmalarına başlamak üzere ülkesel proje yapılacaktır. Çünkü birkaç çeşit ile halen devam eden ön çalışmalardan iyi sonuçlar alınmıştır.




KAYNAKLAR
Anonymous, 1995. CranberryTissue Testing For Producing Beds in North America. Oregon State Univ. Extension Service, EM8610.

Anonymous, 1997. Cranberry - Vaccinium macrocarpon. http ://w ww. uga.edu/fruit/cranberi. htm

Anonymous, 1998. BogConstruction and Renovation Manual. Univ. Of Massachusetts Cranberry Experiment Station, Extension Publication.

Anonymous, 2000. CommercialCranberry Production in Maine: An Introduction. Washington State Univ. Coop.Ext. Serv. Bulletin: 2247, 12p.

Anonymous, 2002, 2003, 2004,2005, 2006a. Cranberry Health Nevvs. www.cranberryinstitute.org

Anonymous, 2006a. CranberryHealth News. www.cranberrvinstitute.org

Anonymous, 2006b. Cranberry,The Color of Health. Cranberry İnstute, brochure.

Anonymous, 2007a. Cranberry Products.www.cranberrvcentral.com/activities.html

Anonymous, 2007b. CranberryMedia Bureau. ww w.cranberries.com.au

Bonney, RE., 1998.Pollination. in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts. (Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of Massachusetts Ext., 6-1 Op.

Caruso, F.L., 1998.Cranberry Cultivars. in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts.(Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of Massachusetts Ext,40-50p.

Caruso, F.L., Beaton M.W.,1998. Cranberry Vine Selection And Planting. Univ. Of Massachusetts, CranberryExperiment Station, 6p.

Cary, A.G., 1891. CranberryCulture on A Westem Plan With Valuable Items and Recipes From Growers andMembers of The Wisconsin Cranberry Association. 63p.

Çelik, H., Özgen, M., 2007.Karadeniz Bölgesindeki asitli ve sulak alanlar içinyeni bir meyve türü, turnayemişi. HASAD, Aylık TarımDergisi, Bitkisel Üretim (Basımda).

Dawning, J., 2004. Workingfor everyone's benefit. The Cranberry Connection, 2(3): 3-4.

DeMoranville, C, 1998a.Horticultural Aspects of New Cranberry Plantings. Univ. Of Massachusetts,Cranberry Experiment Station, 2p.

DeMoranville, C.J., 1998b. Cultural Practices in Cranberry Production, Sanding and Pruning. İn: in: Cranberry Production. A Guide ForMassachusetts. (Edited by : Sandler,

H.A.) Cranberry Exp.Station. Univ. Of Massachusetts Ext., 6-10p.

DeMoranville, C.J., 1998c.Harvesting and Handling Cranberries. in: in: Cranberry Production. A Guide ForMassachusetts. (Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of MassachusettsExt, 1 l-13p.

DeMoranville, C.J., 1998d.Frost Management, in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts. (Editedby : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of Massachusetts Ext., 31-34p.

DeMoranville, C.J., 1998e.Flood Management in: in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts.(Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of MassachusettsExt.,35-39p.

DeMoranville, C.J., 1998f. Cranberry Nutrition and fertilizers. in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts.(Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of MassachusettsExt., 81-85p.

DeMoranville, C, 1998g.Fertilizing A New Cranberry Bog. Univ. Of Massachusetts, Cranberry ExperimentStation, 2p.

DeMoranville, C, 2000. Bestmanagement Practices Guide for Massachusetts Cranberry Production. CranberryExp. Station, Univ. Of Massachusetts, 5p.

DeMoranville, C.J., Caruso,F.L., 1998. Influence of Weather on Cranberry Crop Production and Quality. in:in: Cranberry Production. A Guide For Massachusetts. (Edited by : Sandler,

H.A.) Cranberry Exp.Station. Univ. Of Massachusetts Ext., 14-22p.

DeMoranville, C.J., Sandler,H.A., Caruso, F.L., 2001. Planting New Cranberry Beds: Recomrnendations andmanagement. Univ. Of Massachusetts Cranberry Exp. Station, 6p.,

Evans, E., Spivak, M., 2005.Cranberry Pollination. The Cranberry Connection., 3(2) :l-2.

Elaine, M.D., 2003. Usingand Preserving Cranberries. National Center for Home Food Preservation. 4p.

Hanson, E., 1999. ChemicalCharacteristics of Cranberry Water Sources. Michigan State Univ. 5p.

Özgen, M., J.P. Palta, andJ.D. Smith. 2002. Ripeness stage at harvest influences postharvest life of cranberry fruit: physiological and anatomicalexplanations. Postharvest Biol. Tech. 24: 291-299.

Özgen, M., K. Farag and J.P.Palta. 2004. Lysophosphatidylethanolamine accelerates color development and promotes shelf life of cranberries. HortScience 40(1): 127-130.

Patent, K.D., Booth, S.,2000. Crop Profile for Cranberries in Washington. Washington State Univ. Coop.Ext. Serv., 12p.

Prouse, C, Anderson, S.,1999. Basic Cranberries. Agriculture and Forestry: 233/20

Roper, R.T., Vorsa, N.,1997. Cranberry: Botany and Horticulture. Horticultural Reviews, 21: 215-251.

Sandler, H.A., 1998a. WeedConrtol and Bog Renovation, Weed Management in New Plantings. Univ. Of Massachusetts,Cranberry Experiment Station, 4p.

Sandler, H.A., 1998b. Botanical and Bog Descriptions. In: CranberryProduction. A Guide For Massachusetts. (Edited by : Sandler, H.A.) Cranberry Exp. Station. Univ. Of Massachusetts Ext., 2-3p.

Sandler, H., DeMoranville,C, Lampinen, B., 2004. Cranberry Irrigation Management. Cranberry Station, Univ. Of Massachusetts, 6p.

Trehane, J., 2004. Blueberries, Cranberries and Other Vaccinums.Timber Pres, Portland,Cambridge, 256p.

Xiao, S.D., Shi, T., 2003.Is cranberry juice effective in the treatment and prevention of Heliobacterpyloriinfection of mice. Chines J. of Digestive Diseases, 4: 136-139.

23 Ocak 2011 Pazar

PİTAYA

Red Pitaya -Hylocereus undatus


Pitaya veya Pitahaya, Dragon meyvesi veya Çilek armut gibi isimleri ile bilinen Hylocereus sınıfından bir kaktüs meyvesi türüdür. Meksika, Orta ve Güney Amerika kökenli fakat günümüzde Malezya, Vietnam ve Tayvan’da ticari olarak üretilir.


Hylocereus ailesine ait ağaçlar, sadece geceleri, çok büyük ve beyaz , kokulu çiçek açtığından ayçiçeği ve gecelerin kraliçesi gibi isimlerle adlandırılmıştır. Pitaya, tatlı , kremamsı ve çok güzel, sıradışı bir aromaya sahiptir.  1 kg kadar olabilen Pitaya meyvelerinin soğuk tüketilmesi önerilir. İlk kez test etme fırsatı bulduğum Beyaz etli Pitaya meyvesi yaklaşık olarak 1  kg kadardı ve oldukça tatlı idi fakat erken hasat edildiğinde hiçbir tad alamadığımı da belirtmeliyim. Sarı olan bir Pitaya türü de bulunmakta fakat ne tadına bakma ne de yetiştirme imkanım olmadığı için daha detaylı bir karşılaştırma yapamıyorum.




Pitaya’nın kırmızı meyve etli olan türü yukarıdaki resimde görülen beyaz etli olan türe göre daha lezzetli ve daha tatlı bir aromaya sahiptir. Ayrıca Beyaz Pitahaya’ ya oranla daha verimli bir türdür. Düşük kalorili ve tatlı bir meyve olan Pitahaya tad olarak bazen kiwi meyvesine benzetilir. Susama benzer çekirdek yapısı nedeniyle gerçekten de kiwi ile çok büyük benzerlik gösterirler. Taze meyve olarak yenilmekle birlikte meyve suyu ve şarap üretiminde  de kullanılır.   Çiçekleri de ayrıca yenilebilir ve çay olarak içilebilir.




Nasıl Yetiştirilir
Pitahaya üretiminin genel olarak kolay olduğu söylenebilir. Kumlu bir ortama dikilen çekirdekler yeterli nem ve su ile desteklenerek birkaç hafta gibi bir sürede çimlendirilebilir. Çimlendirme kabının üzeri uygun bir örtü ile örtüldüğünde nem ve ısı korunarak çimlenme işlemi kolaylaştırılabilir.Çelikleme ile de çoğaltılabilen Pitayanın onlarca kültür türü vardır. Evlerde de büyük boy saksılarda rahatlıkla yetiştirilebilecek bir bitkidir.

Pitaya kendi başına ayakta duramayacağından dolayı asma gibi destek isterler.






Desteklemek için genellikle beton gibi sağlam direkler tercih edilir.Pitaya kuru tropikal , yarı tropikal ve ortalama yağış alan her bölgeye uyum sağlayabilir. Pitaya ağacı çiçek açtıktan yaklaşık 30-50 gün sonra meyvesi hasat edilir. Bazen yılda 5-6 kez  ürün almak mümkün olabilir.Bitki hastalıklarına karşı dirençli bir ağaç olan Pitaya organik gübrelerle desteklenmelidir.

Faydaları


Pitaya meyvesi antioksidanlar (phytoalbumins) ve son derece zengin çözülebilir lif içerir. Çok iyi bir C vitamini, lif, kalsiyum ve potasyum kaynağıdır.  Tip 2 Diyabet hastaları için mükemmel bir meyvedir.

EGE AKDENİZ BÖLGELERİNE ÖNERİLEN MEYVELER

EGE &AK DENİZ BÖLGELERİNE ÖNERİLEN
TROPİKAL ve EGZOTİK MEYVELER:
ÇEKİRDEKSİZ NAR:Mersin ilimiz ve ilçelerinde
üretimine yeni başlanılan bu nar çeşidini,dış ortamda ticari amaçla üretime değer bulmaktayım.


PAPAYA(Carika papaya):Kışın ısıtmalı sera ortamında üretimi önerilir.

BODUR PAPAYA(Dwarf papaya): Kışın ısıtmalı sera ortamında üretimi önerilir.

PİTAYA(Dragon fruit):Ejder meyvesi olarak ta anılan bu meyve Avrupa ülkelerinde
Çok tercih edilmektedir. Kışın ısıtmalı serada üretilmelidir.

LİÇİ(Litchi): Bölgemizde dış ortamda üretilmeye değer bir meyvedir.

MARUÇYA(Maracuja)Passion fruit:ANTALYA ilimizde dış ortamda üretilen bu meyve, Karadenizde de sara ve dış ortamda deneme üretimine alınmış olup,ağır kış şartlarına rağmen halen olumsuz etkilenmediği görülmüştür.

PİKAN CEVİZİ(Pecan) Carya illinoensis:ANTALYA ilimizde dış ortamda üretilen bu cevizin 25 in üzerinde
Çeşiti olduğu bilinmektedir.Meyvesi çok değerli olan bu çeşit in üretimi önerilir.

FEİJOA(Feijoa sellowiana):Bu bölgelerimizin yanı sıra Marmara ve Karadeniz bölgelerimizde de dış mekanda
Üretimi rahatlıkla yapılabilmektedir.

PAWPAW(Asimina triloba):Ülkemizde üretilebileceği yolunda bilgi edinilen bu harika meyveyi dış mekanda
denemeye değer bulmaktayım.(Tarafımdan tohum ithal edilerek deneme üretimi yapılmaktadır.)

TAMARİND:Güzel bir meyvesi olan bitkiyi dış ortamda öneririm.(tarafımdan deneme amaçlı üretimi yapılmaktadır)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top